Uzunca bir zamandan beri ülkücüler, Türk milliyetçileri kendilerini arıyor. Değişimin ilkini solcular yazmıştı. Umarım ikincisini de solcular yazmaz."Devlet Ocak Dergâh" kitabını hatırlarsınız;O kadar dikkat çekmiş, o kadar dikkat çekmiş ki adamlar hakkımızda kitap yazdılar.Bu kitabın yazıldığı dönemde İslamcı bir çıkış vardı. Acı ama gerçek; ÜLKÜCÜLER SANKİ O ZAMANA KADAR İSLAMI BİLMİYO...
AMAÇLANAN YENİ BİR ÜLKÜCÜLÜK MÜ? Bugün sayfayı Yusuf Özkan Başkanıma bırakıyorum izninizle. Muhteşem bir tesbit yapmış başkan. Muhteşem olduğu kadar da düşündürücü! Son yirmi yıldır yaşadıklarımızı düşündükçe başımıza örülen çorabı ancak anlıyoruz. Gerçekler acıdır. Gerçekler canımızı açılabilir. Yalnız canımızı acıtıyor diye gerçeklere sırtımızı dönmek ileride daha çok canımızı acıtacak...
VE HUKUK VARMIŞ GİBİ LAF YAPMAK! Aslında yazıya "Lann Bırak" diye başlamak isterdim ama nezaketsiz bir giriş olur düşüncesiyle yumuşatarak yazmaya çalışacağım. Ne yalan söyleyeyim, ne zaman birisi "Savcılar Nerede?" diye bağırsa, Sedat Peker'in sesi beynimde yankılanıyor "Lann Bırak" Savcılar neredeymiş? Valla bizzat bir hakimden öğrendiğimize göre, en az yüzde yirmi beşi, trilyonluk ara...
Yokuşun değil de düzünle beni
Yormaya çalıştın, başaramadın.
Dillere düşürüp sözünle beni
Vurmaya çalıştın, başaramadın.
Marmara denizinde aylardır süren müsilaj hem deniz canlılarını hem de ülke ekonomisini ve yaşamını olumsuz yönde etkiliyor ama ülkeyi yönetenler böyle bir durumdan bile nasıl siyasi rant kazanacağını hesaplıyor. Tek görevi iktidarı ölümüne savunmak ve muhalefete çamur atmak olan yandaş medya günlerdir Marmara denizindeki müsilajın suçlusu olarak Ekrem İmamoğlu'nu gösteriyor. Neymiş efend...
Alevilikte Düşkünlük nedir?Kimler düşkün sayılır?Yaptırımı nedir?Düşkünlük nedir? Kısaca açıklayalım: Düşkünlük bir ceza sistemidir. Alevi toplumunun bunca ağır baskı koşullarına rağmen, birliğini koruyarak bu günlere gelmesinde işlevi göz ardı edilemeyecek bir sistemdir. Cem ibadeti, bilinen klasik ibadet anlayışlarından farklı bir ibadettir. İbadetle beraber toplumsal meselelerinde çöz...
Okunur, okunmaz, okuyan beğenir ya da beğenmez Sedat PEKER hakkında düşündüklerimi yazmaya karar verdim… Öncelikle biraz kendimden bahsedeyim ve baştan birkaç şey açıklayayım… Türk Milliyetçisiyim… Bir Türk evladı ve Türk Milliyetçisi olmaktan dolayı her zaman iftihar ettim… Çocukluktan gençliğe, gençlikten belli bir döneme kadar Türk Milliyetçiliğini temsil ettiğine inandığım önce...
Bir kelime yazdım bembeyaz sayfaların ortasına. Aynı harflere sadık kalarak nitelik ve niceliği üzerinde değişikliğe gidebileceğimi sandığım bir kelime. Aynı harfleri koruyarak tersinden yazdım.Önce KELEPÇE sonra tersinden EÇPELEK yazdım, haydi gel de kelepçe'yi değil de eçpelek'i çöz dedim. Bu mümkün değildi. Şeritlerin dışına çıkmamın yasaklandığı bir yol üzerinde eşit mesafede yürüdüm...
