KASIM SICAĞI "Yine aylardan kasım, sanki sende kaldı bir yarım, Her nefesim her anım, sanadır canım." … Güzel şarkıdır. Geçen hafta Eymir Gölü'ne gezi yapmıştık öğrencilerimizle. İçimden hep bu şarkıyı söylemiştim, gölün etrafında yürürken. Ankara'da yaşayanlar bilirler. Çok keyiflidir Eymir'in etrafında yürümek. Şehrin gürültüsünden uzak, sessiz, sakin…Çok ender motorlu taşıt girer içe...
Bıraktılar ülkücüleri çıkmaz bir sokağa çıkın dışarı diyorlar. Bu yol çıkmaz.. Bu yol kapalı... Çıksak bile bu yolun sonu uçurum. Kimin umrunda? Yarım asırlık çınar yaprak dökümü yaşıyor oportünistler ahkam kesiyor. Koltuğa yapışan kalkmaya niyetli değil? Herkes kesesini doldurmanın hesabında. Dava mı dediniz onlar için çoktan mefta oldu. Ülkücülük o da ne? Nizam-ı Alem ne ola ki? Turk-I...
Epik ve Menkıbevi Destan Dünyasına Giriş M. Olgay Söyler'in kaleme aldığı Anadolu'nun Kronikleri kitabı, Kasım 2019'da raflardaki yerini aldı. Karakum Yayınevi etiketiyle yayımlanan kitapta, Türklerin eski inanç sistemlerinin günümüze yansımalarını ve şaman-evliya motifi arasındaki devamlılığın izlerini görebiliyoruz. Anadolu'yu mayalayan evliyaların yaşam öykülerini, onların bu toprakla...
BIZIM ACILEN MUHALEFETE İHTİYACIMIZ VAR Seçimler şöyle oluyor böyle oluyor gibi kolaycı yaklaşımları bir kenara bırakırakarak "iktidar vekilleri niçin bu kadar pervazsız konuşabiliyor?" sorusunun cevabını aramalıyız. Belki de soruyu bu iktidar bu kadar olumsuz şartlarda nasıl oluyor da hâlâ %40'lara yakın oy alabiliyor şeklinde de sorabiliriz? Iğne çuvaldız meselesi sizin anlayacağınız....
Bilinen, eski bir fıkradır ama en çok sevdiğim papağan fıkralarından biridir; Aşırı derecede kibirli, ve hastalık denecek kadar takıntılı bir adam varmış. Çok da varlıklı olmamasına rağmen yediğinden içtiğinden kesip, alabildiğince pahalı kıyafetler alıp bütün kibirini herkese gösterecek bir vücut dili ile dolanırmış ortalıkta. Adeta ‚küçük dağları ben yarattıım', ‚Siz kimsiniz ki, sizin...
Ülkenin en bilge adamı şehirde art arda açılan bilgi evlerine olan ilgiyi görünce büyük bir mutluluk duymuş, insanlara benim de katkım olsun düşüncesiyle şehrin en güzel yerine bir bilgi evide kendi açmıştı...İlk günler herkesi kıskandıracak kalabalıklar bulan Bilgin her geçen gün azalan ilgiyi merak ediyor ve bunun üzerine kafa yoruyordu ... Bir yerde hata yapmış olmalıydı ...Artık bir ...
Son zamanları gene bir Atatürk tartışması başını aldı gidiyor. Seven de, sevmeyen de Atatürk'ün arkasına sığınarak birilerine meydan okuyor. Bence çoğu hiçte Atatürkü tam anlamıyla tanımıyor. Atatürk öylesine bir çırpıda anlatılacak kadar sıradan bir devlet adamı değil.Neden mi? Atatürk'ün Kurtuluş savaşı ve sonrasını biraz irdeleyecek olsak; hiçte öylesine sıradan biri olmadığın anları...
Bulutların arasından göz kırpan güneş yerkabuğunu örten karı bir kristal misali parlatıyordu.... Soğuk olmasına aldırış etmeyen öğrenciler çıplak elleriyle yuvarladıkları kar yığınını kardan adama dönüştürme uğraşındayken alışkın oldukları o kurşun sesini duymuşlardı... Bu kez çok yakındaydı... Kısa bir süre donup kalan çocuklar içlerinden birinin 'öğretmenim' haykırışıyla aynı yön...
BİR BİLIM ADAMI OLAN TEMEL`IN FARELER ÜZERINDE YAPTIĞI DENEY: (Temel'in kayıt cihazına aldığı notlardan alıntılar) 1. Gün: Fare uzun sure labirentin icinde dolandı ama peyniri bulamadı. İç güdüleri zayif. 3. Gün: Negatif. Sadece labirenti degil, odanın hemen her yerini aradı, tüm dolapları, çekmeceleri, kavanozları karışırdı. Hatta bir tablonun arkasına ve ceplerime bile b...
