Yellenmek neden yadırganır veya başkalarının yanında yellenen neden ayıplanır?Aynı soruyu burun karıştırma, yüksek sesle geğirme veya balgam atmak gibi daha bir çok davranış sergileyenler için sormak mümkün.Aslında cevap gayet basit. Bu tür davranışlar, her ne kadar tabii bir ihtiyacı gidermek için olsalar da, başkalarına rahatsızlık veren, davranışlardır. Kimse başka birinin sesli bir ş...
bu odada çok az düşünüyorum. bazen şeytan geliyor arka taraftaki kanepeye. raftan bir kitap alıyor, genellikle schiller' in haydutlar' ını okuyor sesli sesli. bacaklarına uzanıyorum, kuyruğunu karnımın üstüne bırakıyor. sıcacık..bir nefes o alıyor aynı sigaradan bir nefes ben.ben hep seni korkuturdum çocukken diyor. evet sen beni hep korkuturdun.. ama hep vardın. boynuzlarının ucu görünü...
Güzel kardeşim, kanun açık. Kim istiyorsa, izin almadan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanır.Kamu düzeni ve sağlık bakımından bir engel yoksa, buna kimse engel olamaz. Baro başkanları çeşitli şehirlerden Ankara'ya yürüdüler.Gel gör ki Ankara girişinde Anıtkabir'e yürüyüşlerine engel olundu.Gel de anla!Üstelik bunlar yargı mensubu avukatlar, baro başkanları.Sağlık problemi yaşanmasına yol ...
BİR KİTAP: (KENDİ KATEGORİLERİM) Ben bu kitap üzerinde fazla durmayacağım. Neredeyse 350 sayfa kitap okuma ile ilgili tezler öne sürmüş. Örneğin okuma düzeyleri ile ilgili kategoriler oluşturmuş ve bunları incelemiş (Başlangıç-İnceleyici-Analitik)... Meraklısı keyif alacaktır ancak ben bu kitabın başlığını değiştirerek bir başka bakacağım. Kendi deneyimlerimle aktaracağım. NEDEN KİTAP AL...
Bizde siyaset nedense hep "öpme" "atma" "sıkma" ve "yalama" üstünedir. "El öpme , nutuk atma, diş sıkma, kemer sıkma, halkı sıkma, palavra sıkma, can sıkma,kıç yalama.." bu eylemlerin en güzel örnekleridir. Bu kadar eylemin yanında "sıkılma" da olsaydı siyasetimiz için fena olmazdı. Ne yazıkki işte o " sıkılma " eylemi hiç uğramadı bizim siyasetçilere. Sıkılmak utanmak denek. Aksi d...
Tuhaf-Tekinsiz-Ürpertici-Garip- Ürkütücü gibi kavramları gündelik yaşamımızda duymuşuzdur. Örneğin çocukluğumda, TEKİNSİZ sözcüğünün kullanıldığına tanık olmadım ama "TEKİN" kavramının olumsuzlanmasını, "değil" sözcüğü ile kullanıldığını biliyorum. Büyüklerimizin böyle uyarıları olurdu: - O çocuk hiç Tekin değil.- O koruluk alana gitmeyin Tekin değil.- Tekin olmayan bir adam. vs vs gibi ...
İsyanın boğazlarını yırtan, söylesenize.
Haykırışları, naraları
Ve başkaldıran kadınların şiir kokan yumrukları
Vakıflar Bankası, vakıf paralarıyla kurulmuştur.Yüzyıllardır yaşayan bir iyilik kurumunun modern çağlardaki uzantısıdır.Dolayısıyle Vakıflar Bankası hem bankadır, hem de banka olmadan önce ve asıl manasında vakıftır.Yani, vakıf paralarının nasıl kullanılacağı Vakfiye adlı kuruluş senedlerinde bellidir Onları kimse değiştiremez.Kimse keyfine göre kullanamaz, kullandıramaz.Ehliyet ve liyâk...
Sultan Ahmet(veya I. Ahmet), Sultan III. Mehmet'in üç oğlundan ikincisi olarak doğmuştur. Ağabeyi Mahmut tahtı ele geçirmeye çalıştığı gerekçesiyle babası tarafından boğdurulunca padişahlık için önü açılmış ve babası III. Mehmet 37 yaşında ölünce henüz 13 yaşındayken 22 Aralık(veya 21) 1603 sabahı Eyüp Sultan'da kılıç kuşanarak tahta geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra devlet işl...
