tahtapod.com | Blog

YAZMAK ÜZERİNE

20569499-vintage-typewriter-and-old-books-touch-up-in-retro-style

Ortaokuldayken Tülin diye bir arkadaşım vardı. Bir gün, muhtemelen ilkokul 1 veya 2. Sınıf çocukları için yazılmış, resimli bir Almanca kitap getirmişti okula. Bol bol ayıcık resimleri olan bu kitaba baktık baktık… Bizim dilimiz İngilizceydi, hiçbir şey anlamadık. (İngilizce olsaydı, anlayacaktık sanki...) Resimlere bakarak hikayenin ne olduğunu tahmin etmeye çalıştık. Kitap bende kaldı.

Sonra bir gün ben, o kitaptaki resimlerin altına kendi kurguladığım bir hikayeyi yazdım. Nedendir bilmem, Türkçe hocama değil de okulumuzdaki Fransızca hocamıza gösterdim. Belki de yabancı bir dilde yazıldığı için… Sait Hoca'ya... Kitap Almanca, benim aldığım dil İngilizce; ama ben kitabı Fransızca hocasına gösteriyorum. Demek ki dersimize girmediği halde bana daha yakınmış. 

Devamını okuyun
  1 yorum

TahtaPod'da Yazı ve Şiir

​ TahtaPod hakkında enformasyon ereği ile duygularımı paylaşmaktan yanayım bu yazımda. Tahtapod'a başvurmamdaki en önemli gerekçelerden birisi, bildiğiniz gibi ülkemizde bilhassa son zamanlarda türeyen, kısa yol cehalet taktiği "iftira at", bir diğer adıyla "çamur at izi kalsın" kurnazlığı ile ortaya çıkan, aslında gerçek hayatında ödlek, iki kitap okumamış bir güruhun peydah olmasının Tahtapod'un tavsiye bölümünde yazdığı "burası hainlerin, pkklıların sayfasıdır" şeklindeki ifadeydi. Bu rezil güruha doğruyu, ilkeyi, yaşamın manasını, insanın namuslu duruşunu anlatabilmek için sanırım henüz bir filoloji geliştirilmiş değildir. Sosyal medyayı yandaş kesimin palavra dolu görselleri üzerinden t...
Devamını okuyun
  0 yorum

Kâğıdın Avucu

Yaz, yaz, yaz ve yırtıp at! Nereye kadar söyle!
Ellerime kızmayı artık istemiyorum.
Yeter kalem-kâğıdın çektiği eza böyle!
Ağlayarak sızmayı artık istemiyorum.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mustafa Erkenekli @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

"Şiir" Denilen An

"Şiir" Denilen An

Sadece bu adamlar mı sevmiş de, adlarını düşürmezsin dilinden. Ben sevmedim mi yani seni?

Tut ki, o sevdiğin şarkı çalıyor şu an.
Şu uzandığımız tahta zemin, tazecik bir toprak olmuş.
Saçlarına tırmanmaya çalışıyor, henüz ekilmemiş çiçekler. 

Tut ki, o şiir, bedene bürünmüş, çıkıp gelmiş, duruyor karşında.
Ellerini uzatmış sana. Ellerinde, yılların tozu, sevdiğin tüm mısraların kokusu var.
Bir yanda da ben. Ben de uzatmışım ellerimi. 

Hangimizi seçerdin sahi? 

Dur, cevap verme sakın.
Bilirim, için gider mısra dendi mi.
Ne var sahi, o adamları sende bu kadar adam yapan? 

Yazmışlar, sevmişler ki yazmışlar diyorsun.
Ben yazsam kokusunu içine çeke çeke okumazsın kağıtları, bilirim.
Sitem değil bendeki, sadece… Ne bileyim, çocukça bir kırgınlık belki. 

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Berat Asa @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum