tahtapod.com | Blog

VASİYYET

Ölünce mezarımı taşla çevirin,
Sevmek nedir? Bilmeyen girmeyiversin.
Ağaçlarla etrafı kapatı verin,
Gözyaşımı silmeyen görmeyiversin.

Devamını okuyun
  0 yorum

DOĞDUĞUM GÜN BAŞLADIM

Başı, sonu olmayan ebedi bir âlemde,
Adım adım ölmeye, doğduğum gün başladım.
Hayalinle avundum, fani ömür çilemde,
Seni kaybetmeye ben bulduğum gün başladım…

Devamını okuyun
  0 yorum

DUR!

Sana "gel" demiyorum Sultan,
Gelmeyeceğini biliyorum.
Dur! Yine kızma hemen,
Sadece hayal kuruyorum.

Devamını okuyun
  0 yorum

KAYIP TÜRKÜNÜN AĞIDI

türkülere sığınır yiğidim
türküler örter anasının feryadını
kravatlı eşkiyaların tekmelediği gardaşının çığlığını

gitti kömür karası gözler,
uçsuz bucaksız ışığın ardına
ceplerine doldurdu bir çoğu
sessiz sessiz döktükleri gözyaşını
bir damla bile bırakmak istemediler
geride kalanlara

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Okan Kilit @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

SREBRENİTSA

TARİH 11 TEMMUZ 1995 İNSANLIĞI VURDU UTANMAZ ELLER.

13 yaşındaydım tarih utanç içerisinde yüzünü kapatmıştı, olanları görmek istemiyordu. Bosna Hersek'ten bahsediyordu haber bültenleri, cansız çocuk bedenlerinden, başörtüsü parçalanmış gelinlerden, katliamlardan, ölümlerden…


Henüz 13 yaşındaydım Bosna Hersek "Biz" demekti, Bosna hersek Türk'dü. Bıyığı tütün sarısı bir amca "Osmanlı'dan intikam alıyorlar" diyordu ve ortada çocuk yaşta gurula izlediğim ne Kara Murat vardı, ne de Battal Gazi.

13 yaşındaydım Manas, Bilge Kağan, Ergenekon destanlarını yere diz üstü oturup, çekyatı masa belleyip okumuştum. Sonra Dede Korkut hikayeleri ve tabi ki Deli Dumrul. Her köprüden haraç almanın hayalini az kurmamıştım.Çok vakit sonra öğrenecektim emperyalist yamyamlarca haraca çoktan bağlandığımızı. Ergenekon'da gerçekleşmiyordu. Bizim Karınca dağında sanki kurtların köküne kıran girmişti, mahallenin demirci ustası ise kendi halinde bir insandı işte... Türkler için çıkış yolu yoktu, sıkışıp kalmıştık Anadolu düzünde. Türkler artık kahramanlık yapamıyordu. Türklerin maziyi arayan gözleri bir dipcik darbesiyle kapanıyordu. Türkler sadece ölüyordu...

Devamını okuyun
  0 yorum

Sevgi Sıcaktır...

Sevgi Sıcaktır...

"Geri de sapsarı ölüm kaldı"...

Hastanenin kan bankasında bulunan yedi ünite kan verilmiş, gruba ait kan bittiği içinde uyumlu gruplardan yakınlarındaki arkadaşlarından kan verilmeye başlanmıştı. Bir yanı soğurken, bir yanı böylece ısınıyordu. Bir yanına ölüm matemi otururken, diğer yanına sevginin mücadelesi hakimdi. Ama zaman Tanrı'ya yârdı. Kişinin türemesi ölüm içindi..

.

Devamını okuyun
  0 yorum

KÜSTAH DİNDARLIK

Sorun peygamberler, hatta Tanrı adına hüküm bildirenlerde...

Meclis Başkanımız sonradan yalayıp yuttuysa da, "Yeni Anayasada laiklik olmamalı" demişken ben de başka bir açılım yapayım bari.

İslam'da rahman ve rahim olan, yani esirgeyen ve bağışlayan bir Tanrı'ya inanılır. Hıristiyanlıkta "günahsız olduğunu düşünen, ilk taşı atsın" denir. Çünkü onda da esirgeyen ve bağışlayan bir Tanrı tasarımı vardır. Yahudilikte "tek Tanrı" Yehova (Yahven veya Yahya) vardır. Anlamı, "O, olmasına neden olur" demekse de, Türkçesi "O olmazsa yaprak bile kımıldamaz" demektir.

Devamını okuyun
  0 yorum

İZ

​hiç ağıt düştü mü senin saçlarına
anamın aklarına özenen
su döktün mü dönmeyeceğini bildiğin yolcunun ardından
veya kan damlattı mı şiirlerin
suali dilsiz, cevabı kör süngülerin ucunda

Devamını okuyun
  0 yorum

İNSANOĞLUYUM

İNSANOĞLU'YUM

Ve Gök Tengriye seslendi;
Ya farkında olmasaydım senin şu boşlukta,
Kimi sevmek için yaşayacaktım varlıkta,
Var oluş ölmek için mi,
Yoksa ölüm içinde var olmakmıydı amaç...
Tengri yağdırdı gökten düşen taneyi topraga,

Devamını okuyun
  0 yorum