tahtapod.com | Blog

TÜRKLÜK

"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça
daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır"

Ne kadarda haklı bir tespit.Atalarımız söylerde haksız olurlar mı hiç.

Milletleri ayakta tutan en sağlam duygu milliyetçiliktir.
Asimilasyona uğrayan milletlerin ortak özelliği kendi öz benliklerini unutup yabancı milletlere dini ve kültürel anlamda biat etmeleridir.

Kültür erozyonuna uğrayan toplumlarda en zayıf halka gençlerdir.

Yeterli besinlerle dengeli beslenmeyen insan nasıl ki hastalanırsa,milli duygularla beslenmeyen toplum bünyeside hastalanır, çürür ve yok olur.

Devamını okuyun
  0 yorum

NEVRUZ

Kelime anlamı olarak Nev(Yeni)-Ruz(gün) yenigün anlamına gelmektedir. 
Doğanın yeniden dirilişi yaşamın yeni bir formda tekrar başlayışını temsil eder.

Asyalı milletlerin büyük çoğunluğu ve Balkan ülkelerinden bazıları Türklerden gördükleri bu adeti benimsemiş ve Türkler gibi bayram olarak olarak kutlamaktadır.

Nevroz, Nevruz, Novruz, Nooruz, Navrez, Sultan Nevruz bölgelere göre ismi değişsede ruhu aynı ruhtur.
Çeşitli kaynaklar bilerek veya bilmeyerek daha doğrusu Türk Milletine olan kinlerinden dolayı bu muhteşem geleneği İranlılara mal etmeye çalışmaktadırlar.

Devamını okuyun
  0 yorum

EKSİ BÜYÜME...

Veya olumsuz bir şeyin başarı hikâyesi gibi anlatılma becerisi...

Ekonomi yönetimi, önceki gün 2018 yılının son çeyreğinde eksi büyüme gösteren ekonominin, 2019'un ilk çeyreğinde de eksi büyüdüğünü açıkladı.

Cumhurbaşkanımız da bu büyük başarıyı, "Ne yazık ki, bir sebeple yılın dördüncü çeyreğinde bir eksi büyüme oldu" şeklinde müjdeleyerek gönülleri bir kez daha fethetti. İstanbul Küçükçekmece'de konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dördüncü çeyrekte yüzde 3 küçülerek yüzde 2,6 olarak gerçekleşen büyüme rakamlarına ilişkin olarak, "Devamlılığı, bu istikrarı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz" dedi. Erdoğan, konuşmasının devamında, "Tabii bir sebeple yılın 4. çeyreğinde ne yazık ki bir eksi büyüme oldu ama ortalama 2,6" diye konuştu.

Devamını okuyun
  0 yorum

YENI ZELANDA ARACILIĞIYLA 

Terörün tanımı ve beslendiği kaynakları o terör belasının oluştuğu düşünce iklimini iyice kavramak gerek. 

Terörizmin asıl ve öncelikli amacı nedir?
Niçin bu eylemler yapılır? 

Bu soruların cevapları bulunmadan hamaset yapmanın terörü önleme konusunda bize hiçbir yarar sağlamayacaktır. 

Devamını okuyun
  0 yorum

TARİH TEKERRÜRDEN Mİ İBARET?

tarihTekerur

Konu çok tartışılmış lakin bir karara varılamamış muallak bir konudur.

Bizler genelde aynı şeyleri yaparak farklı şeylerin olmasını bekleyen tuhaf hallere girdiğimiz için tekerrür edip etmemesi çokta önem arz etmiyor aslında.

Tarihin ilk çağlarından beri bizim Türk Milleti olarak öyle huylarımız var ki asla değişmemiştir.Bu huylarımız bize tarihin hep tekerrür ettiği hissini yaşatmaktadır.İsterseniz bu huylarımız nelermiş onlara bir bakalım.

  1. Kendimize olan aşırı güven
  2. İnsanoğluna çok güvenmemiz
  3. Kendimizden olana değilde yabancıya olan itimadımız

Belkide millet olarak bizi en çok yıpratan huyumuz kendimize olan aşırı güvenimizdir.​

Devamını okuyun
  0 yorum

KISKANÇLAR...

Dış mihraklar ve iç uzantıları başta olmak üzere bütün dünya bizi kıskanıyor azizim...

Aslında seven kıskanır, sevilen kıskanılır. Ayı yavrusunu severken öldürürmüş durumuna düşmeden yapılan sahiplenme, koruma, kollama amaçlı bir kıskançlık güzeldir. 

Aynı zamanda sevgili dostum Soren Kierkegaard, "Kıskançlık gizlenen bir hayranlıktır" demiştir.

Yani kıskanılmak güzeldir...

***

Ama bunların ağzı, ne kadar Omo varsa, ne kadar Tursil varsa...

Yav Osmaniye çık aradan...

Devamını okuyun
  0 yorum

DÜNYA KADINLAR GÜNÜYMÜŞ!

TAHTAPOD-8MART

Özel günleri severim aslında... Aile içindeki özel günleri...

Dünyaya dayatılanlardan ise sadece anneler günü özeldir benim için. Belki gözümüzü dünyaya açtığımızda mevcuttu da ondan... Birçok şey gibi o da dayatılmış, farkında olmamış, kanıksamışız. Babalar günü ise sanki babalara ayıp olmasın diye sonradan dayatıldı. 

Hepsi neyse ne de, şu "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" kadar beni irite eden bir gün daha hiç olmadı. Bir kere ortaya çıkış hikayesi herkesin bildiği çok elim bir olay… Pozitif ayırımcılık gibi görünen bu durum gerçekte kadının ezilmişliğinin göstergesidir. Sadece kutlanır; ama tecavüzler, dayaklar ve kadın cinayetleri devam eder.

Bir felaket sonucu farkındalık olsun diye iyi niyetle başlatılmış belki de...(Amerika'dan yayılınca iyi niyete de inanamıyor insan.)

Devamını okuyun
  0 yorum

TANZİM

tanzimkuyruk

Ey bu millet!

Patates, soğan, marul, maydanoz derken sizlere tanzim satışları getirdik. Bizlere de elmas ve pırlantadan sonra kürkteki ÖTV'yi sıfırladık ve böylece bekamızın önündeki bir engeli daha kaldırdık.

Bütün ülke birlik olup bekamızı tehdit eden iç ve dış mihraklara bir Osmanlı tokadı vurduk.

Dünya bizi yine kıskandı…

Sen hayatında pırlanta görmediğin gibi kürkten de anlamazsın bay Kemal...

Şu hayatta üç kuruş memur maaşından başka para girmemiştir cebine… 

Devamını okuyun
  0 yorum

SEÇİMDEN SEÇİME BEKA SORUNU VE AHLÂKİ ÇÖKÜŞÜMÜZ

Tek kullanımlık kâğıt mendil ve peçeteler hayatımıza girdiğinden beri sevgiliye atılan işlemeli mendilin değeri kalmayalı uzun yıllar olmuştu.

Son on senedir de seçimden seçime küt diye karşımıza çıkan "Beka Sorunu" masallarından sonra, "Beka" kelimesinin de "Beko" adlı beyaz eşya markası kadar değeri kalmadı…

Bütün değerlerimiz, onları en çok sahiplendiğini söyleyenler tarafından birer birer aşındırılıyor.

Vatan, bayrak, din başta olmak üzere ne kadar ortak paydamız varsa, onu savunduğunu-koruduğunu iddia edenlerin yüzünden her geçen gün değersizleşiyor. Ve böylece yeni nesillerin zihinlerine boş ve gereksiz şeyler olarak yerleşiyor…

Devamını okuyun
  0 yorum

O Başbuğuna Kavuştu, Sıra Bizde...

52681111_2271678039542349_1544363733042593792__20190227-200616_1

 Bundan yıllar yıllar evveldi... O zamanlar " çocuktum ufacıktım, top oynadım acıktım, buldum yerde bir erik, kaptı bir alageyik" dizelerini söyler dolanırdım ortalarda...

Ben çocuk şarkıları söylerken rahmetli babam " ben evimde otururken o sürgünde oy oy.." diye mırıldanırdı...

Birkaç defa anlatmıştı aslında da çocuk aklı işte idrak edemezmişim...

Bir gün işten eve koşa koşa geldi... " Sürgünden dönüyor Ozan" dedi...

"Ozan kim baba" dediğimde yarı sinirli, yarı şefkat edalı "Ozan Arif oğlum" dedi...

Sinirli tarafı üzerimde biraz fazla etki bırakmış olacak ki, çok da üstelemedim. Çünkü babamın siniri pistir... Ulan Eşşoğlu diye başlardı yoksa...

Devamını okuyun
  0 yorum