ÜLKÜDAŞ DEĞİLİZ!!!

ulkudasdegiliz

 Bu yazı 28 Aralık 2015 tarihinde yazıldı.

Peşinen söyliyeyim de sonra
'Ne demek istedin?',
'Kime demek istedin?'
olmasın;

Siz benim ülküdaşım falan değilsiniz.

Ülküdaş
aynı ülküye inanan,
aynı ülküye hizmet eden,
yani kısacası aynı ülküyü paylaşanlara denir.

Ben bugüne dek elimde ülkümetreyle kimsenin ülküsünü ölçmeye kalkmadım!
Fikrimizle alakası olmayan, saçma sapan kriterler uydurarak bunlara göre kimseye

'Ülkücü böyle yapmaz,
şöyle olmaz...
'

demedim!

Hala da sizin ülkücülüğünüzü sorgulamıyorum.
Sadece artık aynı ülküye inanmadığımızdan ve hizmet etmediğimizden eminim.

Ben Türk Milliyetçisiyim.
Dolaysıyla ülküm Dünya Türklüğü'nün manevi ve maddi refaha ulaşması,
ulaştığı zaman bu refahın sürekli artması.
Ben bu hedefin ancak Dünya Türklüğü'nün siyasal ve ekonomik bir çatı altında birleşmesiyle geçekleşeceğine inanıyorum.
Buna da Turan diyorum.

Benim ülküm bu!

Ya sizin?

Şimdi sakın bana 'Bizde aynı fikre inanıyor, aynı fikre hizmet ediyoruz' demeyin.
İnansanız bu fikri siyasi zeminde taşımakla,
Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi'ne taşımakla,
ve Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi'nde taşımakla mükkellef olan partimi bu fikirden uzak tutan,
bu fikre aykırı davranan bir zihniyeti 'tartışılmaz' olarak ilan etmezdiniz.

Bunun doğru olmadığını iddia edemezsiniz!
Siz bile bu kada kör olamazsınız.
İktidarda olan,
her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan güruh hiç olmadığı kadar güçlenmişken,
yanlış dış politikalar sayesinde vatanımın etrafında olan müslüman toprakları kan gölüne dönmüşken,
vatan hainleri dağları bırakmış artık şehirlerimizde cirit atmaya, özerklik ilan etmeye cesaret gösterirken,
kimse çıkıpta milliyetçi muhalefetin 18 yıldır vazifesini layıkıyla yaptığını iddia edebilecek kadar kör O-LA-MAZ!

Ben Kızıl Elma ve Turan hayal ederken,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde bir il olan Tunceli'ye iktidarın gazyıyla yapılan bir kaç saatlik ayak üstü ziyareti adeta İstanbul tekrar fethedilmiş gibi kutlayan siz değilmiydiniz?

Sizce sütte leke var efendiniz de leke yok.
Seçim öncesi 'Şimdi Devlet Bahçeli vakti' dediniz,
'Sen, bilirsin Türkiye' dediniz...
ve Türkiye bildiğini yaptı!

Ve hala utanmadan çıkıp vatandaşa kusur buluyorsunuz!
Yahu ben sizin bu iki saçma sapan,
bizi başarısızlığa mahkum edeceği baştan besbelli olan sloganlarınız yüzünden AKP'ye bir şey diyemiyorum artık!...

Siz, sizler....
Savunduğunuz ve toz kondurmadığınız zihniyetle demokrasilerde iktidardan memnun olmayan vatandaşın umudunu yok ettiniz.

Muhalefetsiz bıraktınız çünkü!

Şimdi gelmiş utanmadan millet oy vermedi diye millete hakaret ediyorsunuz.

Hadi, diyelim ki, 1 Kasım'a kadar sergilediğiniz tavrı yanlış algılanan bir tür 'teşkilat terbiyesi' olarak yorumladım...
Yahu 1 Kasım'dan beri siyaset tarihinde nadir görülmüş yüzsüzlük ve haysiyetsizlikle koltuğa yapışarak belki de camiamız içinde büyük bir kırılmanın engellenebileceği son fırsatı kaçıran bu zihniyete hala böyle biat etmenizin manası ne?

Farkında mısınız bilmiyorum ama Mesut Yılmaz gibi birine karşı küçük düştük...
O bile oturduğu koltuğun bu kadar.... neyse....

Hala aynı laflar,...
Yok 'lider tartışılmazmış' ta,...
Yok 'kol kırılıp yen içinde kalırmış' ta,...
Yok 'Lider, teşkilat, doktrinmiş' de....

Yahu lider nerde?
Lider kim?
Hangi lider?

Sizin lider dediğiniz 18 senedir doktrini raftan kaldırdı...
18 senedir 9 Işık doğrultusunda hangi icraati gördünüz?

Vallahi kol kırılınca yen içinde kalıyor mu bilemiyorum ama bu zihniyet devam ederse sizin gibilerinde desteği ile MHP baraj altında kalacak.
İşte ve o zaman teşkilatta yok olur...
Rahat edersiniz, kına yakarsınız!

Eeee?
Kaldı tek başına 'lider'....

Tabi olayın ciddiyetinin farkında olanlar,
bir daha hür bir seçim yaşayacağımızı varsayarak aslında ne kadar iyimser bir yaklaşım sergilediğimin de farkındadırlar.

Madem ki sizin ülkücülük anlayışınız efendinizin gönüllü avukatlığından ibaret,
ve madem ki kendinizi 'ülkücü' olarak tanımlıyorsunuz,
o zaman mantıken varılabilecek tek sonuç ülkünüzün benim ülkümden farklı olması.

Artık inandığınız,
yaşadığınız her neyse,...
koltukizm mi,
yalakalıkizm mi,
çıkarizm ve menfaatizm mi,
yoksa bahçelizm mi...

Siz ufak tefek hesaplarınızla uğraşırken,
yok dönem arkadaşınızın,
yok asker arkadaşınızın,
yok yol arkadaşınızın,
yok oturduğunuz ama hakkını vermediğiniz başkan koltuklarınızın ölçülerine koskoca bir Türk Millyetçi Hareketini kurban ederken,
bunuda sahte ve ezik bir sözde teşkilat terbiyesi arkasında saklamaya çalışırken,
vatan elden gidiyor.

Her gün askerim, polisim, sivilim şehit oluyor, ölüyor,
burnumun dibinde soydaşlarım katlediliyor.

Cehaletinize ve küçük egolarınızın tatminine feda ettiğiniz Türk'ün ölüm kalım savaşı,
ne fazla ne eksik!...

Onun için bana 'ülküdaşım' demeyin!
Onun için bana 'ülkücü ülkücüye kötü söz söylemez' demeyin!

Bu laflar bana ve benimle aynı ülküyü paylaşanlara
sırf alenen herkesin bildiğini söylediğimiz için
tehditler, hakaretler savurmadan düşünecektiniz.

Beni edepe davet etmeden önce,
siz edebin gereğini bilecektiniz!

Onun için,
nereden inceyse oradan kopsun!

Geldiğimiz bu noktada hala bu zihnyeti savunanlar;
Siz ve ben ÜLKÜDAŞ DEĞİLİZ!

Mehmet Alp
28 Aralık 2015

...

ÜLKÜDAŞ DEĞİLİZ!!!

Peşinen söyliyeyim de sonra'Ne demek istedin?','Kime demek istedin?'olmasın;Siz benim ülküdaşım falan değilsiniz.Ülküdaşaynı ülküye inanan,aynı ülküye...
×
Yayınımıza abone olun

Sayfamızda yayımlanan yazıları kaçırmamanız için yayınımıza abone olun.
Aboneliğinizi istediğiniz zaman sonlandırabilirsiniz.

BAK
YENİ DEVRİMLER ÇAĞI

İlgili İletiler

 

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin