tahtapod.com | Blog

TUTKAL'DAN

TUTKAL Benden bir sürü daha var. Şeklen bakmanız benden bir sürü daha olanlarla beni aynı tanımın içinde saklı tutar. Ama siz gelip de "Yoookk; biz bu işe nitelik, güç olarak bakıyoruz" derseniz mesele o zaman değişir. Peşin söyleyeyim, altını çizerek söyleyeyim: "değişir." Bana; "Sen kimsin?" demek yerine, "Sen nesin?" demek daha doğru olur.. Ben neyim? Size göre "Sen nesin"im.. Takip edenler tanır beni. Yolum, yoldaki izim; nimet saçma fiilim, düşünme özgürlüğü bahşedişim; özellikle demokratik(!) ülkelerdeki varlığım, İngilizce sözcük tabiriyle söylersek resmen level(seviye-yükseklik-basamak) atlattırır kişiye.. Ayırmam kimseyi: kadın, erkek; şişko, zayıf; gür saçlı, kel kafa; genç, ihtiya...
Devamını okuyun
  0 yorum

Ve Sen Gittin

Ve sen gittin...

Gökyüzünde hüzün
Bu dileksiz ümitler kimin?
Şehlâ bir sitem
Kan bulutu yüzün... 

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nazmi Sancar Yıldırım

  0 yorum

MAVİ SIZININ HİKAYESİ (I)

​ Bir kristal uykusuzluğu gecenin deminden çıkartan gözleriyle öylece tutunuyordu dikdörtgen masasının kenarına. Abanoz karanlığın tam ortasında perdeyi kısmi aralayarak şehrin nar tanesi ışıklarına bakışlarıyla klark çekiyordu. Hafiften üşüyordu zamanın kucağına yatırdığı gövdesinin en nadide sayılan noktaları. Örneğin ayakları, kolları ve burnu. Yine de masasının çentik atılmış, kestane rengi köşesindeki hayallerinin kadrajından çıkamıyordu. İnsana güvenmenin başlı başına hayata güvenmek olduğunu düşlüyordu. Çınarların köklerinden aldığı mazinin topluma, yasaya, insanlığa intikalini düşlüyordu. Neler yapabilirim; ben bu şehrin aldatmacasına, yalan yanlış yaşanan aşklarına, darmadağın olmuş...
Devamını okuyun
  0 yorum

KAVUŞURUM

Sınırın hikayesi muhafızken elimde
Aşkının surlarına kavuşurum sevgilim.
Nefsinin düğümleri hecelenir dilimde
Gönlünün sırlarına kavuşurum sevgilim.

Devamını okuyun
  0 yorum

ASLIHAN

Mürekkep yazsa da hayallerimi
Mektupsuz bıraktı pullar Aslıhan.
Kıstırdı köşeye bülbüllerimi
Lâl edip bıraktı yıllar Aslıhan.

Devamını okuyun
  0 yorum

SENELER

Zaman tatlı düşleri uçurumdan atınca
Aklımda zehir gibi kalır gider seneler.
Bakındığım boşluğu fırtınalar yutunca
Başımdaki semayı alır gider seneler.

Devamını okuyun
  0 yorum

ZAMAN ALGISI, VAR OLMA VE TABİATIMIZ

zaman3
Einstein, Sartre ve Allah… Başlığın ilk aklıma çağrıştırdıkları şeyler bunlar oldu. Sahi ne zamandır, bir şeyler hakkında yazmıyorum ki? Çok okunma hastalığına kapıldım kapılalı bir şeyler "düşünemez" olmuşum. Konuyu bağlayamama ihtimaline karşılık şurada birkaç kelam etmeden de durmak istemiyorum. Zamanı değiştiren prens Einstein "zamanın bir illüzyondan başka bir şey olmadığı" konusunda dünyaya acayip bir nutuk çekmişti. Esasında eleştirel düşünmeyi ve sorgulamayı kendisine şiar edinmiş bilim bile Newton'un fizik kanunlarını "sorgulamaktan" çekindi. Kabul görülemez bir tavırla bilim dünyasını ayağa kaldırmaya çalıştılar. Sonuç ne oldu peki? Einstein haklıydı. Newton'un söyledikleri evreni ...
Devamını okuyun
  0 yorum

TANRI, ZAMAN, HAREKET

Tanrı'nın zaman ve mekânla ilişkisine dair fikirleri daha evvel okumuştum. Ancak geçen gün bir sohbet esnasında Tanrı'nın geleceği bilemeyeceğine dair ortaya atılan düşünceler aklımda Tanrı'nın zaman ve mekânla ilişkisine dair bir takım düşünceler canlandırdı. Üstüne bir de Kindî felsefesinde bu soruna işaret eden bazı tartışmalara rastlamam konu üzerinde biraz düşünmeme sebep oldu. İşbu yazıyı bu fikirleri unutmamak, paylaşıma açmak, üstesinden gelemediğim sorular için okuyucuların fikrini almak maksadıyla yazıyorum. I. Zaman ile Hareketin Birbirine Bağlı Oluşu Zaman denildiğinde ne anlamalıyız? Ben zamanı bir ölçü olarak anlıyorum. Zamanı anlayabilmek, doğru tabirle farkına varabilmek için...
Devamını okuyun
  0 yorum

BAYRAMINIZ BAYRAM OLA

​ MUTLU BAYRAMLAR "Sevdiğini kaybedince, insanın yüreğinde kırk mum yanarmış. Sonra her geçen günde mumlardan biri sönermiş. En sonunda geriye bir mum kalırmış. O tek mum, yaşam boyu sönmezmiş, insan ölünceye dek içinde yanarmış… … İnsan sevdiklerini yitire yitire yaşar; yıllar geçtikçe, yanan ve sönen mumlar birbirine karışır… Öyle ki gönlünde hangi mum kimin için yanıyor bilemezsin; mumun alevinde sevdiğinin kimliğini göremezsin, yalnız belli belirsiz bir acının dumanı titreşir… … Zaman geçtikçe acı uslanır, akıllanır, bilgeleşir; hüzne dönüşür; yara..." İlhan Selçuk Kimin içinde yanıp duran bir mum yok ki? Kiminde sevgiliye yanar kiminde vatana kiminde kaybettiği insanlara. Farklı farklı ...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

HAYAT

Hayat dedikleri kısaymış günden,
Dostlarım demişti, inanmamıştım.
Her günün ziyası karaymış dünden,
Dostlarım demişti, inanmamıştım.

Devamını okuyun
  0 yorum