tahtapod.com | Blog

NEO-İTTİHATÇILIK ATATÜRK VE CUMHURİYET DÜŞMANLIĞININ PERDESİ HALİNE GETİRİLEBİLİR Mİ?

Son günlerde yakın dönem tarihimizin kıymetli bir parçası olan İttihat Terakki (hem parti hem de cemiyet olarak kullandım) devrine yönelik ciddi araştırmalar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Yayım dünyamızın ciddi isimleri, muteber yayınevlerinden kıymetli eserler çıkardılar. Bu yayınları, müelliflerini ve ortaya koydukları tezleri takip ediyoruz. Kavram olarak neo-İttihatçılık'ı pek olumlu bulmuyorum. Çünkü başta İttihat Terakki'ye yönelik araştırmalar yapanları, kendilerini İttihatçı olarak tanımlayan çoğu kimseyi, samimi buluyorum. Hatta çoğunu tanıdığımız bu kimseleri günümüzün İttihatçıları saydığımdan ve onları İttihat Terakki'nin bir parçası gördüğümden bir neo-İttihatçılık değil de...
Devamını okuyun
  0 yorum

10 KASIM 'KUTLAMALARI(!)'

10Kasim_Ruya
​Gözümü açtığımda kilisenin çanı çalıyordu. Saate gözümü iliştirdim, 09:05. Bu saatte kilise çanının çalması tuhafıma gitmişti, günlerden pazar bile değildi. Neyin ayiniydi ki bu? Elimi yüzümü yıkamak için ayağa kalktım. Banyoya doğru yürümeye başladım, aklım başıma geliyordu yavaş yavaş. "Tabi ya, bugün 10 Kasım, düşmanımızın Ata'sı bugün ölmüştü." diyerek mırıldandım. Evet bugün Atatürk diye andıkları, dahi liderlerinin ölüm yıldönümüydü. Nasıl da hüzünlülerdir diye geçirdim içimden, bizim tarafımızdan ise sevinçli bir gün olarak nitelenebilirdi. Çan sesleri bir şükran ifadesiydi. Çünkü Atatürk, Anadolu'yu işgal harekâtımızı durduran kişiydi, arkamızdaki devlerle ilerleyişimize set olmuş, ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Selanik'ten Dolmabahçe'ye Bir Ömrün Hikâyesi

Dünyaya gözlerini ne bir sarayda ne de bir padişahın çocuğu olarak açtı. Selanik'te küçük bir evde doğdu. Babası sıradan bir gümrük memuruydu. Annesi ise muhafazakâr bir Rumelili Türk kadınıydı. Osmanlı'nın son döneminde dünyaya gelen bir halk çocuğuydu. Çocuk yaşta babasını kaybederek hayatın gerçekleriyle çocukken tanışmak zorunda kaldı. Yıkılmak üzere olan bir imparatorluğun askeri okullarında okudu. Memleket meseleleri hakkında düşünmeye okul sıralarında başladı. Ders dışında kalan zamanlarda arkadaşlarıyla buluşup vatan meseleleri hakkında konuşuyorlar, birbirlerine hayallerini anlatıyorlardı. Büyük hayalleri vardı… Hem de çok büyük hayaller… Bir gün uçuruma sürüklenen devleti kendisini...
Devamını okuyun
  0 yorum

DESEM DE YETMEZ

Şahittir bu toprak senin namına
Adına Mustafa desem de yetmez.
Tanımam üstüne başka numune
Farkına Mustafa desem de yetmez.

Devamını okuyun
  0 yorum

HAMDOLSUN

Rest çekerek yanlış hesap, tartıya
Başımızdan git demişiz, hamdolsun!
Hakk yolunda adalete, kadıya
Borcumuzu ödemişiz, hamdolsun!

Devamını okuyun
  0 yorum

MEVCUDİYET VE İSTİKBALİMİN YEGANE TEMELİ

​ Hatırımdan hiç çıkmaz: on yıl kadar evvel köyümüzde start veren anaokulunda hanım hanımcık bir öğretmen vardı. Öğretmen hanım her haliyle Cumhuriyetçi yanını belli ediyordu. Davet ediliyordu, evlerimize geliyordu, yani mahallemize. Bizim mahallenin çocuklarının dilinde bir şiir vardı, aynen şöyle başlıyordu: "Bin sekiz yüz seksen birde bir bebek doğdu Annesi adını Mustafa koydu.." Bizim mahallenin çocuklarının dilinde efsunlu hecelenişiyle bir bebeğin doğumu kutlanırcasına adeta marşa dönmüştü. Pek sevinmiştim. Öğretmen hanım evimize geldiğinde kendisini hoşbeş etmiş, Atatürk adına çocuklarımıza kazandırdığı şiirsel incelik ve bilinç için kendisine teşekkür edip dışarı çıkmıştım.. Öğr...
Devamını okuyun
  0 yorum

ANKARA

meclisBos

Çıkageldi gerilla dağdan, taştan, arsadan
Peşmergeli terörist sözü aldı masadan
Kaş göz edip Andımız çıkarıldı yasadan
Kimler çekti söyleyin bölücülerle kura
Ata'nın ülküsüne nasıl kıydın Ankara?

Devamını okuyun
  0 yorum

Yaşasın Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Türk Milleti!

Gönül isterdi ki bugün Cumhuriyetimizin 95. Yıldönümünde Türkiye Cumhuriyetinin başarılarını konuşalım. Atatürk'ün çizdiği yoldan ilerlediğini anlatalım. Kurduğumuz yerli fabrikalardan bahsedelim. Bilim ve teknolojideki buluşlarımızla övünelim Gönül isterdi ki bugün Atatürk'ün 10. Yıl nutkunda söylediği muasır medeniyetlerin üstüne çıkmayı başardığımızı gururla haykıralım. Ancak bunların hiçbirini söylemiyoruz. Sadece gönüllerimizde bir arzu olarak kalıyor. Çünkü bugün Türkiye Cumhuriyeti, ne Atatürk'ün yolunda ilerliyor. Ne de onun hedeflediği muasır medeniyetlerin üstüne çıkabilmiş değil… Tam aksine bugün muasır medeniyetlerin çok gerisindeyiz. Komşularla sıfır sorun diye iktidara gelenler...
Devamını okuyun
  0 yorum

ULUSLAR ARASI SEVGİ DENEYİMLERİMİZ

tp_BlogPic_OKAN01
"Türk'ü kimse sevmez, Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" Yıllar yılı söylenir bu söz. Duymayanınız yoktur. Bu sözü ne zaman duysam Hz. Ali'nin başından geçtiği söyleyen bir hikaye gelir aklıma. Bir gün adamın birisi Hz. Ali'ye demiş ki: -Ya Ali ben seni çok seviyorum. Hz. Ali durmuş, düşünmüş ve demiş ki: -Hayır, sevmiyorsun. Adam şaşırmış -Ya Ali vallahi çok seviyorum Hz Ali: -Yemin etme sevmiyorsun Tabi adam meraklanmış ve sormuş: -Ya Ali nerden biliyorsun sevmediğimi. Hz. Ali cevaplamış: -Çünkü bende seni sevmiyorum. Her şey gibi sevgide karşılıklıdır, sevildiğin kadar sever, sevdiğin kadar sevilirsin. Kimisi hırsını, ihtirasını sevgi, aşk sanar o ayrı konu. Bizim batı ülkeleri ile iliş...
Devamını okuyun
  0 yorum

ANDIMIZ GELİYOR MU?

​ ANDIMIZ GELİYOR MU? Gelsin. Gelmelidir. Kaldırılmasının manası yoktu. Türk'e düşmanlık gibi algılandı. Türk hakimiyetini bölme parçalama gayreti gibi düşünüldü. Egemenliğe ortaklar arayan bir ahmaklık görüntüsü verdiği de muhakkaktı. Hadi düşmanlık demeyelim de ahmaklık açıktı.  Devlet ve tarih bilmemezlik olduğu da kesindi. Danıştay'ın andımızı kaldırma kararını bozması gecikmiştir. Belli ki konjonktüre göre hareket edilmiştir. ,Hukuken neticesi belli bir kararın geciktirilmesi de hukuksuzluk sayılır diyecekler hukukçulardır. Kim ne diyecek diye de bekledim. İtiraz malum yerlerden geldi. Yeni ve eski adalet bakanları Abdülhamid Gül ve Bekir Bozdağ konuştu. Bekir Bozdağ'ın Danıştay'a ...
Devamını okuyun
  0 yorum