Mehmet Alp'in Defteri

SEVDAMIZ TÜRKİYE!

Kültür ve sanat önemlidir.
Sanat duyguyu ifade eder.

İnsanlar aynı duyguları paylaşmak ve aynı heyecanı yaşamak için bir kültür şöleninde bir araya gelirler.

Dolayısıyla dün akşam İstanbul'da 'Sevdamız Türkiye' proğramına katılan ziyaretçilerin güzel bir vakit geçirdiğini ve birlik ve beraberlik duygusunu tattıklarını umuyorum.

Yine de merak ediyorm,
nasıl bir duyguydu acaba...

Eskiden bizim şölenlerimizin açılışında İstiklal Marşı okunur, dua edilirdi.
Umarım bu hala devam ediyor, ve dün akşamda uygulanmıştır.
Yakın zamana kadar 'Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan' zihniyetin gölgesinde İstiklal marşı okumak nasıldı acaba?

Yani bilmiyorum tabi, ama ben olsam Türk Milliyetçisi olduğum için, Türk'ün öz simgesi Bozkurt'u benimsediğim için, kendisine insan, bana ise 'Hayvanlığı' yakıştıran bir zihniyetin büyük resmi altında coşup eğlenemezdim.

Hadi diyelim oraya giden 'ülkü devler(!)' benden çok daha olgun ve vatanın ve milletin bekası için kişisel onurlarını bir kenara bırakabilecek kadar faziletliler...

Dua okunduktan sonra hiç kulaklarında 'Bunlar Fatiha bilmez' diye çınlamadı mı?

Bütün akşam boyunca 'Açılım' acaba hiç mi düşünmediler?
Türk askerlerinin pkk çaputu altından geçme mecburiyetinde kaldığını hatırlamadılar mı?
Sahnede müzisyenler, ritim ve baslar güm güm çalarken, Habur'da vatan hainlerini karşılamak için çalan davullar, zurnalar hiç mi akıllarına gelmedi?
Unuttunuz mu kürsüden Şehidimiz Mustafa Pehlivanoğlu'nun anısın siyasi mezhe yapıldığını?
Dün akşam şöyle bir baktılar mı acaba seyircilere, ''acaba aramızda 'Karakteri Bozuk Şehit Babaları(!)' da var mı?'' diye?
Bunları unutacak, unutturacak kadar çok mu zaman geçti aradan?

Sahi hala 'Türk Milleti' diyemiyen birinin gölgesinde ne milliyetçilik duygusu yaşanır?
Neyin 'ülkücülüğü' bu?
Gerçi artık kimseden Türkçülük gibi beklentim yok.
Bunu en geç 'Türkçülük makbul değil, muteber olan milliyetçilik' lafını alkışladıklarından beri biliyorum.
Muhtemelen 'İbrahim Milletinin milliyetçileri' olarak katılınıyordur bu tür şölenlere.
Benim ki de iş işte....
Ne anlarım ben 'işaret zamiri' milletin mensubu olarak, değil mi?

Bütün bunlar aslında beni ilgilendirmez.
Dedim ya, ne bu kadar 'ilm-i siyaset ehliyim', ne bu kadar olgunum, ne de bütün bunları kaldıracak ferasetim var.
Çok hassas midem var benim, her şeyi yutamıyorum.
Orada çoşup Bozkurt yapabilenlere 'ne mutlu'...
Gerçi Allah var, ondan da emin değilim. Acaba Bozkurt mu yaptılar, Rabia mı?!?

Aslında hiç umrumda olmayacakta,
sahne arkasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Başbuğ Alpaslan Türkeş'in resimlerini asmasalardı bu kadar zoruma gitmezdi!

Yani orda olanlar,
resmin birine bakarken utanmayanlar karşılarında bu iki büyük Başbuğ'u,
özellikle şahsen tanıyan ve hatırlayan nesil olarak Başbuğ Türkeş'in resmine bakarken, hiç mi utanmadılar?

Telif Hakkı

© Mehmet Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

BEN İYİ İNSANIM, YA SEN?
18 ŞUBAT

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış