Mehmet Alp'in Defteri

ŞEYHLER, ŞIHLAR, YARDIMSEVER İNSANLAR

Siz varın kerameti ne olduğu belli olmayan şeyh ve şıhların eteklerini öpün, onlara insan üstü kutsiyet atfedin, paranızı, malınızı ve hatta çocuklarınızı onlara emanet edin ve onlara 'Allah dostu' gibi mübalağada sınır tanımayan vasıflar atfedin ve bütün bunları yaparak nasıl müslüman olduğunuzla böbürlenin.

Ben başka insanlar tanıdım.

Bu insanlar ortalıkta sarıklı, cübbeli eli asalı dolanmıyor.
Bu insanlar son model Mercedeslerde sarayda iftar yemeklerine gitmiyor.
Bu insanlar TV'lerde salya sümük fakir sahabe hikayesi anlatarak milyarları ceplerine indirmiyor.
Bu insanların kılığı kıyafeti senin benim gibi.

Akşamları sofrada biz ne yiyorsak onlarda aynısını yiyor.
Ayaklarını yerden kesecek 5-10 yaşında vasat marka araba yetiyor onlara.
Hepsinin kendi hayatı, kendi derdi var.
Bazıları kendi hastalıklarını konu bile etmiyor.

Ve bu insanlar varlarıyla yoklarıyla o sizin önlerinde el pençe divan durduğunuz, eğildiğiniz, ayağını öpmekte keramet aradığınız şeyhlerin görmediği garibanlara yardım etmek için çabalıyor.

Kışın erzak, odun, aş, ekmek toplayıp, bir hırka giymekle fakir derviş edebiyatı yapanlar gibi değil, gerçekten fakir ve çaresiz olanlara yetişmeye çalışıyorlar!
O fakirlere iş bulmaya, ev bulmaya, yatacak döşek bulmaya çalışıyorlar.
Her türlü imkansızlığa rağmen.

Bıkmadan, usanmadan.
Bir kere bile suratlarını ekşitmeden!

Yeri geliyor sizin ağzınıza bile almadığınız Halep'te ki çocuklara koşmaya, yeri geliyor, eşini, çocuğunu Türkiye'ye emanet ettikten sonra vatan toprağı için savaşa geri dönen soydaşımızın emanetine sahip çıkmaya çalışıyorlar.

Ve Tanrı şahidim,

bugüne dek ne bir kere bile kibirlendiklerini,
ne de riyakar mütevazilikle dindarlık tasladıklarını gördüm,
ne de kimseyi öyle veya böyle horladıklarını.

Onca senedir takip ediyorum,
bir kere bile yaptıkları yardımdan menfaat elde ettiklerini görmedim, duymadım.

Verdikleri mücadelede devlet tarafından hak ettikleri ve gerekli desteği bulmasalar da bugüne dek ne devlete sövdüklerini gördüm, ne de devleti ele geçirmek için teşkilatlanmalarını.

Ben onların isimlerini biliyorum.
Onlar da kendilerini biliyorlar.
İsimlerini yazsam bana kızarlar.

Ve eminim etraflarında kendileri gibi benim tanımadığım daha nice insan vardır.

Her konuda hemfikir değiliz.
Yeri geldiği zaman şakalaşıyoruz, gülüyoruz, yeri geldiği zaman tartışıyoruz.

Bir çoğu benden genç.

Yaşım 43, elini öpmem gerekecek ve elini öpmemi hak edecek çok insan yok etrafımda.
Ama öz anam, atam, büyüklerim hariç illa birinin elini öpmem gerekse,
Allah rızası hariç başka bir amele hizmet etmeden yoksula, düşküne, fakire yetişen o eller öpülmeyi hak eder.

Şayet bir gün 'fakir dervişcilik' oynamaktan bıkar,
dindarlığınızı başkalarının gözüne sokmaya utanırsanız,
şayet bir gün şeyhinizin, şıhhınızın, hocanızın rızası için değil sadece Allah rızası için insanlara yardım elinizi uzatmak isterseniz bir etrafınıza bakın.

Belki şimdiye kadar sizin gibi tarikat, cemaat veya bilmem ne mensubu olmadığı için kendinizi bile kandırarak sahip olmamanız gereken ama aslında varlığınızın her yanını bürümüş kibiriniz yüzünden görmemiş olduğunuz bu insanları görür, mücadelelerinde yardım edersiniz.

Bilmedin mi ?
TAKSİT

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış