İslamcı İktidar Emperyalizmin Ölüm Öpücüğüdür

Bak güzel kardeşim, sen nasıl her sabah uyanıp işine gidiyor ve orada işinle ilgili temel konularda detaylı çalışmalarda bulunuyorsan bazı devletlerin senden çok daha iyi yetişmiş uzmanları da oturup hangi politikanın devletlerinin çıkarlarına uygun olacağına dair çalışmalar yaparlar. 

Bazen yapacakları hamlenin on adım sonrasını dahi hesaplayarak senin aklının almayacağı işlere imza atarlar. Bizim ülkemizde son yıllarda AKP bu tür uzmanları silip süpürse de bu uzmanların izlerini Rusya ve İsrail gibi ülkelerin politikalarında bolca görebilirsin.

Mesela sen dışardan bakınca İsrailin neden El Fetih ve Hamas arasındaki mücadelede Hamasın güçlenmesini sağlayacak şekilde El Fetihe vurduğunu anlamazsın. Zira Hamas radikal dinciyken El Fetih sola yakın seküler bir örgüttür. Anlamakta zorlanırsın ama İsraildeki uzmanlar çoktan hesaplarını yapmış ve savaştıkları düşmanlarının seküler, dünyanın sempatisini toplayacak kişiler olmasındansa Hamas gibi radikal bir örgüt olmasını tercih etmiş, savaşı da bu realite üzerinde devam edecek şekilde kurgulamışlardır. Zira Hamas gibi radikal islamcıların yönetimine geçmiş Filistinlilerden ne kadar öldürürse öldürsün dünyanın umursamayacağını bilir.

Bir zamanlar tüm dünyanın sempatisini toplayan ve herkesin milli bağımsızlık savaşını alkışladığı Çeçenlerin Arap ülkelerinden gelen Hattap gibi vahabilerle nasıl radikalleştiğini ve dünyanın sempatisi kalkınca Rusyanın serbestçe nasıl katliamlar yaptığını anımsayalım. Çeçenlerin Cahar Dudayev önderliğinde tüm dünyanın alkışladığı milli bağımsızlık mücadelesi gitmiş yerine kafa kesen okul basıp çocukları katleden bir grup islamcı teroristin medeni dünyaya karşı ilan ettiği cihat kalmıştır. El kaideyle savaşan bir Rusya şablonu dünya kamuoyunda kabul gördükçe çeçenlerin boğulması ve hatta bugünkü haliyle köleleştirilmesi mümkün hale gelmiştir. 

Tüm bu emperyalist taktiklerden çıkartmamız gereken mesaj şudur, emperyalistler ezecekleri toplumları öncelikle ezilmeyi hakeden radikallere dönüştürür. Radikallere yardımcı olur ve önlerini açarken milli seküler unsurlara vurup ezerler. Türkiyede Atatürke düşman nesilleri yetiştiren cemaat ve tarikatlerin önünün açılması, AKP gibi dini referanslı siyasal yapıların desteklenmesi tesadüfi değildir. 

Bu bağlamda günü geldiğinde rahatça dövebilmek için şeytanlaştırılacak kitlenin alternatifinin oluşturulması da elzemdir. Batı medyasında sürekli parlatılan başı açık özgür Kürt savaşçısı kadınlar konseptine yönelik ısrarlı vurgunun sebebi de budur. Tüm bunlar küresel bir hesabın kilometre taşlarıdır. Ortadoğuda oluşturulmak istenen birleşik Kurdistana helal getirecekse batı medyasında Kürt sosyolojisinin kanayan yarası olan namus cinayetleri dahi bir Türk sorunsalı olarak resmedilir. Çünkü kamuoyunda usul usul pişirilen algıya helal gelmemesi gerekir. 

Nasıl ki Pakistanda patlayan bombalar batı toplumlarında kimsenin umurunda değilse islamcı bir Türkiyede dökülecek kanlar da yarın kimsenin umrunda olmayacaktır. 

Medeni dünyanın saygın bireyleri olmak ve tüm dünya kamuoyunda ölümleri tepkiyle karşılanacak bireyler olmak istiyorsak Amerikanın, Fransanın ve Almanyanın karanlık odalarında oluşturulan taktik stratejilerle Türkiye de iktidara getirilmiş islamcı zihniyetten kurtulmamız şarttır.

Bu bir yaşam tarzı tercihinden ziyade bir milli güvenlik konusu ve varoluş meselesidir.

BİR KERE!...
VAH TÜRKİYEM VAH!

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış