MEKANIN SAHİBİ OLMAK

Ads_20190725-114939_1

Son günlerde sosyal medyada gündem müzik. Hip hop kültürünün müziği rap tartışılıyor. Norm Ender, "Mekanın Sahibi" adıyla isim vermeden yeni rapçileri topa tuttu. Hip hop kültürü için sıradandır hatta aşık atışmalarına benzer bir şekilde freestyle karşılaşmaları bile düzenlenir. Sosyal medyada bu konuyla ilgili etkileşimler çoğu konuyu sollamış durumda çünkü bu konu diğer konulara nazaran pek hassas değil, riski yok örneğin bir siyasi partiyi desteklediği için işten çıkarılan vatandaş varken, bir rapçiyi desteklediği için işten çıkarılan birine şahit olmadım. Bu tartışmalar bazı köşe yazılarına da sıçramış durumda. Kurulduğu günden bu yana anlamsız "duyar kasmalarıyla" meşhur Gazete Duvar'dan (ekşi sözlük'te gazete duyar diye anıldığını da gördüm) Anıl Mert Özsoy da bu konuya dair bir şeyler yazmış. Akıllara zarar. Yazarken hiç mi utanmamış diye düşünmemek elde değil. Bu konuya tekrar geri döneceğiz şimdilik bu atışmaların göründüğünden fazlasını ifade ettiğini aklımızda tutalım. (Bkz. , Kültür endüstrisi, popüler kültürün topluma etkisi, kültür emperyalizmi vs.)

Özsoy, Norm Ender'in parçasını diss atma olarak değerlendirmiş. Rap jargonuna göre bu yanlıştır çünkü açık açık isim verilmemiştir. "Battle parça" demek daha doğru olabilir. Bir yandan da haklı çünkü gerek sözleriyle gerek klibiyle kime karşı parça yaptığını o kadar iyi tasvir etmiş ki hemen akla malum isimler geliyor. (buraya gülücük emojisi gelecek) Söz sanatlarından da bihaber olacak ki basit ironileri bile anlayamamış. Norm Ender'in rapi mahvedecekseniz polisten değil benden kaçın sözlerini "dünyasına kollu kuvvet eklemek, kendince ceza kesmek" olarak yorumlamış. Bu şahısta Ezhel'in polisle alakalı sözlerine telmihte bulunduğunu kavrayacak muhakeme yeteneği olmamasına çok üzülüyorum ama tek suç onun değil eğitim sistemi de suçlu.

Söz konusu şahsın asıl zoruna giden Norm Ender'in beni devrimci gençler dinler demesi. Hatta yazının kaleme alınışının asıl sebebi bu. O da kendisini devrimci olarak nitelendiriyor ama Ender'le görüş ayrılığı var. Özsoy, kendi cephesinin geleneklerine uyarak seçkinci, cinsiyetçi gibi yaftalarla karşı tarafın itibarını zedelemeye çalıştı. Zamanında Grup Vitamin de Norm Ender gibi "Şaşkın Demokrat"la bu güruhu tiye almıştı. Onlara da aynı bahanelerle saldırdılar.
Aşağıdaki iki tivit Norm Ender'in devrimcilik anlayışı hakkında bizlere bilgi verecektir. 

"Bu memleketin şehitlerinden büyük değeri hiçbir zaman olmayacak! Ne yapıyor yapabiliyorsak onlar sayesinde! Yüceltin, koruyun kollayın! En büyük temennim yurdumuza huzur dolu asırların bir an önce gelmesidir! Yiğitlerimize rahmet, yakınlarına sabır dilerim! #Hakkari"

"#MazbataGeldi kutluyoruz ancak etnik siyaset yapan ve emperyalist ülkelerin desteğini alan örgütlü kadroların dikkatle farkındayız! Atatürk devrimlerine bağlı devrimciler olarak şimdilik ses etmiyorsak, Milliyetçilik ilkesini unuttuğumuz düşünülmesin! Tüm nöbetçilere teşekkürler!
(Burada muhtemelen kanas canan'ın ekibinden bahsediyor.)"

Norm Ender'in bu duruşu onları korkuttu çünkü "hap, uyuşturucu, kafamız güzel" temalı pazarlarına darbe indirdi. Devrimciliği bu bataklıktan bir nebze olsun çekti. Kendisinden olmayan herkese faşist diyen güruha "etnik faşist" diyerek asıl faşistin kim olduğunu gösterdi. Norm Ender'e saldıranlar müziğine değil duruşuna saldırıyor.

Müzik duygu, düşünce oluşturur ve tasarlar. Bundan yüzyıllar evvel dervişler elinde kopuzuyla Divan-ı Hikmet'ten dizelerle Türkistan'ı karış karış gezerek İslamiyet'i yaydı. Hunlarda ozanın görevi askeri coşkulandırmak ve ülkü birliği oluşturmaktı. Hükümdarlara akıl hocalarının "şairlerle, ozanlarla aranızı iyi tutun" öğüdü bundandır. Bahadırhan Dinçaslan'ın ozanlara millet mühendisi demesi bundandır.

Bizim de günümüz rapçilerinden beklentimiz Yener Çevik'in tabiriyle "yeni nesil ozan" olmalarıdır. Kitleleri iyiye, güzele sevk etmeleridir. Ozan olmak da öyle kolay değil. Arif Şirin, ozanın tanımını şöyle yapıyor: "Milletin iyi, ileri, uyanık olmasını isteyen, örnek vatandaş olmasını özleyen duru kişidir." Bakın mesela Defkhan var aslen Kayserili. Hollanda'da doğuyor sonrasında Almanya'ya taşınıyor. Kayseri'de doğsa belki bağlamalı ozan olacaktı kim bilir? "Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri"ni dinlerdik belki ondan. Parçalarıyla gurbetçilerin sıkıntılarını işliyor. Almanya parçasını dinlemenizi tavsiye ederim. O parçayı dinlerken Ozan Arif'in "Almanya'da Ev Derdi" aklıma gelirdi. Sonra "Dön Gel Hadi"de toza can verip ölme, yolun sonu bela dön gel hadi diyor. "Homie Bak"ta bezmiş insanları adeta hayata bağlıyor. Ver canından bir parça eğer eksikse kardeşin / Hayatta başka neyin var senin söyle kardeşim diyerek bize birbirimizden başka kimsenin olmadığını hatırlatıyor. "Stop Tuşu"nda lambayı tut görsün Doğu Türkistan'ı sözde polisler diyerek soydaşlarına destek çıkıyor. "Ölüm Var"ın her satırı ayrı güzel. Vatan için bu sehpadan düşmek helal ve harikadır derken ülkücü şehitler gelir aklıma. Defkhan hakkında ayrı bir yazı bile yazılabilir. "Var olsun ve yaşasın Oğuz'un nesli, varsa yarın…" sözleri de etkileyicidir. Son olarak Fırtına ile beraber söyledikleri "Sen ve Rap Ters"i bahsi geçen köşe yazarına armağan ediyorum. 

Türk Milliyetçileri Olarak Atatürk'ü Ne Kadar Doğr...
RESULULLAH'A ŞİKAYET

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış