Mehmet Alp'in Defteri

EŞEKLER VE KRALLARI!...

Bu gün bir hikaye okudum; 

Efendim, bir ormanda eşek ile tilki kavga ediyorlarmış.
Kavganın sebebi ise çimenin rengiymiş.
Eşek çimenin renginin kırmızı, tilki ise yeşil olduğunu iddia ediyormuş. 

Kavga büyümüş, ve eşek ile tilki bu sefer ağız dalaşını aşıp birbirlerine saldırmaya başlamışlar. Ciddi şekilde birbirlerini yaralamışlar, ama daha kötü şeyler olmadan diğer hayvanlar bunları ayırmış, ve ormanın kralı aslanın önüne götürmüşler ve ormanın huzurunu bozdukları için şikayet etmişler. 

Aslan bunları dinlemiş, sonra eşek berat etmiş, tilki ise müebbet yemiş. 

Tabi haksızlığa uğrayan tilki hakkını aramış ve cezaya itiraz ederek aslana
‚Sen de mi çimen kırmızı diyorsun?' diye sormuş. 
Aslan ‚Saçmalama, çimenin ne renk olduğunu sen de biliyorsun ben de.' diye cevap vermiş.
‚Madem öyle,' demiş tilki ‚neden bana müebbet verirken eşeği serbest bıraktın?'
‚Sen' diye cevaplamış aslan ‚cezanı çimenin renginin kırmızı olmadığı için almadın. Sana eşek ile tartıştığın için ceza verdim!'

Şimdi bu hikayenin kıssadan hissesi; eşeklerle tartışmayın, kazanamazsınız, zarara uğrarsınız.
Yani bırakın eşek eşekliği ile kalsın, siz işinize bakın! 

Açıkça söyleyeyim bu hikayeye de, verilmek istenen mesaja da çok sinirlendim!
Sinirlendim çünkü her toplumda eşek vardır. Bazılarında daha az bazılarında daha çok. Bu engellenemez.
Asıl mesele eşekliğini bilmeyen eşşoğlueşşeklere haddini bildirmektense eşeklere doğruları öğretmeye çalışan, eşeklerle karşı bildiği doğruları savunanlara ceza veren şerefsiz krallar! 

Bunlar yüzünden bu eşekler bu kadar rahat kişner ve çoğalır. 

Bir düşünün…
Diyelim ki bu tilki müebbetten yırttı ve belli bir zaman sonra çıktı dışarı.
Bir daha bildiği doğruyu savunur mu? 

Zor savunur, bilir ki işin ucunda mapus var!

Veya olaya tanık olan diğer hayvanlar tilkinin başına gelenleri gördükten sonra bildikleri doğruları savunurlar mı?
Eşeklere hadlerini bildirmeye çalışırlar mı? 

Doğruyu bilenlerin doğruyu savunamadığı, yanlışları iddia edenlerle tartışmaya, kavgaya giremediği bir ortamda uzun vadeli doğrunun aktarılması ve yaşatılması mümkün mü? 

Zaten doğru eşeklere karşı savunulur, eşeklerle tartışılır.
Eşek olmayan çimenin kırmızı olduğunu iddia edip bir de bunun için başkasına saldırmaz ki!
Bunu ancak eşek yapar! 

Eşek olmayanlar kendi aralarında fikir alışverişinde bulunur, yanılıyorlarsa ikna olurlar, yanılmıyorlarsa karşılarında kini ikna ederler. 

Ama kral olarak eşeği eşekliği için cezalandıracağına doğruyu söyleyenleri cezalandırırsan eşeklik toplumda özenen rol model haline gelir. 

Böyle bir toplumda çimenin rengi de kırmızı olur,
o orman uğruna verilen mücadelenin zaferi hezimet de olur,
o ormanda ışık hızından hızlı uçan savaş uçağı da üretilir,
o orman IMF'ye borç da veriyor olur…. 
Bütün eşekler diğer ormanlarda yaşayanların kendilerine gıpta ile baktığını düşünür. 
Bu eşeklere bu kadar taviz veren kralın dünya lideri olduğunu da sanarlar! 

Eşeklere eşekliklerini bildirmek şarttır.
Eşek olduklarını anlarlarsa belki hadlerini bilirler!

M. Alp

ÇAVUŞUN TÜRKÜSÜ
GÖREVİNİN BAŞINDA!

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış