ULUSLARARASI HUKUKTA İRADECİ KURAM

uluslararsihukuk

Uluslararası hukuk kurallarının bağlayıcılıklarını nereden aldıkları veyahut diğer bir deyişle, uluslararası hukuk kurallarının dayanaklarının neler olduğu sorusuna getirilen cevaplar devletler hukuku disiplini içerisinde birbirinden farklı kuramsal çerçevelerin oluşmasını sağlamıştır. Bu kuramsal bakış açıları en genel itibariyle üç başlıkta toplanmaktadır. Bunlar doğal hukuk görüşü, iradeci görüş ve objektivist görüştür.[1] Biz bu çalışmamızda iradeci görüşün uluslararası hukuk kurallarının dayanaklarını nasıl açıkladığını incelemeye çalışacağız.

İradeci kuramı diğer uluslararası hukuk kuramlarından ayıran en temel özellik uluslararası hukukun dayanağı olarak yalnızca devletlerin iradesini görmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak temel dayanağın devletlerin iradesi olduğu noktasında görüş birliği olmasına rağmen devletlerin bağlayıcılık güçlerinin sınırı konusunda ve bu bağlayıcılığın oluşacağı sürecin yorumu noktasında iradeci kuram içinde de farklı bakış açıları geliştirilmiştir. Bu farklılıkları saptamak iradeci kuramının devletler hukuku teorisine katkısını daha iyi anlayabilmemizi sağlayacaktır.

  • 1. Auto-Limitation (Kendi Kendini Sınırlama) Kuramı

İradeci kuramın içerisinde gelişen önemli yorumlardan biri "kendi kendini sınırlayan" olarak Türkçeye çevrilen auto-limitasyon kuramıdır. Bu kuram felsefi anlamda ünlü Alman filozof Hegel'in devlet tanımından yola çıkan bir perspektif geliştirmiştir. Hegel'in devleti "tanrının yeryüzündeki yürüyüşü"[2] olarak görüp kutsallık atfetmesine benzer bir şekilde auto-limitasyon kuramının önemli isimlerinde R. Jhering ve G. Jellinek de devleti, uluslararası toplumun tek ve üstün birimi olduğu kabulünden hareket etmişlerdir. Onlara göre, devletin kendi iradesinin bir ürünü olan hukuk ile yine kendi isteğiyle bağ kurmaktadır. Çünkü devletin kendi koyduğu kurala uymasında yararı vardır. Devletin kendi koyduğu kurala uyması başkalarını da bu kurala uymaya sevk etmesini sağlayabilmektedir. Devletin koyduğu kuralın kendi çıkarına uygun olması ise kuralı uygulatacağı diğer aktörlerinde kendi çıkarlarına hizmet edebilmesini sağlayabilecektir.[3] Bu yoruma göre devlet kendisi dışında hiçbir otoriteye bağımlı olmadığından devletlerarası ilişkilerin düzenlenmesi de ancak devletlerarası ilişkilerin düzenlenmesine bağlı olacaktır. Kendisi üzerinde başka herhangi bir otorite tanımayan devleti birtakım kurallara bağlamak yine onun iradesi ile olabilecek, uluslararası hukuk kuralları ve bunların bağlayıcı bir güce sahip olması da ancak bu şekilde sağlanabilecektir.[4]

  • 2. Müşterek (Bileşik) İrade Kuramı

Müşterek irade kuramı da kendi kendini sınırlayan kuramda olduğu gibi uluslararası hukuk kurallarının bağlayıcılığını devletlere dayandırmaktadır. Bu kuramı 1899 yılında ortaya koyan Alman hukukçu Heinrich Triepel'in, auto-limitation kuramcılarından ayrıldığı nokta, bir hukuk kuralının ancak bir üstün iradenin ürünü olarak ortaya çıkabileceği görüşünden kaynaklanmaktadır. Müşterek irade kuramına göre uluslararası alanda bir hukuk kuralının oluşması ve devletleri bağlayabilmesi devletlerin iradelerinin bu yönde müşterek (bileşik) bir irade oluşturabilmelerine bağlıdır. Uluslararası hukuk normları devletlerin aynı içerikteki iradelerinin kaynaşması sonucu ortaya çıkacaktır. Triepel, söz konusu bileşik iradenin bir anlaşmanın yapılması sırasında birleşen değişik iradelerden oluşan ortak iradeden farklı olduğunu bildirmektedir. İradelerin kaynaşma durumunun aksine andlaşma durumunda tarafların amaçları ve iradelerinin içerikleri birbirine benzememektedir. Ancak, bu andlaşmanın aynı içerikte iradelerinin bileşimini belirtmesi durumunda bileşik iradenin doğuşuna da engel oluşturmamaktadır. Kurama yönelik en büyük eleştiri de bu noktada yapılmaktadır. Kimi yorumculara göre kuralların doğması için bu tür bileşik iradenin varlığı kanıtlanamamakta, kuram devletlerin tek taraflı işlemlerinin bağlayıcılığını açıklayamamaktadır.[5]

KAYNAKÇA

2-) Hegel, Seçme Parçalar, Sol Yayınları, Ankara, 2011

3-) Hüseyin Pazarcı, Uluslararası Hukuk Dersleri, Turhan kitapevi Yayınları, Ankara, 2016

    ---------

[1] Hüseyin Pazarcı, Uluslararası Hukuk Dersleri, Turhan kitapevi Yayınları, Ankara, 2016, s.14

[2] Hegel, Seçme Parçalar, Sol Yayınları, Ankara, 2011, s.283

[4] Hüseyin Pazarcı, Uluslararası Hukuk Dersleri, Turhan kitapevi Yayınları, Ankara, 2016, s.14

[5] a.g.e, s.15

İzlenimler
Zaferden Sonra Ey Yar Mutlaka Geleceğim

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

By accepting you will be accessing a service provided by a third-party external to https://www.tahtapod.com/