Uzun uzun yıllar.. Nasıl sürüklendi..? Nasıl geçip gitti? ..Anlayamadık. İnsan bir film gibi kayıverdi sona doğru. Dağda kardelenler baş verdi, miadını doldurdu. Karadeniz'de, Akdeniz'de tam kıyıdan başlayan mevsimsel şerit ki yüce tepelerin ucuna taşındı; orman gülleri yeşerdi, soldu. Ama bir şey vardı onursal düzeyiyle kimliğe, sınırsız hürriyete dokunan, çıktığı eşsiz minvalde soyut d...
Yıllardan beridir iki ezeli takımın mücadelesini -topyekün- seksen iki milyon olarak seyrettik. Kim ne derse desin, bu iki ezeli takımın ülke uğruna verdikleri emeği yabana atmamız mümkün mü?!
TUTKAL Benden bir sürü daha var. Şeklen bakmanız benden bir sürü daha olanlarla beni aynı tanımın içinde saklı tutar. Ama siz gelip de "Yoookk; biz bu işe nitelik, güç olarak bakıyoruz" derseniz mesele o zaman değişir. Peşin söyleyeyim, altını çizerek söyleyeyim: "değişir." Bana; "Sen kimsin?" demek yerine, "Sen nesin?" demek daha doğru olur.. Ben neyim? Size göre "Sen nesin"im.. Takip e...
Çıvgınların onlarca gövdeyi ovaya, engebeye savurup boynunu bükmek istemesinden daha tehlikeli sonuçlar doğururdu tabiatın doğrularına, ilmi rehber edinmeyi salık vermesine karşı çıkan bağnazlığın saldırısı. Umudunu parıldayan bir yıldız gibi gözlerinde, düşüncelerinde gezdirmene; kendi toprağına, kendi toprağının insanına faydanın en mükemmelini sağlamana karşı çıkardı feodal yapılar. O...
Bir küçük yavruyum, adımı bana
Sorarlar bilmem ki bilmem ki derim.
Olmayan evimi, çatımı bana
Sorarlar bilmem ki bilmem ki derim.
Şiber vana, kosva vana hele hele purjör vanaymış. Alman üretmiş, Batı üretmiş, Amerikalı üretmiş ve buralara kadar, şahinlerin, cilalı boylarıyla güzelim kara kargaların, minik serçelerin, geceleri yıldızların koynunu gıdıklayan en alımlı gözleriyle ishak kuşlarının ötüştüğü bu dağlara, Zigana'ya, Kaçkar'a nereden ulaşacaktılar? Sordum hep bir yarısı ağlamaklı dağlarımın kuzeyine, poyra...
Bu gece yeniden yaramı deştim
Sızlayan damarda düşündüm seni.
Lambalar üşürken sokağa düştüm
Köşede, kenarda düşündüm seni.
