Bir kristal uykusuzluğu gecenin deminden çıkartan gözleriyle öylece tutunuyordu dikdörtgen masasının kenarına. Abanoz karanlığın tam ortasında perdeyi kısmi aralayarak şehrin nar tanesi ışıklarına bakışlarıyla klark çekiyordu. Hafiften üşüyordu zamanın kucağına yatırdığı gövdesinin en nadide sayılan noktaları. Örneğin ayakları, kolları ve burnu. Yine de masasının çentik atılmış, kestane...
Şahittir bu toprak senin namına
Adına Mustafa desem de yetmez.
Tanımam üstüne başka numune
Farkına Mustafa desem de yetmez.
Bırak kavga güreşi, sözün olsun hançerin
Kırılır be kardeşim kırılmayan zincirin
Armut değil, dut değil, o bildiğin incirin
Zalimin ocağına dikildiği gün gelir.
Ayşe'nin hayatını nasıl anlatsam size
Yüzündeki acının yarığına ağladım.
Ayakları morardı, kavuşmadı gündüze
İzindeki yokluğun çarığına ağladım.
TahtaPod hakkında enformasyon ereği ile duygularımı paylaşmaktan yanayım bu yazımda. Tahtapod'a başvurmamdaki en önemli gerekçelerden birisi, bildiğiniz gibi ülkemizde bilhassa son zamanlarda türeyen, kısa yol cehalet taktiği "iftira at", bir diğer adıyla "çamur at izi kalsın" kurnazlığı ile ortaya çıkan, aslında gerçek hayatında ödlek, iki kitap okumamış bir güruhun peydah olmasının Ta...
Sınırın hikayesi muhafızken elimde
Aşkının surlarına kavuşurum sevgilim.
Nefsinin düğümleri hecelenir dilimde
Gönlünün sırlarına kavuşurum sevgilim.
Neyin var diyordum patladı birden
Barutun ucunda durdu bir ara.
Kaldırdı ansızın kendini yerden
Başını duvara vurdu bir ara.
Yürürken koluna giren olmadı
Yıkıldı köşede, gören olmadı
Çektiği çilenin günü dolmadı
Ağladı ağladı, bir gün gülmedi
Ağladı, yaşını kimse silmedi.
Rest çekerek yanlış hesap, tartıya
Başımızdan git demişiz, hamdolsun!
Hakk yolunda adalete, kadıya
Borcumuzu ödemişiz, hamdolsun!
