Üsküdar Selimiye Camii

selimiye01

Vatanımızda iki güzel "SELİMİYE" Camii vardır.

Bunlardan ilki hepimiz tarafından çok bilinen ve tanınan, padişah II. Selim zamanında mimar Koca Sinan'a Edirne'de yaptırılan ve Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" diye tanımladığı bir başyapıt olan Edirne Selimiye Camidir.

Aşağıda dört kare de göstermeye çalıştığım İkinci Selimiye Camii ise şair, bestekar, padişah III. Selim tarafından Üsküdar'da Selimiye Kışlasının hemen yanı başında ve özellikle de kışlaya hizmet etmesi için inşa ettirilen yapıdır.

Bu yapı, Edirne Selimiye camisinden yaklaşık 230 yıl sonra yaptırılmış olup mimarının "şu mimardır" diyemeyeceğimiz bir yapıdır. çünkü Mimar Ahmet Nurettin Ağa inşaata başlamış, mimar İbrahim Kamil Ağa devam etmiş, mimar Musa Ağa ise tamamlamıştır.

Ancak 1805 tarihli bir padişah fermanında, "Selimiye Camine hizmetlerinden ötürü, Ermeni ustalardan Foti Kalfa ve oğullarına ayrıcalık (özel imtiyazlar) tanındığı" yazılıdır. Özetle çok sayıda mimar ve ustanın emeği vardır bu camiide.

Şunu da bilmek gerekir; İstanbul'da bir çok muhteşem eserin mimarı, ustası Ermeni kökenlidir. Zaten hepimizin "Koca Sinan", Mimar Sinan" olarak bildiği Mimar da, Kayseri Ağırnas köyü Ermenilerinden olup Yavuz Sultan Selim döneminde devşirilmiştir.

(Az daha unutuyordum, birde çakma padişah efendimizin yaptırdığı Ataşehir'de TOKİ tarafından inşa edilen, Mimarlar arasında ve mimarlık tarihimizde "ÇAKMA SELİMİYE" olarak anılan bir camii vardır ki, Edirne'deki Selimiye Camii'nin kopyasıdır.)

Her neyse, Üsküdar Selimiye Camii gerçekten muhteşem bir yapıt. Taş işçiliğinin seyrine doyum olmuyor. Buralarda dolaşırken akşam vakti ve ne yazık ki ışık çok iyi değildi.

Buraya yeniden gelmek, daha güçlü ışığın bu güzelim yapıttan yansımasını çekmek istiyorum. İç mekanda çekim yapamadım. Yalnız şunu da belirteyim bu güzelim mekanın çevre peyzajı çok kötü, hala inşaat halinde gözüküyor. Burası sadece müstakil bir camii değil, kocaman külliye ve bizler bu tarihi alana iyi davranmamışız.

Aklınızda bulunsun, bir vakitte buraya gelip dolaşın, namaz kılan dostlarım da içeri girip huzurla namazlarını eda edecektir. Sonra çevresini dolaşın, mimari çizgilerini inceleyin, çok tat alacaksınız.

​SEN BU KÖPEĞİN NESİ OLUYORSUN?
BEKA SORUNU...
 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

By accepting you will be accessing a service provided by a third-party external to https://www.tahtapod.com/