İHALEYE DOĞRU KANALA DÜŞEN SORULAR

İktidarın her yaptığını dinin rüknü gibi görenler açısından sorun olmayabilir. Fakat kanal projesinden endişe duyanların hassasiyetleri dikkate alınıp kafalarındaki sorular cevaplanmıyor.

İtirazı olanlar muhatap alınmak yerine hemen dış güçlerin adamı olmakla itham edilip itibar suikastı yapılıyor ve ciddiyetten uzak, "Boğazda trafik yoğun, kaza tehlikesi var. Ticaret gemileri bedava geçiyor, onları kanala yönlendirip para kazanacağız, ülkemiz zenginleşecek" vb sığ cümleler sarf ediliyor. İktidarın devamlı bu minvalde yayın yapan Sabah Gazetesi, internet sayfasındaki 14.12.2019 tarihli haberde, kanalın Boğazları Montrö esaretinden kurtaracağını yazmış. Bu arkadaşlar Montrö'nün konjöktür gereği ABD ve NATO'yu esir ettiğini bilmiyor olamazlar (haberin bağlantısını yazının sonunda görebilirsiniz).

Yandaşlar, kanal karşıtlarının çevre ve rantiye ile ilgili bütün iddialarını bilimsel olarak çürütseler dahi, Sabah'ın bu haberi bile bu işin arkasında ABD ve onun uzantıları olduğunu açık etmeye yetiyor.

***

Kanal destekçileri, "Mademki bu kanal, ülkemizin ekonomisini düzeltip bizi zengin edecek, o zaman projeyi ortaya ilk attığınız günden beri niçin yapmadınız. Ülkemizin zenginleşmesini dokuz sene niçin geciktirdiniz? " sorusunu cevaplamıyor; "Yurdumuzun her tarafında ülkeleri, kıtaları birbirine bağlayan petrol ve gaz boru hatları döşenmiş ve devamlı yeni hatlar döşenirken, hangi akılsızlar gemilerle ve boru hattından daha yüksek maliyetle petrol taşıyorlar. Hadi onlar akılsız diyelim, siz niçin İstanbul'u yakacak kadar bu tehlikeli gemileri engelleyip petrolü boru hatlarından taşıtmıyorsunuz?" Sorusuna gözüne fener tutulmuş tavşan gibi bakıyorlar.

"Kanal güzergâhı boyunca ranta kurban edilerek kurulacak yerleşim yerlerinde yaşayacak olan milyonlarca insanın, çevreye vereceği zararın hesabını yaptınız mı?" diyenleri de duymuyorlar.

Yine hiç birisi, "29,5 km uzunluğa sahip ortalama derinliği 61 metre ve en dar yeri 760 metre olan İstanbul Boğazına sığmayıp tehlike saçan ticaret gemileri, uzunluğu 44 Km olup, sadece 25 metre derinlik ve 150 metre genişliğinde yapılacak olan kanala nasıl sığacaklar ve güvenli seyahat edecekler?" Sorusuna bilimsel cevap vermiyor.

Bilimsel cevaplardan vazgeçtim, "Ticari gemilerin İstanbul boğazından uluslar arası anlaşmalar gereği ücretsiz geçme serbestisi varken, hangi keriz bu kanaldan geçip para öder?" sorusuna da inandırıcı cevap vermiyorlar.

Çünkü bedava boğaz varken, paralı kanaldan ancak peynir gemileri geçer. Bedava peynirin de nerde bulunacağını herkes iyi bilir…

***

Ayrıca kanal destekçilerinin en büyük dayanağı olan ticari gemilerin bütünüyle bedava geçtikleri iddiası doğru değil. Montrö'ye göre boğazlardan geçiş yapan gemilerden ücret alma hakkımız var, eskiden alıyorduk da; fakat büyük ülkeler Montrö'yü kaldırıp Sevr benzeri bir Boğazlar komisyonu kurmakla tehdit ettiği için 1983 yılında gizli bir Bakanlar Kurulu kararı ile aldığımız geçiş ücretine %75 indirim yapılmış(haberin bağlantısını yazının sonunda görebilirsiniz). Fakat bazı ülkelerin gemileri kimseyi takmayıp kaçak geçiş yapıyorlar.

Yine bazı tehlikeli gemiler için en azından kılavuz kaptan uygulaması sayesinde hâlâ bir miktar ücret alıyoruz ancak kanal taraftarları bunu bile gözlerden kaçırıyor.

Düşünün, şimdi İstanbul'a yapacağınız kanal yüzünden hem adamın yolu 14 Km uzayacak, yakıt masrafı artacak hem size üste para verecek. "Üçüncü köprüden fahiş fiyatlarla geçmeye mahkûm ettiğiniz gariban kamyoncu veya genç işsizliği birkaç yıl daha ötelemek için sanayide çırak olması gereken çocukları zorunlu lise ve liseden hallice üniversitelere doldurarak umut sattığınız çocuklar mı bunlar?"

Ha, bizim gariban balıkçı teknelerini mecbur edip balıkçılığımızı da tamamen sıfırlarsınız. Belki de ithal balık getiren tekneleriniz limanlarımıza girmek için izin ve işaret bekliyordur.

***

"Sahi, madem böyle pahalı bir kanal yapacak kadar çok paramız var, ilk ciddi depremde yıkılması muhtemel olan İstanbul'u söküp daha planlı ve daha sağlam olarak yeniden yapsak çok daha kazançlı olmaz mıyız?" Depreme karşı can ve mal güvenliğimizi sağladıktan (aynı zamanda ülke güvenliği için önemli) sonra kanal işini tekrar düşünürüz. O zaman zarfında teknoloji de gelişmiş olur.

Ne dersiniz?


19.12.2019

Bağlantı 1
...

İşte Kanal İstanbul projesinin İstanbul'a kazandıracakları... Neden karşı çıkılıyor? videosunu iz...

Kanal İstanbul projesi yeniden Türkiye'nin ana gündemi oldu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kanal İstanbul için yakında ihaleye çıkılacağını açıkladı ve...

Bağlantı 2 
İSRAF HARAM
ŞU BİZİM MASONCUKLAR

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış