Yine, yeniden seçim vakti. Yine Türk milliyetçileri paramparça, bırak paramparça olmayı, adeta düşman kardeşler gibi uzak uzak uçlara dağılmışlar. Herkesin kendi doğruları, kendi gerekçeleri var, var elbette ama sanki aynı milletin neferleri değillermiş gibi, sanki aynı acılardan gelmiyorlarmış gibi bir kaşık suda fırtına kopuyor, koparılıyor, vefasızlık baş köşeye konulmuş adam kayırmacılığı desen gırla, en acısı da hareketin kendi öz evlatlarını kendi içerisinde yabancılayıp yok eder hale gelmesi. Milletini, ülkesini candan aziz bilen insanlar olarak hem ülkemizin hem de ülkülerimizin içine düştüğü, düşürüldüğü bu içler acısı hâlin, o hâlin yarattığı çaresizliğin ve bütün bunların sonucu ağına düştüğümüz onulmaz acıların tarifi yok. Siyaset desem öküzün boynuzlarında, solda CHP sağda AKP. Aslında yok birbirinden farkları, aynı bağın gülleri onlar. Milletin umudu mu, sormayın boş yere, en iyi ihtimalle bir başka bahara.
ŞİMDİ BİR GÜNEŞİN BATIŞI GİBİ Ülkücüler eskiden İLKESİ ve ÜLKÜSÜNE göre duruş sergilerdi. Ülkücülük (paha) değer biçilemez bir onurdu. Şan, şöhret, para, pul, makam, mevki hiçbir güce eğilmezdi. Sayları az, ama marka değerleri, kaliteleri çok yüksekti. Şimdi ayağa düştü. Ülkücülük artık kimsenin umurunda değil, neredeyse herkes konumuna göre duruş sergiliyor. Durumuna göre iyi, dur...
Dünden beri sosyal medyada bir video paylaşılıyor.Aslında video geçen yıla aitmiş ama tahminim seçim öncesi gündem oldu. Videoda bir kadın Recep Tayyip Erdoğan'ı savunuyor.Savunma gerekçesi de ülkede kat(l)ettiğimiz ilerleme.Bu tezine eskiden doktorların bizi (muhtemelen burada biz ile kastettiği sıradan vatandaş) azarladığını bugün ise doktor dövdüğümüzü gerekçe olarak gösteriyor. Böbür...
İktidar diyor ki; „İHA, SİHA, yerli uçak, yerli tank, yerli helikopter yapıyoruz. Bunlar büyük ve güçlü Türkiye'nin izleridir. Güçlü bir Türkiye için bizi seçin." Bu projelerin abartıldığı kadar yerli ve milli olmasını çok isterdim. Ancak sadece taktik önemdeki küçük sihalar dışında Kızılelma gibi insansız hava araçlarından başlayarak, Atak 2, Milli Muharip Uçak, Altay tankı gibi stratej...
Bakarsın kış günü iş verir sana
Çiğneyip yutacak diş verir sana
Üç alır elinden beş verir sana
Arasan bulunmaz nimet bu dağlar.
Zannetmem şehirler küçültür seni
Hikâyen büyütür yüzleri, bini
Düşüne götürür gerçeğin beni
Peşinden hayaller kurduğum dağlar.
Bu yıl da yeniden mevsimi gelir
Dereden tepeye açar dağlarım.
Çiçekli dallara konar, yükselir
Mis gibi kokular saçar dağlarım.
Sevgili AKP'li vatandaşım, özellikle sevgili AKP'li tanıdıklarım… korkmayın; ‚Nasıl AKP'ye oy verirsiniz' gibi sitem etmeyeceğim. Hatta, açıklıkla söyleyeyim, bir yere kadar da anlıyorum. Anlıyorum, çünkü az buçuk birbirimizi tanırız. Eskiden aramızdaki fark çok yok sanıyordum ama bayağı bayağı bir fark varmış, çok geç anladım. Ama her ne kadar da birbirimizi gerçek manada tanımadan da o...
Bugün sizlere uzun bir aradan sonra "kültür- sanat" temelinde fikirlerim ve düşüncelerimi yazmamda kaynaklık eden bir yapıttan bahsetmek istiyorum. Beş yıldır hemen hemen tüm kategorilerinde yazma imkânı bulduğum, bilhassa kültürün ve sanatın dostu Tahtapod blog sitesi sayesinde görüp okuma şansı bulduğum minik öykülerden, ders çıkartılması gereken yaşanmışlıklardan, durusu sadeliklerden...
