Mehmet Alp'in Defteri

BİR TEK KELİME

Bazen bazı şeyleri ifade etmek çok zordur.

İnsan 'lisan' denilen kavramın sınırlarını zorladığını hisseder.

Yaşadığı duyguları, ızdırabı, sevinci tarif edebileceği kelimeler arar. O kadar yoğundur ki hisler, tarifleri için bilinen, kullanılan, alışılmış ifadeler yetersiz kalır.

Bazen de öyle olaylar yaşanır ki, üzerilerinde yüzlerce kitap yazılsa, akademik çalışmalar yapılsa yeterli gelmez. Çoğu zaman büyük olaylardır bunlar, bir toplumun, bir milletin yaşamında dönüm, kırılma noktalarıdır...

Ama bazen de bu boyutta büyüklüğe sahip olayları bile, ve o olayları doğrudan, bizzat yaşayanların başına gelenleri, uğradıkları felaketi, haksızlığı, ızdırabı bir kelimeye sığdırırsınız...

Mesela dünyanın en şerefli ve şanlı ordusunun uğradığı ihaneti, o ordunun şerefli subaylarının yalanla, iftirayla haksızlığa uğrayıp zindanlara atılmasını içerir o tek bir kelime.

Bir kelime söylersiniz ve herkes neler olduğunu bilir...

Bazen hayatını vatanına adamış insanların 'vatan haini' iftirası ile suçlanmalarını.

Bazen de hayatı tepe takla olduğu için kaybolan aile huzur yüzünden karşılıklı söylenen kırıcı sözler, oğlunun durumuna kahredip kanserle boğuşan bir annenin acısı, bazen de pazarda bir ses olur o bir tek kelime.
Uğradığı iftira sonucu hapse girip, ordudan atılan, çıkınca iş bulamayan ve ekmek parasını kazanmak için pazarda simit ve çay satan bir yüzbaşının sesi.

Bazen kızının düğününe gidemeyen babanın göz yaşları saklıdır o kelimede, bazen de en mutlu gününde babasının yanında olamayacağı için gelinliği ile hapishane de babasını ziyaret eden genç bir kızın hayal kırıklığı, isyanı, direnişi, hıçkırığı.

O bir tek kelimede bazen ağır bir iftiralara dayanamayıp kanserden ölüm döşeğinde çekilen acıların feryadı duyulur, bazen de iftirayı onuruna yediremeyip intihar eden şerefli bir subayın arkasından itlerin havlaması.

Bir tek kelimeyle hem vatan toprağını düşmana karşı savunmuş kahramanların senelerce suçsuz yere hapiste yatmasını anlatırsınız, hem de emrinde olan askeri gözünü kırpmadan harcayan paşaları...

Sadece bu kadar değil,
daha neler anlatılmaz ki bir tek kelime ile....

Vatan hainlerinin kendilerini tutuklayan vatan evlatlarına karşı kabul edilen yalan ifadeleri özetler, vatan hainlerine bile bile, göz göre göre verilen tavizleri...

Ve bu tavizler yüzünden şehit olan yüzlerce vatan evladının hayatları saklıdır bu kelimede.
Kendisi gibi asker olan şehidin abisinin isyanı, feryadı....

Uğranılan haksızlığı da içerir, uğrayanların kendi canları pahasına korumaya yemin ettikleri 'millet' tarafından nasıl yapayalnız bırakıldığını da...

İşte bütün bunları anlatmak için yeter bazen
sadece dört hece,
on bir harf,...

Bir tek kelime!


M. Alp
15 Ağustos 2016


KARANFİL ÖYKÜLERİ
BİR AVUÇ TÜRK

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış