tahtapod.com | Blog

TÜRKİYE'DE SİYASET VE TÜRKÇÜLER

“Kadının biri 10 tane olan çocuklarını anasınıfına yazdırmak için başvurmuş ve okulun müdürü kayıt yapması için kadından çocukların isimlerini istemiş. Kadın da: -“Ahmet” demiş. Müdür bey şaşırarak: -“Nasıl Ahmet yani hepsinin ismi de Ahmet mi?” Kadın gayet emin bir şekilde: -“Evet” Müdür: -Peki hanımefendi zor olmuyor mu karıştırmıyor musunuz?” Kadın: -“Yo bilhakis kolay oluyor Ahmet yemeğe diyorum hepsi birden geliyor, Ahmet çıkıyoruz diyorum hepsi birden hazırlanıyorlar.” Müdür şaşkınlıkla dinlemekte ve kadına: -“Peki bayan özel iş vermen gerekiyor ise ne yapıyorsun?” Kadın: – O zaman soyisimleri ile çağırıyorum!” Bunların hepsi aynı inanın. Aynı hamurdan mayalanmış. Aynı tastan çorba içm...
Devamını okuyun
  0 yorum

EY TÜRK UYAN ARTIK

​ SİZ UYANIN ARTIK "Uykunun fazlası zararlıdır, vücudu bir halden diğerine çevirir yani dirilikten yarı ölüme götürür, bu yüzden uyumanın da ölçüsü olmalıdır. ...Kişinin ömrünün çoğunu uyuyarak değil, uyanık olarak geçirmesi, hatta geceleri bile az uyuması gerektiğidir. Uykuda olanlar ölü gibidirler ve álemde olup bitenden habersiz halde yatarlar." Dolayısıyla, uyudukları sırada beraberlerinde diriliklerini taze tutmaya yarayacak, gerektiğinde kendilerini uyandıracak birilerini bulundurmaları şarttır. Bu kişi/ kişiler uykuda olanı zamanı gelince uyandırmaya yarayabilir. Uyanık olması gerekenler milliyetçiler de uyku ilacı almış gibi görünüyor. Oysa toplumun en uyanık kesimi milliyetçiler olm...
Devamını okuyun
  0 yorum

Türkçe Türkiye'de üvey dildir

karar_tunali
​ Türkiye'de Türkçe üvey dildir "Biz çok milliyetçiyiz."cümlesini sık sık zevklenerek söyleriz. Galiba, dünya da böyle söylüyor. Bir gerçeği ifade için söylediklerini zannetmem. Çünkü, kendilerini de bizi de bilirler. Dilden gidecek olursak, milliyetçilikte onlara göre sınıfta kalacağımız kesin. Mesela Almanya, okul bahçesinde veya evde bile Almancadan başka bir dilin konuşulmasına tahammül edemiyor. Biz bunu elbette yapmayız, ama dilimize, kültürümüze, kimliğimize ne derece sahip olduğumuz da ortada. Asıl bakılacak yer orasıdır. Dolayısıyle sorulacak sorular vardır. Çok milliyetçi oluşumuz yanlış bir değerlendirmenin sonunda varılmış bir hüküm olabilir mi? Neye dayanarak söylüyoruz? Okuyucu...
Devamını okuyun
  0 yorum

POLİTİK SERMAYE

Ortayasli bir çift, ergenlik çagindaki oğullarının ilerde ne olacağını anlamak için ona bir test yapmaya karar vermisler... Babası masanın üstüne 20.000.000 TL, dini bir kitap ve bir sise viski koymus, sonra karisina demis ki: --"Bak hanim, simdi biz oturma odasina saklanip bizim oglanin eve gelmesini bekliycez.. gelince masada bunlari görecek.. eger 20 milyonu alirsa anla ki bizim oglan isadami olucak.. dini kitabi alirsa din adami olucak.. viski sisesini alirsa da sansimiza küselim, çünkü bu demek ki oglumuz tembel tenekenin biri olacak.... Ve onlar gider gitmez evin oglu gelmis... annesiyle babasi kapi araligindan izlerken, delikanli masadakileri görmüs... önce 20 milyonu almis cebine atm...
Devamını okuyun
  0 yorum

MAKYAJINIZ DÖKÜLDÜ

Bir adam polisi aramış : "Karım alışverişe gitti. Dönmedi. 8 saat oldu. Ne olur onu bulun !" Görevli polis sormuş : "Karınızı tarif eder misiniz ?" Adam anlamamış "Nasıl yani ?" Polis : "Boyu ne kadar ?" Adam : "Ne bileyim, bazen yüksek topuk giyer beni geçer, evde yalın ayak benden kısa." Polis : "Göz rengi ?" Adam : "Bilemem, bazen yeşil bazen mavi lens takar, aslında galiba ela…" Polis: "Saçı ne renk ?" Adam : "En zor soru. Her hafta başka bir renk desem ?" Polis : "Üzerine ne giymiştir ?" Adam : "Hiç dikkat etmedim valla…" Polis : "Peki arabayla mı gitmişti alışverişe ?" Adam : "Evet !!! Siyah Audi R8, süper şarj 3.5 litre V6 silindirli motor, 290 beygir. İçi geyik derisi taba renginde, ...
Devamını okuyun
  0 yorum

MERAL AKŞENER DEMİŞ Kİ

​ Meral Hanım bir laf etti, ortalık karıştı; iyi ki de karıştı. Sanırım iki veya üç yıl önce "Türk siyasetine bir kadın eli değmeli" dediğimi, hatta yazdığımı hatırladım. Nitekim bir kadın eli değdi ve siyasi arena hareketlendi. Hele bazıları var ki; "Biz gocaman gocaman, kelli felli herifler varken, sen nereden çıktın, biz yapacaktık o işi'' hayıflanması ile fesatlık çukuruna düşüp, debelenip duruyorlar. Oysa ki; Meral Akşener üzerinden evlerindeki analarını, bacılarını, eşlerini ve kızlarını rencide ettiklerinin farkında değiller. Sosyal bilimci falan değilim. Google'e girdim notlarımı aldım. Okumasını yazmasını bilen herkesin varabileceği hükümlere vardım ve değerlendirmemi paylaşmak iste...
Devamını okuyun
  0 yorum

ANLAYIŞIMIZ

Bizde milliyetçilik anlayışı hamasete bağlı. Ver mehteri yeter. Kürşad'dan başlayıp Başbuğ'a ulaşırsanız hakarette yeter. Bundan gayrı hiç korkma yürümeyi bırak koşarız… Bizde milliyetçilik "dün"den kalır nedense. Biz diye başlayan cümle kurduk mu offff ki offff. Biz ve "dün"... Bilge Kağan Kürşad Fatih Yavuz Atatürk Başbuğ olmak hevesimiz var bizim… Nedense yarın yok bizde… Yarın… Elbette yarın... Neyi nasıl kiminle yapacaksın deyip düşünmek planlamak yok bizim cenahta. Sahi yarın diye bir derdi olmayan bir fikir sistemi nasıl başaracak KIZIL ELMA'yı? Bizde milliyetçilik oturduğumuz yerde ahkam kesmektir. Böyük abiler karar verir bir bakmışız milyonlar hazır yürüyor… Bizde milliyetçilik des...
Devamını okuyun
  0 yorum

İmitasyon Milliyetçilik

 Kayıtsız Şartsız milleti sevme durumu milliyetçilik midir ? Türkler üstün olduğu için mi milliyetçiyiz, üstün olması gerektiği için mi ?

Milliyetçiliğimizin en temel problemlerindendir bu durum. Milliyetçiliğin yanlış anlaşılması ve bu hastalıklı imitasyon milliyetçiliğin aslını bastırarak onun yerini alma durumudur. Kayıtsız şartsız milleti sevme halinin milliyetçilik olduğunu düşünmüyorum ne olduğunu aşağıda yazacağım.

Benim milliyetçilik anlayışım Türk milletinin üstün meziyetli bir millet oluşu üzerine değil, öyle olması gerektiği üzerine kurulu bir milliyetçilik. Bunun için ise gündüz oturmadan gece uyumadan çalışmak gerek. Yaptığı işin en iyisi olmaya çalışmak yeterlidir başarı için.

Diğer milletlerden farklı mıyız ? Geçmişte farklıydık. Diğer milletlerden farkımız, göçer Türk kültürünün tanıştığı tüm kültürlerden faydalı kısımları alarak yeniden işleyip kullanmak suretiyle değerlendirmesidir diyebiliriz. Sürekli bir başkalaşım, sürekli bir yenilenme, mobilizasyon ve aynı zamanda hep yeni koşullara ayak uydurabilme, inovasyon. Bu gün bu özellik tam tersine dönmüştür, başarısızlığımızın nedenlerinden biri de budur.

Tüm milletlerde olduğu gibi Türklerde de sürekli bir başkalaşım olacaktır. Kendi kültüründen kötü hasletleri defedip onların yerine farklı erdemler ve meziyetler koyabilen milletler müspet yönde evrilerek varlığını devam ettirebilirken ne yazık ki bizim gibi müspet yönde yenilenmesi durmuş hatta erdemlerini kaybetmiş milletlerin silinmesi mukadderattır. Mesela bir düşünelim İslamiyet öncesi Türk kültüründe su ile yıkanmak yoktur, İslamla birlikte yıkanma alışkanlığımız oluşuyor ve hamam kültürü aslında Romalılara ait olmasına rağmen

Osmanlı'da en güzel şeklini alıyor. Bu gün bile o sanat eseri hamamların bazıları ayaktadır.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Emrah Ece @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Bize Yeni CHP Değil Atatürk’ün CHP’si Lazım

İktidar için her yol mubah anlayışı AKP zihniyetidir. İkinci bir AKP'ye ihtiyacımız yok. Bizim Atatürk ilkelerine sahip çıkan bir CHP'ye ihtiyacımız var. Son 15 yıldır AKP her şeye rağmen neden iktidardan düşmüyor? Cevap: AKP'ye alternatif olacak bir muhalefet yok. Bu soruyu çevremde kime sorsam aynı cevabı veriyor. İster muhalif, ister iktidar yandaşı olsun. Herkes ülkede bir muhalefet sorunu olduğu konusunda hemfikir… Haklılar mı? Kesinlikle evet… Eğer AKP bu kadar feci yanlışlara rağmen hala iktidardaysa nedeni muhalefetin beceriksizliğidir. 15 yıldır iktidara alternatif bir politika üretemediler. Vatandaşa umut olamadılar. Kısacası ülkede sadece iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var. ...
Devamını okuyun
  0 yorum

ABDÜLHAMİD VE "ABDÜLHAMİDÇİLİK" ÜZERİNE

Türk milliyetçiliğinin sistematikleşmesinde eserleriyle önemli katkılar sunan Namık Kemal, Ziya Gökalp, Yusuf Ak çura gibi aydınlarımızın, kendi İstibdat yönetiminde eserlerini yasaklayan, onlara sürgün ve çeşitli cezai yatırımlarda bulunan 2. Abdülhamid ' i kutsama, Türk milliyetçileri arasında bu dönemde başlamıştır. Meşrutiyet'i ilan edip Kanun-i Esasi'yi yürürlüğe koyma vaadiyle kardeşi V. Murat'ın yerine 1876 yılında tahta çıkarılan Sultan II. Abdülhamid, tahta çıktıktan iki sene sonra tarihe 93 Harbi olarak geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı bahane ederek Türk demokrasi tarihinde ilk anayasa olma özelliğini taşıyan Kanun-i Esasi'yi rafa kaldırmış ve meclisi feshetmiştir. Bu tarihsel...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Kaan Eroğuz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum