tahtapod.com | Blog

Beraber Yürürüz Biz Bu Yollarda

IMG_20190819_165956
İlerlemek mi gerilemek mi? Gevşemek mi gerilmek mi? Şaha kalkmak mı yere çakılmak mı? Özgürleşmek mi esaret mi? Hangisi ya da hangilerine daha yakınız? Uzuyor mu kısalıyor mu? Çıkıyor mu batıyor mu? Ağlıyor mu gülüyor mu? Ölüyor mu diriliyor muyuz? Türkiye nereye gidiyor? Bize neler oluyor? Ey bildiklerine inanan, inandıklarını gizleyen insan! Şöyle bir adım öne çıkar mısın? Bize söyler misin Batı'ya Batılı olmanın utancı ve geri kalmışlığını yaşatan, bizi dünyanın en gelişmiş ülkesi yapan sebepler nelerdir? Gidişatımızı iktidarın muhafız kalemlerinden okuyunca şahlanan, gıpta edilen, çağ atlatan, kişi başına düşen milli gelir oranı en yüksek ülkelerden olduğumuzu anlıyor; tarifi imkânsız ga...
Devamını okuyun
  0 yorum

MAVAL OKUYOR

Enflasyon başını alıp giderken
Hükümet millete maval okuyor.
Yoksulluk ülkeyi viran ederken
Hükümet millete maval okuyor.

Devamını okuyun
  0 yorum

BU ŞARTLAR ALTINDA VATANDAŞLARIMIZ NASIL KONUT SAHİBİ YAPILABİLİR..?

​ TÜRKİYE'NİN KONUT SAHİPLİĞİ PROBLEMİ ...! Her sosyal devlet kendi vatandaşını, bir KONUT SAHİBİ yapmak veya GELİR SEVİYESİNİ rahatlıkla konut alabilecek seviyeye ulaştırmak zorundadır .. Türkiye'nin 2050 yılına kadar 6,5 milyon konuta İHTİYACI olacak. Mevcut 2 milyon stoğunu düştükten sonra DOĞACAK İHTİYAÇ 4,5 MİLYON civarında olacak. Bugün Türkiye'de KİRADA oturan HANE SAYISI 6 milyon .. Peki konutu olmayan bu aileleri bu PARADOKS içinde nasıl ev sahibi yapacağız ..? Bugün MEVCUT uygulamalara bakılırsa bu çok zor gibi gözüküyor .. Geçen zaman içinde KONUT EDİNME HAKKI sürekli vatandaş ALEYHİNE gelişti . 2002 yılında Türkiye'de 3 milyon (%19) KİRACI varken ,2017 yılında bu rakam 6 Milyona,...
Devamını okuyun
  0 yorum

SOYKIRIM

II. Leopold ismini duyan var mı? Kendisi küçük şirin bir Avrupa devleti olan Belçika'nın 1865-1908 arasında hüküm sürmüş kralıdır. Sömürgesi Kongo'da yaptıklarıyla Hitleri bile kıskandıracak bir vahşete imza attı. Öldürdüğü on milyon insan yanında milyonlarca insanın el ve ayaklarını kestirdi. İnsanlara ceza vermek için küçücük çocuklarının bile el ve ayaklarını kestiriyordu. (Merak edenler buradan detayları görebilir)

Ancak konumuz bu korkunç soykırımdan ziyade Ermeni soykırım iddiaları için canhıraş şekilde meclislerinden karar çıkartan ülkelerin bu konuda meclislerinde bırakın soykırım yasaları çıkartmayı stratejik bir suskunluk içine girmeleridir. 

Bu suskunluk aslında yazımıza konu olan Ermeni soykırım iddialarının neden bazı ülkelerin meclislerinden geçtiği sorusunun cevabını barındırmaktadır. Mesele asla ve asla insani bir hassasiyet değildir. Öyle olsaydı bu ülkelerin hepsi benzer bir hassasiyeti Belçika'nın Kongo'daki soykırımına karşı da gösterirlerdi. Demek ki bu soykırım yasası geçiren ülkelerin derdi ilkesel değil jeopolitik hesaplara dayanıyor. Bu jeopolitik hesapları anlayabilmek için bir Kafkasya haritası açıp Ermenistan'ın konumuna bakmak yeterlidir. 

Devamını okuyun
  0 yorum

ÜRETMEK GEREK

​ Dünyada yaşam baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bilim teknoloji almış başını gidiyor. "Bu baş döndürücü ilerleme acaba insanlığın yararına mı yoksa zararına mı?"  diye düşünmeden edemiyor insan. Teknolojik bir buluş daha sindirilmeden bir yenisinin bulunduğu haberini alıyoruz.  Malesef bu teknolojik ilerlemenin getirdiği rahatlık dünyanın her yerinde aynı oranda yaşanmıyor. Bu ilerleme teknolojiyi geliştiren ülkeler için refah,mutluluk demekken bunun dışında kalan insanlar içinse kan ,gözyaşı ve zulme demek olabiliyor. Bugün özellikle Ortadoğuda yaşanan savaşların altyapısında bu vardır. Yoksa neden 10 binlerce kilometre öteden Amerikanı, Rusu, Çini, İngilizi, Fransızı buralara ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Nitelikli eleman

​"Nitelikli elemana kesinlikle iş var." | R. Tayyip Erdoğan |

Devamını okuyun
  0 yorum

NE POŞETMİŞ ARKADAŞ!

​ 7 Ocak 2019 sabahı bir gün evvel yağan kardan dolayı hava dona çekmiş, yollar buz pisti olduğu halde insanlar işlerine, öğrenciler okullarına doğru yol alıyorlar. Şu anda Angara'da durum -13 derece. Ben de sabahın köründe meşhur Angara ayazını yiyen talihli bir vatandaş olarak işe giderken "vaktim varken şurda biraz ısınayım" düşüncesiyle yolumun üstündeki bir işletmede durdum. İşletmede TRT Haber'i seyrederken, bir yandan da çayımı yudumluyorum. Haberlerde; hepimize, hepinize kaç haftadır "gına" getiren poşet mevzusu. Doğu Türkistan'daki zulümden ve katliamdan, millî ve manevî meselelerden çok çok daha mühim olan şu poşet mevzusu. Elektrik, su, doğalgaz ve sair zamlardan "zamkolik" olmuş ...
Devamını okuyun
  0 yorum

ABD'yi NASIL YIKARIZ

abdyiNasilYikariz

Bir kaç hafta evvel ABD başkanı Trump Obama'nın başkanlık döneminde atanan bir supreme court hakimi hakkında 'Obama hakimi' gibi bir ifadede bulunmuş. Bunun üzerine kendisi cumhuriyetçi bir başkan tarafından atanan John Roberts supreme court başkanı olarak konuyla alakadar şu demeci vermiş:

'Sahip olduğumuz, huzurlarına çıkan herkese karşı aynı adaletle davranmak için ellerinden gelenin en iyisini yapan, kendilerini adamış sıra dışı bir grup hakim. Bu bağımsız yargımız hepimizin müteşekkir olması gereken bir değer.'

Bu olayı duyduktan sonra kesinlikle söyleyebilirim ki, bırakın iPhone'un demosunu, isterseniz gerçeğini kırın, böyle hakimlere sahip olan devleti yıkmakta zorlanırsınız. 

Devamını okuyun
  0 yorum

YATAY MİMARİ Mİ, DİKEY MİMARİ Mİ…?

​ Şimdi hep bir ağızdan YATAY mimari diye haykırdığınızı duyar gibiyim. Keşke bende sizinle aynı şeyi söyleyebilsem... Herkesin hayalinde vardır, Her tarafı yeşillerle çevrili ,bahçe içinde dubleks bir ev. Veya bir sahil kasabasında deniz kenarında küçücük bir ev. Ama bazen isteklerimizle, imkanlarımız örtüşmez, Bazı isteklerinden vazgeçmek zorunda kalırsın. İşte bu yatay mimaride öyle bir şey. Neden mi….? İstanbul'un alanı 5,3 km2, Bunun 2,7 km 2 'si Silivri, Çatalca, Şile gibi yeşil alanı çok yüksek oluşmakta. Bu ilçelerin toplam nüfusu ise 200.000 civarındadır. Dedik ki; 'Hadi yatay mimariye geçelim.' İstanbul'un tüm MEVCUT binaların kat adetlerini YARIYA indirelim. 20 katı 10 kata, ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Ekonominin Denetiminin Mc Kinsey Şirketine Verilmesi Modern Düyun-u Umumiye’dir

Cumhuriyeti, " 20 milyon km karelik imparatorluktan 780 bin km. kareye düştük " diye burun kıvırıp beğenmeyenlerin , Lozan'a ihanet diyenlerin 16 yılda ülkeyi getirdikleri nokta Sultan Abdülhamid döneminin Düyun-u Umumiyesidir. Çünkü örnek aldıkları kişi Sultan Abdülhamid'ti. Sultan Abdülhamid nasıl bir padişahtı? Abdülhamid'in 33 yıllık saltanatında kahramanlık yoktur. Hep çekingen, hep büyük devletleri fazla sinirlendirmemeye dayalı bir politikadır. Daha açık konuşmak gerekirse büyük devletlerin Osmanlı hakkındaki planlarını kafasına göre kontrol etmeye çalışmıştır. Mesela İngilizler üstüne geldiğinde " Ruslara yanaşırım ona göre " demiştir. Ruslardan tehdit alınca Ruslara " Almanlara yana...
Devamını okuyun
  0 yorum