tahtapod.com | Blog

BİR ÖLÜR BİN DOĞARIZ

1149497

Bir ölür bin doğarız sanmayın biteriz biz 
Mazluma kanat gerer zalime yeteriz biz 

Tarih buna tanıkken yıldızlar hep şahittir 
Kızılelma uğruna düşenimiz şehittir

Devamını okuyun
  0 yorum

KIŞLADAN KIZIMA MEKTUP

Baban bir kamuflajdan ibaret kızım
Yeşil desenler içinde bir kumaş harikası.
İyi ki babana gökyüzünden bakmıyorsun kuşbakışı
Arazide çimenli bir tepeye benziyor koca kafası. 

Devamını okuyun
  0 yorum

DAĞ KÖYÜ ŞEHİTLERİMİZ

askerSoguk
DİKKAT: Makale; Tunceli'de hipotermi gerekçesiyle yitirdiğimiz 2 şehidimizin yasından etkilenerek hayali isim ve memleket yakıştırmasıyla tamamen kurguya dönük ele alınmıştır.

Doğu batı diye paralelini bölmeden hiçbir koordinatın ve kuzey güney diye dikine set çekmeden hiçbir meridyene; olabildiğince sadık, birleştirici, tek payda yapan değerlerin ilkesi. Bizde vatan vesikası, kenetlenmiş bütünlüğün altına atılmış gönül imzasından başka bir şeyi bahşetmez. Olur olmaz sözlerin pası damla damla düşse de bazı zakkum ağızlı bölücülerin dilinden, esaslı öyküsünü birleştiği potadan alan memleket aşkı, yalçın bariyerini kaldırır dağın taşın ve irili ufaklı kentlerle metropollerin. Bir kere aşkının demini katmıştı Türk evladı, künyesiyle imtiyaz yaratan toprağının iliklerine. 21. Yüzyılın boyun eğmez, psikolojik içgüdüye dair tüm soyut kılıçlarını kuşanmıştı..Madene gider, elindeki çapa olur yurdunun tanımı her kara elması oyuğundan çıkartan derinliklerde. Koyun güder, sürünün konuşan aklı olur. Kendisi çobandır, çobanın omzundan düşecek gibi duran; lakin bir kez olsun düşmeyen postu, dilinde nağmelenen hüzün kavalının telsiz notasıdır. Bağa gider, bahçeye gider; üzüm üzüm salkımlanır, söğüt söğüt yayılır nefesi minerali billurdan coğrafyasının her karışına. Tahıldır dibek dibek gövdelerin harcında. Tütündür tarlalarda tane tane çoğalan nüfuzuyla. Köy odasında yakılmış kuzinedir, cayır cayır iner böğrünün soğuklarını ısıtmaya közleri, kapının çıkardığı dev Anadolu gıcırtısı, bacanın kıvrımlı onur kokan dumanı; onun aslıdır, asaletinin teşnesidir. Dipten başa meal, kudret, heyecan, cesaret yüklü tarihinin alt edilemez yüzü onların bağırlarındaki istiklâl, şavk ve inancın kurduğu takımın kendisidir..

Devamını okuyun
  0 yorum

YÜREKLERDE YANGIN VİCDANLAR BUZ

Yıl 2018 Tunceli kırsalı Yüreklerin buz kesildiği an. İki şehit… İki vatan evladı buz kesti. Sıcacık yatağından ahkam kesenler duydunuz mu? G. t ısıtmalı aracıyla cumaya sefer edenler fark ettiniz mi? Bu sefer ne diyeceksiniz? Askerlik yan gelip buz tutma yeri mi? Acının resmi bu. Yazık… Tam teçhizat tam donanımlı iki asker nasıl donarak can verir? Bu çağda bu ölümü nasıl kabul etsin yürekler? Yok arkadaş ben bu türlü ölümü kabul edemiyorum. Aklım mantığım dur diyor. Olmaz böyle bir ölüm diyor vicdanım. Yıl 2018… Uzay çağı. Bilgi çağı. Teknoloji çağı. Nereden geldi donarak ölmek? Çağ atlayan bir ülkenin kahraman mehmetçiğini koruyacak teçhizat nasıl olmaz? Öyle ya bulunduğumuz coğrafyanın en...
Devamını okuyun
  0 yorum

Bir Gece Vakti

BirGeceVakti
​ Yıllar yıllar önce; günlerden bir gece yarısı yine bir başıma oturuyordum evde... Sevgili eşim kimbilir hangi dağın başındaydı bilmiyordum ve epeydir bir telefon açabilmesini bekliyordum. Siz deyin 3 hafta ben diyeyim 3.5 hafta olmuştu sesini duymayalı ve ben "başına bir şey gelmiş olsa çoktan arar bulurlardı beni" gibi gevşeklik ile gerilim arası bir ruh hali içindeydim bu esnada. İşte böyle bir gece yarısı takriben 3-3 buçuk sularında iken saat, gerçi o sularda ne işi vardı saatin hala anlamam; lojman içi hattım çaldı... Telsiz telefon ile fazla samimi yaşadığım için o vakitler, hadi hatırı da kalmasın, çalsın bir kere daha diyerek; ikinci çalışında açtım telefonu... - Emel hanım? D...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

Uygun Adım, Marş

​ Bunca ayrı geçen yıldan sonra, yıllarca tek başına dolaştıktan sonra, sokakta iki başına nasıl yürünür onu bile beceremezsiniz aslında. Sizinki evlilik değil telefon diplomasisidir ve telefonda kol kola ya da el ele yürümek zorunda değilsinizdir çünkü.  Önce o avucunuzun içi yanar, öyle sigara yanığı falan degil, okkalı bir ateş topu gibidir o sıcaklık. Tutar sıkıca, öyle sıkar öyle sıkar ki, elinizi mi tüfeğini mi tuttuğunu bilemezsiniz. Artık ayrı geçen zamanların acısını mı çıkarır, yine yeniden bir ayrılıktan mı korkar bilemezsiniz. Zaten siz de ekseri ne düşüneceğinizi bilemezsiniz ki... Ayrıca bilseniz ne olacak? 3 ay, 4 ay, bilemedin 6 ayın keşif yürek yanığı kokar ,o el elelik...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKİYE ŞERİAT DEVLETİ Mİ OLACAK? Bir Korku Hikayesi

Reza_Shah_Mustafa_Kemal_Ataturk M. Kemal Atarük ve İran Şahı I. Rıza Pehlevi
Türkiye Şeriat Devleti Mi Olacak? | 1. Bölüm ​ Bundan uzun yıllar önce Bandırma'da okuduğum okulda bir öğretmen (veya bir stajyerdi hatırlamıyorum.) kaygılı bir şekilde şunları söylemişti; "Tayyip sırayla Cumhuriyet kurumlarını yok edecek, en son şeriat devletini ilan edip başa geçecek."Açıkcası bu sözler duyduğumda verdiğim tepkiyi pek hatırlamıyorum. Ama ilköğretim ve ortaokul yıllarında yaşadığım ilçesakinleri böyle bir korkuya kapılmışlardı. Yıllar sonra bu anıyı ve Bandırma'nın "tedirgin" laiklerini düşünüyorkenkorkulan o soruyutekrar kendime ve size sorayım "Ak Parti Şeriat mı Getirecek? Şeri Hukuk, Medeni Hukuk'un yerinde mi olacak?" yahut artık klişe olmuş bir soru "Türkiye...
Devamını okuyun
  0 yorum

Boşu Boşuna

Memleketim şimdi ateşten bir gömlek.
Hangi su tasını döksen üstüne boşa.
Ne yen çıkıyor, ne kol kalıyor,
Uzandığı her elin önü sonu boşa...
Vicdanlarda kanayan bir yara ülke şimdi,
Dağlamak istesen dağlayacak tuz boşa... 

Devamını okuyun
  0 yorum

Mehmedim

​KAHRAMAN ORDUMUZA...

Karanlık zindanından çıkıp taştı,
Nice sarp dağlardan engeli aştı,
Düşmanı, karşısında dondu şaştı,
Vatanın aşkıyla yandı Mehmedim.
Sonra al kana boyandı Mehmedim.

Devamını okuyun
  0 yorum

Afrin'in evlatlarına

bayrak-diregi
​ ​Al kanlara boyandı al bayrak. Bayrak bayrak çoğalan şehitleri biraz daha ala boyadı bayrağı. Şah Hatayinin o içimi sızlatan dizeleri geldi aklıma... "Kerbela'nın yazıları Şehit düştü gazileri Fatma ana kuzuları Ah Hasanım vah Hüseynim... Her devrin bir Yezit'i var elbet. Ama bir bak bakalim, o günden bugüne dogan bebelerin kaçı Yezit kaçı Hüseyin? Degil mi ki bu topraklar ilk kardeş kanının aktığı topraklar... Elimizde kalan son vatan parçasının üstümde fareler cirit atarken, Kerbela' ya dönerken bu güzelim yurt; Hüseyin'in mubarek başi gibi toprağa düşerken Mehmetçik; emin ol sana da rahat vermeyeceģiz gafil, sana da uyku uyutmayacağız... Gizlendiğin, saklandığın inleri başına itinayla y...
Devamını okuyun
  0 yorum