Mehmet Alp'in Defteri

NOEL HAKKINDA (PEK) BİLİNMEYENLER

Çocukluğumun yılbaşıları

Ben 1973 doğumluyum.
1981'e kadar da Samsun'da yaşadım, büyüdüm.
Yılbaşı daha doğrusu 'Noel' ile alakadar o seneler günümüzde olduğu kadar bir polemik olduğunu hatırlamıyorum.

O yıllar mağazaların 'Noel' süslemesi yaptığını da hatırlamıyorum. Yani yılbaşına doğru vitrinler süslense bile, yok ağaçlar, geyiklerin çektiği kızak üstünde Coca Cola kırmızısı kıyafetle oturan tontiş herif motifleri falan yoktu.

Sonra 80 ihtilali, ve sonra Özal dönemi, yani liboşluk yılları başladı. 

Hani şimdi birilerinin merhum Menderes'le başlayıp Cumhurbaşkanı RTE'yi 'Yedrimeyiz' diye bitirdikleri üçlemenin orta halkası Turgut Özal.

Serbest Piyasa aşkı ile ülkenin kendi ekonomisini koruma ve kalkındırma planlarının 'iktisadi gericilik' gözüyle görüldüğü, sinek siklet bir boksörün ağır siklet boksörle ringe atılması gibi, Türkiye'nin birden bire Almanya, ABD vesaire gibi ekonomik devlerle 'yarıştırıldığı(!)', pre-küreselleşme dönemi. (Burada bir parantez açayım, herkesin 57. Hükümeti suçladığı 2001 krizinin temeli bu dönemde atılmıştı aslında).

İşte bu esnada, ben o zamanlar Almanya'daydım ve ailece Türkiye'ye gelemiyorduk, ne olduysa oldu. 3 haneli enflasyon rakamları ile beraber kırmızı donlu tontiş amcanın kızağını çeken 9 geyikle, süslenmiş çam ağaçları geldi ülkeye. Çünkü artık resmen 'Tüketim' toplumu olmuştuk. Olmamız için muhafazakar, liberal, sağcı yönetim elinden gelen her şeyi yapmış ve başarmıştı.

Televizyonda artık tek değil bir çok kanal vardı. Eskiden orta halliler tarafından kuru yemiş ve portakal ile tek kanalı seyrederek, durumu iyi olanların belki hindi yiyerek 'kutladığı' (artık bu 'hedonist ve çılgınca'(!) kutlamaya ne kadar 'Kutlama' denebilirse...) yılbaşıları ve televizyonda 'yılbaşı proğramları' da değişti. 80 evveli TV'ye çıkınca 'burun kıvrılan' Nesrin Topkapı'nın çok masum kaldığı proğramlar başladı.

Yani eğer bu gün Türkiye'de yılbaşı bizim dini ve kültürel motiflerimizle bağdaşmayan bir hal aldıysa bunda 'sağ, muhafazakar ama liberal, Hac'a da giderim Whisky'mi de içerim' anlayışının payı çok büyük!

Bugün 'Noel Babayı döven Osmanlı kabadayısı' pankartları asan bu zihniyetin evlatları, torunları, bir zahmet olayı babalarına bir sorsunlar.

***

Bilinmeyen bir doğumgününün kutlanması...

Neyse, aslında maksadım Noel hakkında pek bilinmeyen bazı konulara değinmekti.

Evet Hristiyan Dünyası Noel Bayramında Hz. İsa'nın doğuşunu kutlar. Lakin kutlama şekillerine ve kullanılan motiflere bakıldığında çok ilginç teferruatlar görmek mümkün. Çünkü kutlamanın şekli, şeması neredeyse tamamıyla Roma İmparatorluğu dönemi veya başka pagan adet ve inançlarına ait.

Mesela 22 Kasım 1984'de Buffalo News Gazetesi şöyle yazmış: "Noel'in 25 Aralık'a denk gelmesini gösteren en eski kaynak miladi 2.yy'a ait. İlk Noel kutlamasının muhtemelen Roma Gündönümü vesilesi ile yapılmıştır. Kış Gündönümü, yani güneşin geri dönmesi yüzünden hasatın tanrıcası bilnen Satürn'e şükran sunmak için kutlanan bir tür 'hasat şükran günü'. (Açıklama: Gündönümünün bir kaç gün öncesi ile beraber kutlanan bu bayramın adı Saturnalia' idi.) Saturnalia toplumsal ahlak kurallarının bilinçli olarak rafa kaldırıldığı bir zamandı. O dönem henüz küçük bir tarikat olan 'Hıristiyanlar'ın ruhbani liderleri bu hedonist bayrama karşı tepki olarak güneşe tapmak yerine 'oğula' (açıklama: Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Tanrı'nın oğlu olarak adlandırır) tapmayı yerleştirdiler. Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu'nun resmi dini olduktan sonra, 529 senesinde İmparator Justinian Noel'i resmi bayram haline getirdi. Noel kutlamaları doruğa, bazılarına göre en kötü zirve yaptığı zaman, aşırı tüketim ve ahlaksızlıkta sınır tanımayan alem şeklinde Orta Çağ'da ulaştı."

Tabi başka kaynaklar da var. Noel'in kökeni hakkında en ilginç kaynaklardan biri kesinlikle 1911'de basılmış Katlolik Ansiklopedisidir. Orada Noel hakkında verilen bilgi şöyle:
"Noel kilisenin (acıklama: Yani Katolik Kilisesi Kurumu) kutladığı en eski bayramlardan değildir. ...bu bayramla alakadar ilk ipucları eski Mısırlılara dayanmakta… Mısırlılar'da Ocak civarı kutlanan pagani adetlerin Noel ile çok belirgin benzerlikleri var...
Origin adında eski bir katolik yazara göre "Kutsal Yazı'da (açıklama: İncil) doğum günü vesilesi ile büyük bir bayram kutlayan veya yemek veren kimse yoktur. Sadece Firavun ve Hirodes gibi günahkarlar dünyaya gelmelerini israfla kutlarlar."

Ve yine 1956 baskılı Encyclopedia Americana şöyle yazar: "Noel Hıristiyan Kilisesinin ilk yüzyıllarında kutlanmazdı. Çünkü Hıristiyan adeti söz konusu insanların doğumunu değil ölümlerini kutsar. 5. yy.'da Batı Kilisesi Hz. İsa'nın doğumunun ne zaman olduğu bilinmediği için bu bayramı pagan inancına göre güneşin doğumu olarak kutlanan kış gündönümü'nün sonunda kutlanması kararını aldı."

Eminim farklı ve daha çok kaynak vardır, lakin, genel olarak Roma Hıristiyan Kilisesi'nin Noel'i ilk defa 3.yy.'da kutladığı ve 5.yy.'dan sonra resmi bayram ilan ettiği kabul edilir.

Orta Avrupa'da Noel 25. Aralık değil, 24. Aralık'ta kutlanılır. Töresel Noel Yemeği de Sazan Balığı'dır. Bu törenin dini kökeni hıristiyanların 'oruç tutarak' geçirdiği advent zamanı, yani Hz. İsa'nın doğumuna kadar günlerin geri sayıldığı dört haftadır. Hıristiyanlar orucu gün doğuşundan gün batımına kadar her tür nefsi eylemden vaz geçerek tutmaz. Yemek konusunda mesela aşırıya kaçmayarak tutarlar, kırmızı ve beyaz et yemezler sadece balık yerler, şarap, kahve içmezler sadece su ve çay içerler vesaire… Lakin bu geleneksel yemeğin de pagan kökenleri var. Bu kökenlere göre Sazan'ın kafatası kemiğinden güvercine benzeyen bir cisim meydana geldiği (Hıristiyan eskiden bu cisimin 'Kutsal Ruhu' temsil ettiğine inanırlarmış) ve cadılardan koruduğuna inanılır. Yine bu sazanın pullarından paraya benzeyen bir pulun saklandığı takdirde yeni yılda bereket ve bol kazanç getireceğine inanılırmış. Başka bir batıl inanca göre sazanın gözlerinin arasında üstte bazen ay şeklinde bir taş olduğu ve bulana şans getireceğine inanılırmış.

Bizim 'Yılbaşı Hinidisi' diye bildiğiniz yemeğin aslı ise 'Noel Kazı'dır. Bu adetin İngiltere'den geldiği tahmin ediliyor. Bir rivayete göre 1588 yılında Kraliçe I. Elisabeth Noel yemeğinde kaz yerken İngiliz fliosunun İspanyol filosunu yendiği haberini almış ve bu sevinçle kaz kızartmasını Noel yemeği ilan etmiş. Zamanla kaz yerini hindiye bırakmış.

Gelelim en çok bilinen Noel adeti olan Çam Ağacı süslemeye…
Almanya'da en çok satılan Noel Çam'ı aslında kökeni Kafkasya olan 'Nordman Çamı'dır. Avrupa'da 'Noel Ağacı' süslendiğini belgeleyen kaynaklara asıl 18. yy.'dan sonra yoğun olarak rastlanmaya başlansa da, değişik vesilelerle ağaç süsleme adetine eski avrupa pagan kültürlünde çok sık rastlanır. Mesela hala özellikle Alman'yanın Bavyara Eyaletinde 'Mayıs Ağacı' süslemek düzenli kutlanan bir adettir.

Noel Çamı'na Alman Edebiyatında mesela ilk defa J. W. Goethe'nin Genç Werther'in Acıları eserinde rastlanır. O dönem Noel Ağacı sadece zenginlere mahsus olan bir motifti. İngiltere'nin Noel Ağacı ile tanışması Kraliçe Victoria'nın 1840'da Alman Konsort Prens, Albert ile evlenmesi ile başlar. Noel Ağacı adetinin İtalya ve Fransa'ya yayılması da Almanlar sayesinde olur. Yani Aslında Noel Ağacını Avrupa'ya ve nitekim dünyaya yayan Almanlardır.

Noel motiflerinin en tanınmışı muhtemelen meşhur Noel Baba'dır. Ve bu figürün de Hıristiyan dini ile alakası aslında yok denecek kadar azdır. Bu figürün 4. yy.'da yaşayan Piskopos Nikola (Barili Nikola ya da Myra'lı Nikola olarak da bilinir) olduğu söylense de aslında doğru değildir. Zira Kuzey Avrupa mitolojisinde insanları uzun bir kışa hazırlayan bir adamın motifi çok çok eskiye dayanır. Bu motif yanında ceviz ve dallarla gezer. İskandinav mitolojisine göre bu motifin yanında getirdiği cevizler bozulmayan, kışın muhafaza edilebilen gıdanın, dallar ise genel olarak bereketin sembolüdür. Bu motifin Odin ve Balder Tanrıcalarından karmaşık unsurlar taşıdığı söylenir. Hıristiyanlarda ise cevizler uslu çocuklara bereketli hediye semboliği taşırken dallar yaramaz çocukları dövmek için ceza manası taşır. 

Hıristiyanlarda Noel Baba yani Nikolas 6 Aralık'ta gelir ve hediyelerini kapı önüne bırakılan çizmelere veya odada ipe asılmış çorapların içine bırakır. Reformasyon ve reformasyonla gelişen aziz kişlere tapmaya tepki ile Noel Baba'nın hediye getirmesi 24 / 25 Aralık'a kaymış olsa bile, hala 6. Aralık Niklas Günü olarak kutlanır ve çocuklara o gece ufak çikolata, tatlı gibi hediyeler konulur.

Bu genel kutlama şeklidir. Yöresel kutlamalar Keltlere dayanen adetlerle farklı şekilde gerçekleşebiliyor hala. Noel Baba motifinin yayılmasında August Heinrich Hoffmann von Fallersleben isimli Alman öğretmen ve şairin 1835'de yazdığı 'Yarın Noel Baba gelecek' (Morgen kommt der Weihnachtsmann) şarkısının büyük katkısı vardır.

Noel Baba'nın kızağını çeken geyiklerin ismleri (Dasher, Dancer, Prancer, Vixen, Comet, Cupid, Donner ve Blitzen) ilk defa 1823'te anonim yayımlanan ama Henry Livinston Jr.'a ait olduğu tahmin edilen 'Noel'den önceki gece' (The Night before Christmas) şiirde geçer. En tanınmış geyik olan Rudolph ise 1939'da yayımlanan Robert L. May'in yazdığı bir şiiri sayesinde bu ekibe katılmıştır.

Noel Baba'nın görünümü zamanla bir çok kez değişmiştir. Bugün bilindiği gibi kırmızı, beyaz kostümlü görünüşe en yakın tanımlama ilk defa Clement Clark Moore'un 'Aziz Nikolas'tan ziyaret' (A Visit from St. Nicholas) isimli şiirinde görülmektedir. Ama görüntü olarak bu tarifi ilk tasarlayan İskandinav asıllı Amerikan çizgi romancı ve grafikçi Haddon Sundblom'dur. Sundblom 1931'de Coca Cola için yaptığı bir reklam kampanyasında Noel Baba'nın görünüşünü eski arkadaşı ve Coca Cola şöförü Lou Prentiss' e benzeterek  canlandırır. Dolayısıyla Noel Baba'nın görünüşünü tasarlayan Coca Cola değildir ama uluslar arası yayılmasına büyük katkı sağlamıştır.

Aslında Noel ile alakadar kutlamalarda kullanılan motifler çok daha fazla. Ben burada en tanınanlarına değinmek istedim.

Diğer motiflerde de durum pek farklı değil. Hz. İsa'nın doğumunun günümüzde kutlanış şekli neredeyse tamamıyla pagandır ve Hıristiyanlıkla alakasızdır.

Bu yazdıklarım ise 'Noel' ile alakadar. Yılbaşının aslında Noel ile bir alakası yok. Bir Takvim değişikliği. Takvim değişikliğinin de kökeni yine Jül Sezar tarafından uygulamaya sokulan takviminin (Jülien Takvim) Gregoryan Takvim olarak uyarlanması. En büyük fark Hz. İsa'nın doğum yılının 0 yılı olarak belirlenmiş olmasıdır ki, aslında Hz. İsa'nın doğduğu yıl aynı doğum günü gibi kesin olarak bilinmemekte. Ama şimdi bir de miladi takvim ve yılbaşının asıl kökenini yazmaya başlarsam bu yazı bitmez.

Dolayısıyla burda noktayı koyuyor ve şimdiden herkesin neyi nasıl neden yaptığını veya yapmadığını bildiği sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyorum.

YILBAŞI vs. MEKKE'NİN FETHİ
BAZI YORU-YORLAR

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış