YENİ 15 TEMMUZLAR İSTEMİYORUZ

Bugün Türk milleti din, Peygamber, Allah adına içinden çıkılmaz bir labirent ortasında kalmıştır. 

Kaynağı belli olmayan bir sürü bilgi kırıntısı yıllarca İslam diye anlatıldı. Işte bundan dolayı günlük hayatımızdan kültürel hayatımıza kültürel hayatımızdan siyasi hayatımızda çıkmaza sürükledik her gün. 

Matüridîlik, ünlü Türk bilgini Matüridî'nin Hanefî Mezhebi nin kurucusu İmam-ı A'zam 'ın açtığı yoldan yürüyüp, aklı ön plâna alarak geliştirdiği inanç sistemidir. 

"İlim öğrenmek her Müslümana farzdır." 

Hadisi nasıl yorumlanır?
Veya siz bu hadisten ne anladınız?
Burada bahse konu olan ilim nedir?

Acaba Peygamberimiz pozitif ilimleri mi yoksa sadece dini ilimleri mi kastetti?
Yoksa hem pozitif ilimler hem de dini ilimler mi müslüman için farz? 
Bugün tartışma konusu cemaat yapılanmaları ve bu yapının önlenemez yükselişi.
Insanlarımızın hatta devlet yönetiminde bulunan kişilerin din anlayışı nedir?
Devlet yönetiminde ve toplumsal hayatımızda din ne kadar etkili?
Gerçek İslam bugün ne kadar anlatılıyor veya ne kadar yaşanıyor? 
Yüzyıllardır din adına söylenen ve yazılanların ne kadarı Kuran ve Sünnet ölçüleri içinde? 

İşte tam bu noktada Matüridîlik ve Eşarilik karşımıza çıkıyor.
Bu iki kavram çok uzun zamandır İslam dünyası için tartışma konusu bugün gelinen noktada Matüridîlik yok sayılmaktadır. 

İlme kapılarını kapatmış bir din var elimizde. Veya dini tamamen şekle indirgenmiş bir yapı ile karşı karşıyayız.
Matüridîlik ile Eşarilik bazı noktalarda ayrı düşseler de bugün bu ayrılıklar bilerek veya bilmeyerek büyütülmüş bu gerekçe ile bilimsel yaklaşım dinden çıkarılmıştır. 

Galiba siyasi kültürel dini hayatımız bundan dolayı bir çember içine hapsolmus. İlmi dinden çıkarınca neler ortaya din adına çıkıyor. Etrafınıza bakınca gayet net görülüyor. 

Aklın yolundan uzaklanca bakın neler yaşanıyor. Din adına neler yapılıyor. 

Bu yaşananlar aslında Kur'an-ı Kerim'den, İslam'dan uzaklaşmayı beraberinde getiriyor. Fakat toplumda zamanla din gerçek yolundan çıkartılıyor. Kimi dini ticari kimi siyasi rant olarak kullanIyor ve bunlar zamanla din adına hüküm süren din temsilcileri oluyor. Bir tarikat şeyhi bakın ne diyor: 

"Elimizden geldiği müddetçe, ruhumuzda ruh, canımızda can, ruhumuzda can olduğu müddetçe o aileye köle olacağız. Başımızı yere koyacağız. Bütün Gavs hazretleri ve çocukları başımıza basıp geçecekler. Gene de Gavsın hakkını helal etmemiz mümkün değildir. Biz de ömrümüz boyunca Gavsın evlatlarına kölelik yapacağız. Yapmaya da mecburuz. Üzerimize farzdır, vaciptir. Ölünceye kadar Gavsın evlatlarına boyun eğmeye, hizmet etmeye mecburuz.

Bu mantık mı?
Bu tasavvuf mu? 

Esas önemlisi bu gerçek İslam mı?
Kölelik yapmak kime? 

Islam diye bunlar ortalıkta olduğu sürece bir adım ileriye gidilmez. Başımızı yere niçin koyacağız dersiniz? Oysa Islam'a göre sadece Allah için başımızı yere koymalıyız. 

Şimdi ülkemizde kaç mehdi var?
Bunların peşinden giden ne kadar insan var?
Bu mehdiler (!) insanları nasıl kandırıyor?
Bu mehdilerin kaçı Allah ile görüşüyorum diyor?
Kaçı Allah'tan vahiy alıyor? 

Soru çok... 

Peki niçin böyle? 

Okumaya düşman (!) bir toplum olmamız buna etken mi dersiniz? 
Müslüman bir toplum ama Kur'an-ı Kerim'in Türkçe mealini kaç kişi okudu dersiniz? 

Kur'ân kılıfta duvarda asılı duruyor. Cenazede mezarlıkta aklımıza gelen bir kutsal yol gösterici. 

İşte fetocu bilmem neci diye ortalıkta gezinen bu modeller gerçek İslam ile toplum arasına duvar ormeyi başarmış durumdalar.
Akıl dini terkedilerek yalan yanlış bilgiler ile bindirilmiş kıtalar haline getirilmiş insanlarla gerçek İslam yara almaktadır. Bugün en büyük katliamlar acı ve göz yaşı İslam aleminde yaşanıyor. 

Refah içinde yaşayan bir İslam ülkesi var mı etrafımızda?
Acaba sıkıntı İslam'a mı yoksa o dini yobazlastiran bağnaz kafalarda mı? 

Yeniden 15 Temmuz ihanet kalkışması yaşanmasın dinliyorsak gerçek İslamı yeni yetişen nesillere aktarmak zorundayız.
İlimden uzaklaşmış bir İslam ile F tipi yerine M tipi yerleştirerek ülkeye hizmet etmiş olamayız.

"Bir elinde bilgisayar bir elinde Kur'an olan" bir nesil belki bizi yeni 15 Temmuzlardan korur. 


Doğan Ay

TESADÜFÜN BÖYLESİ
İSMAİL GASPIRALI

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış