DÜŞÜNMEME ÖZGÜRLÜĞÜ

Türkiye'de düşünmeme özgürlüğü var. Oda nereden çıktı. Düşünme özgürlüğü var da düşünememe özgürlüğü niye olmasın değil mi?

İnsanımız umursamamaya, boşvermeye, düşünmemeye başladı. Abartı yok, düşünerek kendilerini yıpratmıyorlar. Nede olsa benim yerime biri düşünür bunu ya da düşünmüştür diyorlar. Peki bu hale nasıl geldik?

Bunu öğrenebilmek için öncelikle eğitimimizi ele almamız lazım. Birey olabilmek için eğitimde ne gibi süreçlerden geçtiğine bakmalıyız. Eğitimin kalitesi, o ülkede yaşayan vatandaşların yaşam kalitesinde doğru orantılıdır. Yeterli eğitim alamayan ya da vasıflı eğitim alamayan ülkeler maalesef gelişmiş ülkeler sıralamasında yerini alamaz.

Durum böyleyken eğitime neden gerekli önem verilmiyor. Geçmişten süre gelen yanlışlar üzerine konularak devam ediyor. Yüzeysel dokunuşlarla eğitimin kalitesini arttırdığını düşünüyorlar. Öğrenciyi merkeze koyan bir yaklaşımda bulunamıyorlar. Öğrenciyi düşünmeye sevk etmeyen, sorgulayamayan, araştıramayan bir yaklaşımla yetiştiriliyor. Hatasının yada yanlışının üzerine gidip doğruyu bulmaya sevk edemeyen bir sistemle yetiştiriliyor.

2005'den itibaren yapılandırmacı eğitim programı uygulanmaya başlandı. Düşünen, sorgulayan, yaparak yaşayarak öğrenen bir eğitim sistemi getirildi. Getirildi getirilmesine de eski sistem yani esasici anlayışa devam eden öğretmenleri ne kadar hizmet içi eğitimlerinle yeni sisteme adaptesi sağlanabildi. Yeni nitelikli öğretmen yetiştirilmesi hemen yapıldı mı? Tabi bu soruların cevabı hep hava da kalır. Teoride anlatılan bütün herşeyin uygulamasını yapmak mümkün değildir. Sistem de değişse eğitimde de değişse içeriğin hep aynı kalmasıyla alakalıdır. Dışını süsleyip ambalajına önem verip göz boyamak yerine içeriğine önem verilmesi gerektiğidir. Oyuncağa çevrilen eğitim sistemi sınav sistemi bürokratların elinde gelecek nesillerin maalesef harcanmasına yol açmaktadır. Her gelen bende bir şey yapayım benimde adım geçsin deyip sistemi mahvedip gitmektedir .Bakanların bakmaktan öteye geçemediği bir eğitim sistemi oluşmuştur.

Ülkeye bir yararı olmadığı gibi kişilerin gelişimine de ters etti yaratıyor. Böyle bir eğitimde düşünmenin bile sorgulamanın bile suç sayıldığını zaten ilerleyen yaşlarında gerçek anlamda yaşamaya başlıyor. Çocukken fikrini beyan edersin aile büyüklerin söz söyler, bağırır. Okulda ezberin dışına çıkarsan, farklı fikrini sunarsan, öğretmen bağırır, kızar. Bu kadar farklılığa karşı olundukça en sonunda dersin. Bize mi kaldı düşünmek başımızdaki büyükler düşünsün de başımız en azından belaya girmesin. Bize söyleneni ezberletileni söyler geçeriz. Yıllardır böyle gelmiş böyle gider. Dertsiz başımızı derte mi sokalım şimdi durduk yere.

Allah büyüklerimize zeval vermesin, bizim için en iyisini onlar düşünür. Memleketin hayrına en iyisini onlar bilir. Bizim ne haddimize düşünmek, fikrimizi beyan etmek. Bizim düşüne bilme özgürlüğümüz varda var olmasına aman kalsın bize düşünmeme özgürlüğü yeterde artar bile.

Telif Hakkı

© Ramazan Saygılı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

İYİ PARTİ’NİN KÜLTÜR SANAT POLİTİKASI
Selçuklu Türkiye’sinde Defin ve Taziye Merasimleri...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış