DÖRT MUM

Dört mum yavaşça yanıyordu.
Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu.
İlki söyledi:
'' ben barışım!"
Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. "
Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü.
İkincisi söyledi:
'' ben inancım!"
neredeyse herkes benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor
o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok''
Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü.
Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu:
" ben sevgiyim!"
yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular "
Ve hiç zaman yitirmeden söndü.
Ansızın...
Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür
"neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir "
Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar.
Ardından dördüncü mum söyler:
"korkma ben hala yanıkken diğer mumları yeniden yakabiliriz
"BEN UMUDUM!''

Sevgiyi,inancı,barışı yaşatmak için son bir çıkışımız kaldı. İşte o çıkış yolunun adı; ümit…

Bütün kavga bu ümidi yaşatmaya. Yeniden doğmaya.

İnancımızı çaldılar…

Neyin doğru neyin yanlış olduğu unutturuldu bize yıllarca. Adam zannettiklerimiz adam çıkmadı.

Sevgimizi bir koltuk uğruna kirlettiler…

Bir sevgimiz vardı. Birileri gelip o mukaddes sevgiyi sokaklara düşürdü.

Barışı yok ettiler.

Ne barış kaldı ne huzur. Koltuk sevdası yüzünden.

Geriye elimizde kala kala ümidimiz kaldı.

Bir iyilik yapıp hiç olmazsa ümidimizi almayın elimizden.

Yeni bir ümit…

Sevdamız için son ümit.

İşte ne varsa onda var. O ümit mumu sönmeden her şey bitmedi demektir.

O ümit yanacak sevgiyi inancı barışı yeniden yakacak.


Doğan Ay

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

İYİ Parti’ye Ne Kadar İlgi Gösteriliyor?
Bugünden Sonra Atatürk’e Sarılmaktan Başka Seçeneğ...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış