BUKALEMUN

Bir çok cinsi olup ana vatanı Afrika'dır ve ağaçlarda yaşar. Yakalayıcı ayakları ve sarılıcı kuyruğu sayesinde dallara sıkıca tutunur, yavaş fakat rahat hareket eder.

Sinek, böcek ve çekirge ile beslenen bu hayvan, avını durduğu yerden 10 cm kadar dışarı fırlattığı "diliyle" yakalar...

Evet Bukalemun, renk değiştirme özelliğiyle meşhur ve bu müthiş özellik sayesinde bulunduğu yerin rengine bürünerek kamufle olup düşmanından saklanan veya avına yaklaşan bir sürüngen...

En azından Cenova Üniversitesi'ndeki bir grup işsiz-güçsüz bilim insanı bu konuya el atana kadar öyle biliyorduk. Ve bulunduğu ortama göre hal ve hareketlerini değiştiren insanları, "bukalemun gibi" yakıştırmasını yaparak tanımlıyorduk.

Evet, yakın zamanda Cenova Üniversitesi'nde fizikçi ve biyologların katılımıyla bir araştırma yapıldı. Adamlar yemedi içmedi, bukalemunların nasıl renk değiştirdiğini tepeden tırnağa araştırdı, inceledi. Araştırmanın sonunda, bukalemunların bildiğimiz manada renk değiştirmediği ortaya çıktı...

Bu işgüzar bilim insanlarının tespitine göre, bukalemunlar eskiden bildiğimiz gibi deri altlarında bulunan farklı renklere ait boya pigmentlerini istediği şekilde kontrol edip renkten renge girmiyormuş...

Hatta bu hayvanlar renk bile değiştirmiyormuş, derilerinde öyle rengarenk boya pigmentleri filan yokmuş...

İşin sırrı, hayvanın üzerine gelen ışığı yansıtmasında saklıymış. Bukalemunların derisinde iki kat kristalli hücre bulunuyor. Haliyle 130 nanometre boyutundaki bu küçük kristaller arasındaki boşluklar arttıkça, dışarıdan gelen ışınları yansıtması da farklılaşıyor, farklı kristaller arası mesafelerde farklı renkler ortaya çıkıyormuş...

Yani aslında bukalemunun rengi her zaman aynı, kesinlikle değişmiyor. Yedisinde neyse yetmişinde de o. Fakat derisini gererek veya gevşeterek bize yansıyan ışığın rengini değiştirip gözümüzü yanıltıyor. Biz de bukalemunun renk değiştirdiğini sanıyormuşuz...

O bildiğimiz meşhur, "yeşil" rengi bile sahteymiş...

Bunca yıl kandırılmışız...


17.3.2018

Kafkasya’nın Corleone’leri
NELER GÖRDÜM (II)

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış