ALTAY VADİSİNİN DATKASI: KURMANJAN

Kadınsız medeniyet olmaz, toplumun yapı taşıdır kadın. Bir milletin kadını ne kadar gelişmiş ise, ne kadar kendine güvenir olmuşsa o millet o kadar gelişmiştir. Öyle ki ezelden medeniyet sahibi bir toplum varsa o da ancak Türkler olacaktır. Ne savaşta, ne kurultayda ne şölende ne sosyal hayatta geri planda kalmamıştır kadınlar. Türk kadını Türk töresi gereği yeri gelmiş devlet yönetmiş, yeri gelmiş ordu idare etmiştir.

Yiğit olur Türk kadını, bilge olur. Bilgeliğin erkeklere mahsus olamayacağını İlbilge Hatun'dan, yiğitliğin ise cinsiyet gözetemeyeceğini Anadolu kadınından öğrenmiştir. Kan Turalı'yı düşman elinden alan Selcen kadar cesur, koca Bamsı Beyreğ'i neredeyse deviren Banı Çiçek kadar güçlüdür Türk kadını.Gerekince erler yerinden kalkmadan o kalkan, erler koç ata binmeden o binen, erler düşmana varmadan baş getirendir.

Mevzu bahis vatan olduğunda kahraman Türk kadını, kâh eline silah alıp er meydanına inmiş, kâh türlü fedakârlıklar ile milletinin bütünlüğünü savunmuş, kâh namusu bildiği toprağı için candan geçmekle kalmamış, öz evladını kurban etmiştir.

İşte mevzu bahis vatan olduğunda Türk kadını örneğini verir bize Kurmancan Datka. Türk kadınının fedakârlığı, kararlılığı, bilgeliği, azmi, başarısı, fedakârlığının en güzel örneklerindendir Kurmancan. İslam tarihinde kadınlar gizli kalmayı, kahraman dahi olsalar bunları gizli tutmayı tercih etmişlerdir.Bu nedenle tarihin yazamadığı kadın kahramanlar çok olmuşsa da Kurmancan Datka tarih sahnesindeki yerini en şerefli şekilde almış, Müslüman Türk hanımını temsil etmesiyle beraber, İdari başarısı ve er meydanındaki kabiliyetiyle kendini kanıtlamış, vatan ve milletine faydalı örnek bir kadın nefer olmuştur.

Kurmancan, 1811 Kırgızistan'ın Osh şehri yakınlarında Madı kışlağında, Mungus sülalesinin Bargı kabilesinde orta halli bir çiftçi sayılan Mamıtbay'ın ilk evladı olarak dünyaya gelir. Babasından belirli eğitimleri alır ve sağlam bir ahlaki terbiyeye vakıf olur. Tavırları ile saygı duyulan bir genç haline gelir. 17 yaşına geldiğinde görücü usulü Kul Seyit ile evlendirilir. Zayıftır Kul Seyit, çelimsizdir. Ne ata binmesini bilir ne ok atmasını becerir. Öyle ki eskiden beri Türk kadını evleneceği kişi ile yarışır, güreşir ancak kendinden güçlü kendinden kabiliyetli kişiye hanım olurdu, Türk kadını ancak böyle kişileri sevebilirdi. Kul Seyit ile mecburen evlenen Kurmancan ilk geceden kaçıp baba ocağına döner.

Tavırları ile saygı uyandıran Kurmancan, akıllı duruşuyla dikkat çeker. Bir Türk gibi davranır, asla düşünmeden konuşmaz ve değerlerinden taviz vermez. Bu özelliklerine güzelliği de eklenince Hokand Hanlığı'nın ünlü komutanı Alimbek Datka'nın dikkatini çeker. 1832 de Alimbek Datka ile evlenen Kurmancan' ın 5 erkek 2 kız evlat sahibi olduğu biliniyor.

Kurmancan zamanla Alimbek Datka gibi Salâhuddin ibn-i Mevlânâ Sirâcüddin'e bağlı biri haline gelerek tasavvuf terbiyesinden de haberdar olup saliha bir Türk hanımı olur.

Eşinin içinde bulunduğu görev dolayısıyla siyasi ve idari yönetime iyice alışan Kurmancan; kısa sürede isabetli kararları, dirayetli tavrı ve ahlakıyla birleşen vatan-milletsever kahraman yapısı sayesinde Alimbek Datka'nın yardımcısı olup Kırgız halkının yönetiminde de söz sahibi olur. Kimi zaman Alimbek Datka'nın akıl hocalığını yaptığı gibi kimi zaman ise bizzat onun kararları uygulanır. Türk beylik töresi Kurmancan'ın hayatında en güzel örneklerinden birini yaşamıştır.

1862 yılında Alimbek Datka'nın bir suiskaste kurban gitmesi ile yönetimi tamamen eline alan Kurmancan kısa sürede Datka unvanına layık görüldü. Bilinmelidir ki Kurmancan bu unvanlara layık görülen Kırgızistan'ın ilk kadınıdır. Datka kelimesi hükümdar, yönetici, idareci, komutan anlamlarına gelen bir unvandır. Kurmancan Datka gösterdiği başarılar sayesinde iki kere bu unvanı hak etmiştir.

Kurmancan her ne kadar iyi bir yönetici, komutan ise bir o kadar da iyi bir annedir. Evlatlarının hepsini yüksek ahlaki değerler ile vatan-millet sevgisi ile yetiştirir. Lakin Rus belasının baş göstermesiyle beraber oğlu Abdullah ordunun komutanıyken, bir diğeri ise Ruslar tarafından şehit edilmiştir.

Lakin bir annenin fedakârlığını, millet sevgisinin en güzelini en küçük oğlu Kamçıbek'in idam edilmesinde görüyoruz. Adı bir cinayete karışan Kamçıbek Ruslar tarafından esir alınıp götürülür. Kamçıbek zindanda idam gününü beklerken dışarı da kendisine ve annesine sadık bir grup Kamçıbek'i kaçırıp saklama planları yapar. Kurmancan da bu planın tutacağından ve oğlunun bu şekilde kurtulabileceğinden emindir. Lakin buna izin vermez. Ruslar büyük bir topluluğun önünde Kamçıbek'i idama hazırlanırken atının üzerinde gelen Kurmancan dünya gözü ile oğluna son kez bakar ve ona "Oğlum, metin ol. Metanetini kaybetme, ecdadında sıcak yatağında vefat eden kimse var mı? Sen şehit olarak gidiyorsun. Bu rütbe herkese nasip olmaz, unutma!" diyerek veda eder. Bunun yapmasının sebebini ise "Eğer Kamçıbek zindan basıp kaçırılsa idi bunun sonunda nice analar ağlardı. Nice canlar yanardı. Benim oğlum idam edilince bir tek ben ağlarım. Bunun için başka anaların ağlamasına dayanamam." sözleri ile açıklar.

Biricik evladını kınalayıp vatan savunmasına yollayan, milleti ağlamasın diye evladından vazgeçen, vatanı namusu bilip namusunu koruduğu gibi vatan savunandır Türk kadını. Fedakârlığı, çalışkanlığı örnektir tüm cihana.

Tam bir bürokrat ve devlet adamı özellikleri taşıyan Kurmancan Datka; Anadolu'da İkinci Abdülhamit'in saltanat sürdüğü sıralar Avrupa da gerçekleşen buhar makinesinin icadı ve akabinde sirayet bulan Sanayileşme hareketinin verdiği imkânlarla ile yeni arayışlara giren devletlerin iştahını kabartan Türkistan bölgesinde söz sahibi bir kadın olmuştur. İngilizlerin Hindistan'ı ele geçirip gözünü Türkistan'a dikmesinden rahatsız olan Ruslar kanlı baskınlarla kendisine bağlı olmayan irili ufaklı milletleri kendine bağlamaya çalışır lakin Kırgızların çoğunlukta bulunduğu Hokand Hanlığında ciddi bir direnişle karşılaşırlar. Ruslar Hokand Hanlığını da işgal ettikten sonra geriye sadece Kurmancan Datka'nın idaresindeki Altay Vadisi kalır. Kırgızlar ile Rusların savaşı Kırgıların lehine sürerken İmam Kulu'nun Kurmancan'ın savaş stratejisini Ruslara bildirmesiyle mağlup olan Kurmancan Datka ve oğlu Ruslara esir düşer.

Acımasızlığıyla bilinen General Skobelev Kurmancan Datka'nın duruşuna hayran kalmıştır. Dik duruşu, azmi, kararlı hareketleri ile Ruslar üzerinde bile büyük saygı uyandıran Kurmancan Datka misafir gibi karşılanmıştır. Skobelev'in anlaşma koşullarına ise iç işlerine karışılmadığı sürece evet demiştir. Anlaşmayı ancak kendi memleketinde yapmayı kabul eden Kurmancan Rusları obasında ağırlayaak 5 maddelik bir şartname imzalamıştır. Şartnameye göre yerli hayatın sahip olduğuhayat tarzı ve dinine Rus idaresi tarafından hiçbir baskı uygulanmayacak lakin yedi merkezli Hokand hanlığı Rus imparatorluğu altına girecekti. Her ne kadar teslimiyet gibi görünse de Kurmancan Datka'nın imzalamış olduğu bu şartname dönemin koşulları içinde yapılacak en mantıklı şeydir denilebilir. Bu şartname sayesinde Kurmancan'ın vefatına kadar Kırgızistan içişlerinde hep serbest kalmıştır.

Kurmancan Datka'nın hikayesi 2014 yılında büyük bütçeli bir film ile ölümsüzleştirildi ve "Queen of The Mountains: Kurmanjan Datka" ismi ile Oscar adayı gösterildi.

Dirayeti, sabrı fedakarlıkları, kararlı duruşu ve mantıklı hareket etme becerisi ile Kurmancan Datka günümüzde dahi çoğu erkeğin başaramayacağı siyasi başarılar elde etti. Milletin bekası için çalışmış Kurmancan, Kırgız halkının geleceğini büyük ölçüde tayin etmiş bir Türk hanımıdır. Kutlu bir yola adım atmış ve acıyı bal eyleyerek davasından bir an yılmayarak her Türk kızına örnek olmuştur.

Mevzu bahis vatan olduğunda en hassas tavrıyla hareket eden aziz Türk milletinin hanımları el emeği alın teriyle bulundukları güzel vatana hizmet etmeyi borç bilirler. Vatan savunmasında bir anda; bir aslan bir bozkurt kudretiyle kükreyen analarımızı, kahraman Türk kadınlarını bir kez daha minnetle anarken her Türk kızının damarlarındaki asil kanın farkına varıp hem ahlakı ve terbiyesi, hem vatan-milletseverliği ile örnek birer Türk hanımları Türk anaları olmalarını temenni ediyorum.

O HALDEN BU HALE
DEĞİŞİM Mİ DEDİNİZ?

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış