AĞAÇTAN DÜŞERKEN DALA TAKILMAK

AĞAÇTAN DÜŞERKEN DALA TAKILMAK

Ya dal kırılacak düşmeye devam edeceksin ya da birileri gelip seni kurtaracak.

...

Bir Sivaslı kadar 58'in ruhunu hissetmesem de 58'i gönülden desteklediğimi inkâr edemem. Bazı bazı Sivas ellerinde sazımın (!) çalınıp şiirlerimin (!) okunduğunu bildiğim için ağzımın kenarıyla konuşma hakkına sahip olduğumu düşünüyorum sayın Sivaslılar!

Bir haber düştü sosyal medyaya, viral boyutuna ulaşan habere göre Sivas merkezde bir aday; 4 Ekim 2026 Pazar günü ön lisans düzeyindeki adayların gireceği sınava, sınav yerine kapıların kapanmasından bir dakika sonra geldiği için içeri alınmadı. İçeri alınmayan kadın öfkelenerek bağırmaya başladı. Eşinin kendisini sınava yetiştireceğine inandığı söylenen kadın ÖSYM'ye ve kapıdaki yetkililere kızarken eşine de kızdı.

Haberin doğru olup olmadığına dair yaptığım araştırmaya yapay zekâ "doğrudur" yanıtını verdikten sonra bu gibi üzücü olayların bir kez değil, çok kez yaşandığına lisans düzeyindeki KPSS'ye bundan yıllar yıllar önce iki- üç kez giren birisi olarak hiç de yabancı olmadığımı belirtmek istiyorum. Evvela bu noktada herkesten değil de kendimden hareketle ne söyleyebilirim:

1 - ÖSYM; insanın geleceğini belirleyecek böylesi sınavlar konusunda tabiatı gereği katıdır, kurumun esneklik payı yoktur. Kapıda bulunan polis ve diğer yetkililer sadece kural odaklı oldukları için esnekliğe mahal vermezler.

Zamanla esneklik oluşturulur mu, bilinmez.

2 - Sınava girecek adayın hiç ders çalışmadığını düşünsek dahi neticede sınava giriyorsun ve hayatını değiştirebilecek bir zaman aralığında düşünsel anlamda kalem oynatıyorsun. Dikkate alınmaya değer bu gibi durumlar için daha radikal önlemler almak elimizde olmalı. Yani her şeye rağmen sınavdan en az yarım saat evvel okulun önünde bulunmak gerek.

Sınava aylarını vererek hazırlanan biriysek önlemlerimizi günler öncesinden alarak hareket etmeliyiz. Salt eşimize güvenmekle yetinmemek, telefonun alarmını kurduğumuzdan emin olmak; erken kalkmak, sınav yerine bir iki gün önceden varıp adres teyidi yapmak gibi önlemler elzem nitelikte olmalı. Öyle ki bizzat bizler tarafından yerine getirilmelidir.

Bu sütunlarda iki madde halinde detaylandırdıklarım, birey olarak kendi kurallarımızı belirlememiz, önlemlerimizi almamız hususunda dikkate değer özellik taşımaktadır. Bir de işin vicdani, insani boyutu var ki orada kurallarını esnetmemizin mümkün olmadığı ÖSYM yer almaktadır.

Peki, bu konuda ne yapılabilir ve sadece kesinkes kurallardan ibaret bir yapıya karşı insani boyutu devreye sokabilir miyiz?

Kapıda yetkilendirilen kişi sözü uzatmaz, kapının kapanma saatinin geldiğini belirtip adayı içeri almaz. Mevcut durum bundan ibaretken adayın durumunun mahiyetini öğrenmek, mazeretin derinliği, geçerliliğini anlayabilmek adına okulda, kapıda yetkilendirilen kişilerin insani boyutu, vicdani noktayı dikkate alabileceği ÖSYM odaklı ve onaylı bir esneklik payını etkinleştirdiğimizi düşünsek nasıl bir tablo ortaya çıkar?

Sınava girecek adayın kafasındaki düşünceyle devam edebiliriz: Nasılsa esneklik payı var. Biraz geç kalabilirim, kalsam içeri alacaklar biliyorum.

Aracım yolda bozuldu; taksi çağırdık, geç geldi, yetişemedik... Annem hastaydı; kadın kustu kustu, üzerimize kustu, hastaneye götürmek zorunda kaldık. Akrabaları çağırdık, onlar hastaneye gelince biz de okula geldik...

Bunun gibi gerçekliği tartışmasız savunma mekanizmalarınız olabileceği gibi bu tür durumlardan beslenen büsbütün asılsız gerekçeleriniz de olabilir.

ÖSYM'yi bugünün şartlarında belirginleşen bir algoritma gibi düşündüğümüzde kesindir ki duyguya yer vermez, geçerli kural neyse onu uygular. Sizin gerekçeleriniz yüzde yüz gerçekken insani boyuta eksiksiz yanıt verebilecekken de kural değişmez; duyguya yer olmadığını, dolayısıyla geçit vermediğini işaret eder.

Düşünün ki sazımın(!) çalınıp şiirlerimin(!) okunduğu Sivas'ta bir sabah gücendim, kızdım hayata. Katmere kızdım, kırıldım; madımak otuna bağırdım çağırdım...

Bunlar her ne kadar Sivas'a özgü yiyecekler olsa da Sivas bir insan vasfı taşımadığı için duygularımı anlayamaz. Aynen algoritma gibi değil mi? Çok iyi, kaliteli içerikler üretirsiniz ama etkileşim gelmeyince algoritma sizi keşfete düşebileceğiniz sınırın çok çok altında tutar ve der ki, "Başarısız oldun, buradan öteye geçiş yok!"

ÖSYM de böyle değil mi? Tüm haklılıklar; vicdani boyutuyla varlığınla özdeşleşse de yaşadıkların çok üzücü olsa da ÖSYM kapıda önüne dikilir, "geçemezsin" der.

Yıllarca bu ülkede adaletsizliği, yolsuzlukları, insan hayatını harcayan yıkımları konuştuk, konuşuyoruz. Birileri, bir şeyler önümüze dikilip "geçemezsin" diyor.

Yıllar önce "sorular çalındı iddiaları" ayyuka çıkarken de Fetö kumpaslarıyla sınavlara dair haksızlık yapıldı iddiaları gündemden düşmezken de eleştirdik sistemi, bugün de eleştiriyoruz.

Bu ülkede iddialarla önü kapatılan kim bilir nice haksızlık yapıldı; fakat bir şeyler, birileri önüne dikilip "geçemezsin" dedi. Yasal boyutun duvarlar ördüğü engelleri adaletsizlik koruma altına alırken kimseler hakkını arayamadı. Söylemler tıpkı bugün olduğu gibi iddiadan öteye geçemedi; fakat bir dakika geç kaldın diye sınıfa sokmadı seni yasalar. Elbette yasalar önemli, hukuk üstün olmalı; insan hayatını, insanın değerlerini gözetmeli ama paradoksal durumlar yaşandığında iddialarla gerçeklikler birbirine karışıp bir sis bulutu gibi sıradan yurttaşın belleğine üşüştüğünde işin içinden çıkılmaz hale geliyor adalet anlayışı. Çırpınışların, bağırtıların, isyanlarınla baş başa kalıyorsun, o noktada omzuna bir el dokunuyor, "Üzülme! Bu senin kaderindir." diyor. Adeta adaletsizliğin önüne geçmek için toplum tarafından "kaderindir" söylemiyle bir itaat düsturu oluşturuluyor ve ömrün boyunca buna hizmet etmen isteniyor.

İşte o dal kırılıyor ve "Bu senin kaderindir"e inandırılan yurttaş düşmeye devam ediyor.

Engin Yeşilyurt

5 Ekim 2026



×
Yayınımıza abone olun

Sayfamızda yayımlanan yazıları kaçırmamanız için yayınımıza abone olun.
Aboneliğinizi istediğiniz zaman sonlandırabilirsiniz.

HAYVANCILIĞIN BİTTİĞİ TRABZON'DA SALAH'IN YAYLAYA ...

İlgili İletiler

 

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin