BİZDEN GÖRÜNENLER

20201130_18033_20201210-063228_1

KANADIMIZI KIRANLAR ve ÜLKÜCÜLÜK

Bir gün bir yaralı kuş Hz Süleyman'a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.

Hz Süleyman dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar; "Bu kuş senden şikayetçi, neden kırdın kanadını?"

Derviş kendini savunur;

"Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada da kanadı kırıldı."

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki;

"Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun?"

Kuş kendini savunur:

"Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah'tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım."

Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister.

"Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın" diye emreder.

Kuş o anda;

"Efendim, sakın öyle bir şey yaptırmayın" diyerek öne atılır.

"Neden?" diye sorar Hz. Süleyman Kuş sebebini şöyle açıklar;

"Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar... Siz en iyisi mi bunun üzerindeki derviş hırkasını çıkartın... Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın."

*****

Başımıza ne geliyorsa dost sandığımız insanlardan geliyor ve gelecek de. Bir türlü akıllanmıyoruz. Her kazık yediğinizde yeni bir kılıf buluyoruz.

Düşmanımızı tanır ve kendimizi koruruz. Bundan şüphemiz yok. Ancak dost bildiğimiz insanlar karşısında elimizden bir şey gelmez. Zarar geleceğini düşünmedigimiz için tedbir de almayız.

Oysa dost bildiklerimiz karnımızın en yumuşak yerini bilir ve ona göre vururlar.

Ve bu vuruşlar da insanı manen öldürür.

Bizi de dost bildiğimiz insanlar vurdular vuruyorlar.

Keşke diyorum üzerlerine geçirdikleri ülkücülük hırkasını çıkarsalar da biz de ona göre tedbir alsak.

Ülkücülük öyle ne idüğü belirsiz (aslında belli de) kişilerin peşinden giderek şakşakçılık yapmak değildir.

Ülkücülük siyaset yosmalarının kucağına ikram edilecek kadar basit değildir.

Uğrunda binlerce fidanı toprağa vermiş binlerce mağduru olan dâr ağacında zulme kafa tutan bu hareket sizin liboşlarınıza göre şekil alamayacak kadar yücedir.

Ülkücülük dik duruşun adıdır.

Haksızlığa hayır demenin adıdır.

Bizdenmiş gibi görünmeyin yeter artık.

Şimdi size düşen görev nerede hangi partide bulunursanız bulunun ya ÜLKÜCÜLÜK LIBASINI ÇIKARIN YA DA ADAM GIBI ÜLKÜCÜ OLUN.

Doğan Ay

EŞEKLE TARTIŞMA VEYA ERİL FAİLLİK
KASABA SİYASETİ

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

By accepting you will be accessing a service provided by a third-party external to https://www.tahtapod.com/