Batı edebiyatında Hans Christian Andersen en çok sevdiğim masal yazarıdır. Karlar Kraliçesi en beğendiğim masalı olsa da bugün Andersen'in 'Kralın Yeni Kıyafetleri' isimli masalından bahsetmek istiyorum. Hani şu sonunda çocuğun 'Kral Çıplak' diye bağırdığı masal var ya; işte o.
Sözüm siyasi duruş ve düşüncelerimden şüphe edenlere Hiç bir kimse Cumhur ittifakına muhalifliğime binaen HDP ve mensuplarının söz ve videolarını ikide bir hatırlatma babında önüme koyamaz. Aslında müsebbibi oldukları yaşanmışlıkların utancı; kendilerine böyle bir cür'eti vermemesi lazım ama arsıza kütük çakmışlar bu gürültü nereden geliyor demiş. Peşinen söyleyeyim ki; HDP bu ülkeye ne...
Cengiz Aymatov'dan: "Juan-Juan adlı barbar bir toplum, tutsak ettiği kişileri işe yarar köleler haline getirmek için belleklerini silerek "mankurt" haline getirirmiş !... Bir insanı "mankurt" yapmak istediklerinde bak ne yaparlar: - Tutsak kişinin saçları iyice kazınır,- Kafasına devenin boyun derisi gerdirilerek geçirilir,- Tutsak başını yerlere vurmasın diye bir kütüğe bağlanır,- Yürek...
Bir an düşünün. Öyle bir ülkede yaşıyorsunuz ki ADALET yok. Ne hissedersiniz? ADALET yoksa geriye ne kalır?Adalet yoksa asalet de yok olmuş demektir.Adalet yoksa kaos var demektir.Adalet yoksa özgürlük ölmüş demektir.Adalet yoksa barış demir parmaklıklar ardında kalmış demektir.Adalet yoksa konuşma hakkı bitmiş demektir. Adalet yoksa insanlık yok olmuş demektir…Peki bu a...
"Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin. Böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar." Ahzab Suresi 70-71 Muhtelif yerlerde mükerrer olarak da "yalan söyleyenlere büyük azap olacağı" bildiriliyor Kur'anda... Referansını ve mevcudiyetinin yegane temelini İslamiyetten aldıklarını iddia edenlerin bu ayeti kerimeleri bilmemelerine imkan var mı? ...
İçimde bir yara kanayıp durur
Günbegün gittikçe azar hemşire.
Dinmeyen sancısı yüzüme vurur
Moralimi öyle bozar hemşire.
Birkaç ay önce bir gün, sınıf kitaplığımızı düzenlerken bir öğrencim; "Öğretmenim sizin anneniz babanız var mı?" diye sormuştu. "Yok" diyemedim nedense... Belki küçücük çocuğun benim için üzülmesini istemedim, belki arkasından gelecek sorulara gücüm yetmedi, belki de içgüdüsel: "Tabi ki var." dedim. Sonra kendi kendime neden öyle söylediğimi düşündüm ve aslında doğru bir ceva...
Düşünüyor musunuz? Okuyor musunuz? Yorum yapıyor musunuz? Eleştiriyor musunuz? Düşündüğünüzü söylüyor musunuz? Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de yazıyor musunuz? Oh ne alâ. Bir de düşman kazanıyorum diye şikayet etmenize şaşırıyorsunuz öyle mi? Yahu sen basit bu fiilleri gerçekleştir sonra da niye bana düşmanlık yapıyorsunuz de. Olmaz kardeşim olmaz bu kafa ile olmaz. Sana ne düşü...
