ZOR DA HASAN'IM (Hâlim’in Cevabı)

Az evvel mektubun geçti elime,

Neler neler olmuş orda Hasan'ım,

Ana-baba gitmiş, öksüz hâlime,

Ben bile acıdım şurda Hasan'ım.


Gözüm yoktu zaten tarla tapanda,

Eve pek üzüldüm, duyduğum anda,

Allah'ından bulsun, onu yapan da,

Biyol sindireyim dur da Hasan'ım.


Zöhre de gitmiş ha ağa oğluna,

Çok burma takmıştır ağa koluna,

Ne diyeyim; "Herkes kendi yoluna"

Söylemesi bile zor da Hasan'ım.


Zöhre'ye söylersin "Kademli olsun!"

İstemem saçını-başını yolsun,

Bende aç kalırdı, kursağı dolsun,

Eli hiç kalmasın darda Hasan'ım.


Bacımı demişsin, alayım diye,

O da kalsın orda benden bakiye,

Halimi bir bilsen demezsin; "Niye?"

Durumum düzelmez burda Hasan'ım.


Bacımı aldırsam, bakamam ona,

İşe girse sahip çıkamam ona,

Bir de kara ağıt yakamam ona,

İzin ver de kalsın orda Hasan'ım.


Sokağa, pazara yalnız salamam,

Hans'tan, Tomas'dan başım alamam,

Gebe kalsa, babasını bulamam,

Salarsın başımı derde Hasan'ım.


Tarladan üç kuruş gelirse alsın,

Ananın yanında hizmetçi kalsın,

Arada iyi mi? Bir haber salsın,

Düşmesin sokağa burda Hasan'ım.


Hâlimi bilmezsin, kulak ver dinle,

Gün doğmadan işe geldim yeminle,

Tuvalete kaçtım, o da izinle,

Mektubu okudum orda Hasan'ım.


Bir iş te yetmiyor karnım doymaya,

Fabrikaya her gün giderim yaya,

Pazardan iki baş soğan almaya,

Bir gün çalışıyom burda Hasan'ım.


Demir eritiriz ocak başında,

Yazın da yanarız inan kışın da,

Bereket yok ekmeğinde, aşında

Ümidim eridi korda Hasan'ım.


Fabrikadan çıkıp bar'a giderim,

İçini görmedim, yandan girerim,

Sanma ki bir bardak içki içerim,

Bulaşık yıkarım bar'da Hasan'ım.


Süslüce bir sürü avrat doluyor,

Kiminin yanında herif oluyor,

Bardaklar bir dolup, bir boşalıyor,

Onları yurum içerde Hasan'ım.


Gece yarısında salarlar ancak,

Kolay mı? Bin tane bardak yıkancak,

Kirli bir tabakta peynir buluncak,

"Katık" der alırım, gör de Hasan'ım.


Dur! Daha gündelik işim bitmedi,

Peynir bulduk daha ekmek etmedi,

Fabrika- bar hiç zoruma gitmedi,

Helâ temizliyom bir de Hasan'ım.


En çok parayı da verenler onlar,

Helâlar leş gibi, bozuk sifonlar,

Gelsin bez'le paspas, gitsin bidonlar,

Akıl mı kalıyor ser'de Hasan'ım.


Şafağa az kala işim bitiyor,

Tuz ruhu elimi pek eritiyor,

Helânın kokusu can'a yetiyor,

İmanım gevriyor orda Hasan'ım.


Eve varıp iki saat uyurum,

O arada leğende üst-baş yurum,

Anla Almanya'da kolay mı durum?

Gurbetlik her yerde zor da Hasan'ım.


Bunlardan aldığım kiramı öder,

Biraz erzak, biraz da üst-baş eder,

Çok şükür yine kalmadım derbeder,

Sığınacak evim var da Hasan'ım.


Çoğunun durumu benden de beter,

Açlıkla sefalet canına yeter,

Benim zor da olsa ocağım tüter,

Uyuyan da olur gar'da Hasan'ım.


Daha anlatayım, sorarsan eğer,

Dinlersen sözümü, verirsen değer,

Alaman'ya derler, rezilmiş meğer,

Kurban olam bizim yurda Hasan'ım.


Herkesler ben gibi köle değil bak,

Vermişler Hintliyle zenciye de hak,

Biz kaçak gelince nerden hak alak,

Türk'ün itibarı yerde Hasan'ım.


Hele de dazlaklar görmeyiversin,

Düşerler peşine billah bitersin,

En azından sağlam bir sopa yersin,

Hayır da burada, şer de Hasan'ım.


Kâğıdın yok ise hak da alaman,

Boşa çalışırsın, yolu bulaman,

Aynı yerde uzun süre kalaman,

Yem olursun kuşa-kurda Hasan'ım.


Bir sefer polisler beni tuttuydu,

Karakolda üç gece uyuttuydu

Patronlar adımı da unuttuydu

Bizim Cemal yetti orda Hasan'ım.


Dediler, "Oturmak için kâğıt şart,

Sana üç gün süre, iyi düşün, tart,

Bir kadın buldular, nenemden de kart,

Evlencen dediler bunla Hasan'ım.


Evlendik, bir kâğıt alalım diye,

Yoksam göndereceklerdi geriye,

Beş yüz para yerdim, evlensin diye,

Sakın açık etme, sır da Hasan'ım.


Babam derdi "Başka yerin somunu,

Küçüktür buradan, bozuktur unu"

Neden dinlemedim, duymadım onu,

Söz dinlemez ah-u zarda Hasan'ım.


Hâlbuki köyümde pek rahatmışım,

Yirmi sene gece-gündüz yatmışım,

Nasihat almadım ne inatmışım,

Her şeyi anladım burda Hasan'ım.


Ne deyim; karaymış benim kaderim,

Cahil geldim bura, cahil giderim,

Soranlara çok çok selam ederim,

Herkes mutlu olsun orda Hasan'ım.


Kaan ÖZASLAN

08.05.2017


Not: Daha önce paylaştığım "Gardaşım Halim" (Halime mektup) isimli şiirimin devamı/cevabı niteliğindedir. İlk şiiri okumayan varsa bence önce onu okusun, çünkü konular birbiriyle bağlantılıdır. 

​DAHA FAZLA DEMOKRASİ
KÜÇÜLME!

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış