SİYASETE İNCE AYAR MI?

İNCE AYAR MI?

Tabiri caizse dananın kuyruğu kopma noktasına geldi.

CHP içinden çıkaracağı en güçlü isimlerden biri ile yarışa katıldı. Seçimin seyrinin değişeceği bir ortam oluştu artık.

CHP tabanına sahip olabilme açısından bakıldığında doğru bir karar verdi.

Yalnız bu karar seçim kazanmaya yetecek mi dersiniz? İşte bu çok zor bu şartlarda. Türkiye'de kalıplaşmış bir seçmen kitlesi var. Bu kalıplaşmış blok %35-40 bandında sol (en iyi tahminle) %60-65 bandında sağ. Hal böyle iken sayın İnce mucize göstermeli ki seçim kazansın. Mevcut yapının değişmesi sadece sağ blok içinden iki adaylı bir yarış ile ancak gerçekleşir. Ancak bu durumda CHP seçimlerin sonucunu belirleyen güç merkezi olabilir. Ikıncı turda sol ile baş başa kalmak cumhur ittifakının işine gelir. Cumhur ittifakına oy vermeyecek bir grup ikinci turda CHP'ne de oy vermeyeceği için büyük bölümü sandığa gitmeyecek katılım en düşük seviyede kalacak ve cumhur ittifakı kazanmış olacak.

Bu noktada CHP neyi amaçlamış olabilir diye düşünmek gerekir. Kazanma şansı olmayan bir seçime asılmak " Bana ana muhalefet olmak yeter " demek olur.

Burada sorun Sayın İnce'nin kişiliği olmayıp Türkiye'de yerleşmiş politik anlayıştır.

Peki bu noktadan sonra ne yapılmalı?

Sorumluluk CHP seçmeni ile IYI Parti teşkilatlarına düşüyor. IYI Parti tabanı artık işi daha sıkı tutmak zorunda. CHP'den gelmesi muhtemel oyların bir bölümü adreslerinde kalacak gibi bu hamle ile. Aynı sorumluluk ve gayret CHP tabanı için de geçerli. Hatta onların sorumluluğu biraz daha artacak. Çünkü CHP tabanı ya kendi partisinin adayına oy vererek ikinci tur için yarışacak ki bu durumda ikinci turda kazanma şansları çok düşük olacak veya milletvekilliğinde partisine oy verip cumhurbaşkanlığında oylarını Akşener için kullanacaklar. Ciddi ciddi zor bir durum onlar için.

Siyasete Ince bir ayar vermeye çabalıyor bir yerler. Bakalım bu ince ayar tutacak mı yoksa sağ duyu mu kazanacak?

Akşener cephesinde şimdilik her şey yolunda görünüyor. Lakin adaylar için verilen imza sayıları kimseyi rehavete sürüklemesin sakın. Rehavet politikanın en büyük düşmanıdır unutmayın.

Bekleyip görelim.

Doğan Ay 

Demokrasi Adı Altında AntiDemokratikleşmek
KİM KİMİNLE NEREDE?

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış