SADECE İYİ PARTİ NATO YANLISI DEMEK NE KADAR DOĞRU (2)

 İYİ partiye yönelik eleştirilerin bana göre en dişe dokunanı NATO üyeliğine kuvvetli vurgu yapılmasına yönelik eleştiri. Sebebi son yıllarda ABD = NATO bağlamında, NATO' nun okların hedefine oturtulması. NATO her ne kadar ABD' ye yönelik okların hedef tahtası olmayı haketsede kuruluş amacı ve gerekliliği üzerinden yürümek gerekir. 

İsviçre'de yaşamış bir milli kahraman olan William (Wilhelm) Tell'in hikayesi üzerinden konuyu inceleyelim. William (Wilhelm) Tell, bir direğe asılı şapkası önünde selam vermeyen ve halka yüklediği ağır vergileri ödemeyi reddedenleri meydandaki direğe bağlattıran zalim bir Valiye karşı savaşmıştır. Vali şapkasına selam vermeyi reddeden Tell' in oğlunu kazığa bağlatıyor ve Tell' den oğlunun kafasına konulan elmayı vurmasını istiyor. Tell iki ok çıkarıyor ve ilk okla elmayı vuruyor. Vali ikinci oku neden çıkardığını sorunca Tell 'oğlumu yanlışlıkla vursaydım ikinci ok sanaydı ' cevabını veriyor. Hikayede zalim Vali ABD. Elma' da NATO' nun başının üstünde. Yazımızdaki elmada İYİ partinin başında. 

İçerisinde Türkiye' ninde olduğu 28 üyeli NATO askeri ittifakı' nın merkezi Brüksel. Kuruluş amacı: örgüt dışında kalan ülkelerden gelebilecek saldırılara karşı ortak savunma yapmak. En önemli özelliğiyse "üye ülkelerden herhangi birine yapılan saldırının, tüm üye ülkelere yapılmış olarak kabul edilmesi." Bu madde, 2001 yılında ABD'de yaşanan 11 Eylül saldırıları sonrasında ilk defa uygulanmıştır. Terör saldırılarından sonra çeşitli devletlere ait askerler Afganistan'a gönderilmiştir. 

Bilindiği üzere AB - D' nin nihai hedefi Türkiye' nin parçalanması olan Sevr' i hayata geçirmektir. 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında ABD ve NATO' nun bulunması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP' li siyasilerin ısrarlı eleştirileri NATO' ya olan güvensizlik ve tepkiyi dahada artırmış,1974 Kıbrıs Barış Harekatındaki seviyelere taşımıştır. 

Türkiye' nin NATO üyeliği konusunu parti proğramlarına bakarak inceleyelim. 

İYİ parti proğramının 73' üncü sahifesinde NATO başlığında: "Ülkemizin savunma politikası Batı güvenlik sistemine entegre edilmiştir. Savunma politikasında en üst şemsiye olarak NATO bulunmaktadır. Nato bir siyasi yapılanmada olup üyelerinin müşterek savunma ihtiyaçlarınıda karşılamaktadır. Türkiyenin NATO' ya üye olması Milli politikalar ve stratejiler uygulamasına engel olmadığı gibi ittifak üyeliğimiz diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi milli çıkarları ve ulusal güvenliğimizin gereği olarak kurulacak ilişkilere ve işbirliğine engel değildir." üyeliğin çerçevesi çizilmiştir.

AKP parti proğramında: " Türkiye'nin NATO bünyesinde bugüne kadar ortaya koyduğu katkıya paralel olarak, yeni Avrupa savunma stratejisi çerçevesinde oluşturulan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kavramı (AGSK) içinde hak ettiği yeri alması yolundaki çabaları sürdürecektir. ABD ile uzun yıllardan beri savunma ağırlıklı olan işbirliğini devam ettirecek ve bu işbirliğini ekonomi, yatırım, bilim ve teknoloji alanlarında yaygınlaştıracaktır. " şeklinde yer almıştır.

CHP parti proğramının 121 ve 127' inci sayfalarında: ".. NATO' nunda uluslararası alanda güvenlik ve işbirliğinin sağlanmasına daha büyük katkı sağlamasının gerektiği düşünülmektedir. NATO üyeleri arasında tam bir uyum, dayanışma ve işbirliğinin sağlanmasının ittifakın görevini en etkili şekilde yapmasına katkı sağlayacağını düşünmektedir. Amerika ve NATO dahil diğer müttefiklerimizle karşılıklı saygı, dayanışma ve işbirliğine dayanan ilişkiler geliştirilmesini destekler.." ifadelerine yer verilmiştir.

MHP parti proğramında NATO üyeliği konusunda özel bir başlık veya açıklamaya yer verilmemiştir. Proğramın
128' inci sayfasında " ABD ile ilişkilerimizin ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla her iki tarafın karşılıklı çıkarlarına hizmet edecek şekilde, eşitlik ve karşılıklılık temelinde yürütülmesi esas olacaktır." yazmaktadır. HDP' nin anladığımız manada bir parti proğramı olmadığından görüşlerine yer verilememiştir. 

15 Temmuz darbe girişimin ardından Bakanlar Kurulu'nun, NATO'ya "Türkiye'ye müdahale izni" vermesine ne demeli? Yanlış okumadınız NATO'YA 'TÜRKİYE'Yİ İŞGAL İZNİ' verilmiştir! 24 Mayıs 2016'da Başbakan Yıldırım ve Bakanlar Kurulu, NATO' nun teklifini kabul etti. Teklif Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onaylamasıyla yürürlüğe girdi!!! NATO topa tutulup üyelikten çıkma tehdidi savrulurken, NATO' ya verilen ve halen İPTAL EDİLMEYEN TÜRKİYE'Yİ İŞGAL İZNİ hangi gerekçeyle açıklanabilir?

Türkiye II.Dünya savaşı sonrasında oluşan bloklaşmada Batı bloğu içerisinde yer almayı uygun gördü. Ancak Sovyetler Birliği'nin Kars, Ardahan ve Boğazlar üzerinde hak iddiası Türkiye'yi ABD ve Batı Avrupa ülkelerine daha çok yaklaştırdı. Türkiye, Sovyet tehdidinden tam anlamıyla kurtulmak ve toprak bütünlüğünü NATO çerçevesinde güvenlik altına almak için Kore savaşına asker bile gönderdi

NATO İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan diğer uluslararası kuruluşlar gibi ABD başta olmak üzere Batı ülkelerinin menfaatlerini koruma kollama adına kurulmasına rağmen, ABD başkanı Trump seçim kampanyalarında NATO' nun misyonunu bitirdiği yönünde açıklamalarda bulundu. Üye ülkelerde NATO' nun kendisine çeki düzen vermesini istiyor ama NATO halen caydırıcı bir güç olarak mevcut.

Aynı çoğrafyada at koşturan ve Avrasya, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortaasya' da hesapları çatışan Türkiye, Rusya ile nereye kadar işbirliği yapabilir? Sevr projeside BOP, Ilımlı İslam, Yeşil Kuşak projesi adları altında hayata geçirilmeye çalışılıyor!. Peki Türkiye ne yapmalı? Efendim Türkiye ne Batı bloğundan nede yükselen yıldız Doğu bloğundan vazgeçmek zorunda değil..Biri diğerinin ikamesi olmasmalı. Alternatifli siyaset ve birliktelikler Türkiye' ye çok büyük faydalar sağlayacaktır. İllaki bir ok atılacaksa buyrun hedefi akıl, bilgi ve sağ duyuyla seçelim.


Sevgi ve Saygıyla
Sevginaz Hamevioğlu

Telif Hakkı

© Sevginaz Hamevioğlu @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

Bin Yılın Hikmetiyle Cumhuriyetimize Bakış
Özeleştiri I

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış