MHP'DE MUHALİF ADAYLAR

Adaylar Çoğalırken Muhalif Cepheye Kısa Bir Bakış

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, bunu sadece MHP tarihi değil Türk demokrasi tarihi bile altın harflerle yazacak.

Dile kolaydır 548 imza toplamak. Denemeyen, yaşamayan bilmez. İl Başkanlarını, ilçe başkanlarını, belediye başkanlarını, delegeleri sonu belirsiz, süreci zorlu bir maceraya sürüklemek.

İmzadan sonrası ise malum, ülkücü iradeyi hiçe sayan bir Genel Merkez…Görevden alınan onlarca il, ilçe... Her gün hakaretler, iftiralar, tehditler… Gemerek'ler Tosya'lar, hukuksuzluklar, haksızlıklar, tomalar, çevik kuvvetler…

Nihayetinde Yargıtay kararıyla tescillenen bir hak ve kurultay…

İşte böyle bir ortamda her gün yeni genel başkan adayları çıkarken, biraz da muhalif cepheye bakmak lazım neler oluyor diye.

Kendi penceremden görünenleri özetlemek istedim. Artıları ve eksileriyle…

Meral Akşener: Hiç kuşkusuz kendisi için belirlenen sloganın hakkını vermekte, değişimin ana gücü ifadesini doğrulamaktadır. Hem bir ana olarak, hem de muhalefete kazandırdığı ivme açısından. Muhalefete kazandırdığı ivmeyi ayakları yere basan bir kritere dönüştüreceksek topladığı imzaya ve gittiği yerlerde gördüğü ilgiye bakmak yeterlidir. Bu artık öyle sıradan bir ilgi gibi görünmüyor. Hiçbir sıfatı olmamasına rağmen mitingler düzenleyecek, onbinleri meydanlara toplayacak kadar büyüyen bir ilgi. Kendisi de bu ilginin karşılığını vermekte, gösterdiği müthiş enerji, çevresine yaydığı pozitif elektrik, direnç, kararlılık gibi özelliklerle her geçen gün kuvvetlenmektedir.

Genel Merkezin Meral Akşener hakkındaki en büyük hatası eski yöntemleri izlemesidir. Daha önce Genel Başkan adaylarına CIA, MOSSAD, cemaatçi, hırsız, Putinci diyenler bu defa aynı şekilde sonuç alabileceklerini sanmış, yanılmışlardır. Meral Akşener'e yapılan merkez sağ, paralel, finans gibi eleştiriler onu itibarsızlaştıramamıştır. Hatta açık söyleyeyim büyütmüştür. Örneğin kadından lider olmaz, merkez sağdan gelme gibi söylemler, tam da bu yüzden Meral Akşener olmalı cevabıyla karşılık bulmuştur.

Meral Akşener cephesinin aslında zayıf tarafı ekibinde görünenlerin defolarıdır. Doğal olarak güce ve güçlüye doğru koşanlar, tabandaki olumsuz karşılıklarını Meral Akşener'e taşımaktadır. Çünkü değişim arzusunun temelinde sadece genel başkan değişikliği yoktur. Kitlelerin büyük teveccühünün arkasında eski vekiller, eski bakanlar, eski divan üyeleri, eski özel kalem müdürlerinin en küçük bir payı olmadığı gibi, değişim isteyenler bu insanlardan da kurtulmak, yük taşımayan kendini taşıtan bu kadroları tasfiye etmek, zihniyeti değiştirmek istemektedirler.

Sinan Ogan: Süreci oldukça başarıyla yürütmektedir. Ülkücü camia kendisini yaklaşık beş yıldır tanımaktadır. Bu kadar kısa bir süreye rağmen,büyük çoğunluk Genel Başkan seçilirse bundan rahatsızlık duymayacak, aksine memnun olacaktır. Televizyon performansları, gençlik üzerindeki etkisi, fiziksel avantajları, hitabeti tahminlerin ötesinde bir etki uyandırmasını sağlamıştır. Şahsi kanaatim bu etki, yapılacak kongrede netice almasına yetmese bile, istikrarlı olarak bu temposuna devam etmesi halinde hareketin geleceğinde mutlaka var olacaktır.

Dün bir ilde, bizzat Merkez İlçe Başkanından 11 delegeden 9 tanesinin Meral Akşener'e, 1 tanesinin Genel Merkeze, 1 tanesinin ise Sinan Ogan'a destek vereceğini öğrendim. Sinan Ogan'a destek veren delegenin gerekçesi olayın matematiğinden daha önemliydi. Bu ilçe başkanı hastanede yatarken ziyaretine gelen tek milletvekili Sinan Ogan'dı. Kendi seçim bölgesiyle ilgisiz bu ilçe başkanına yapılan insani ziyaret bugün oy olarak kendisine dönüyordu.

Sinan Ogan'ın tenkit edilecek yanı ise siyasetçinin olmazsa olmazlarından güven duygusunu zedeleyecek nitelikteki acelecilikleri ve sabırsızlıkları bana göre. Daha imza süreci başlamadan 500 imzam hazır diyerek yola çıkması, her olayda ilk televizyonlara çıkma, ilk beyanatı verme sabırsızlığında olması kendisini sıkıntıya sokma potansiyeli taşımaktadır. Daha olgun, daha sabırlı, daha gerçekçi bir profil, geleceğe yürüyüşünün yolunu açacaktır diye düşünüyorum. 

Koray Aydın: Daha önce de ifade ettiğim üzere şahsi kanaatim, ortaya çıktığı günden bu yana karşısında olduğu Genel Merkezden çok muhalif bir adayı eleştirmek üzerine strateji kuran, son olarak Genel Merkez ağzıyla bir başka adaya iftira atan Koray Aydın'ın bunun karşılığında bizzat Genel Başkanın ağzından aldığı "tek ülkücü aday" madalyasıyla muhalif aday kategorisinde değerlendirilmesinin imkanı kalmamıştır. Muhtemelen, gerek imza sürecinde gerekse sonrasında tabandan ve delegeden karşılık görememesi, nefsini ve kibrini körüklemiş hatayı kendinde aramak yerine en güçlü muhalif adayı suçlamayı tercih etmiştir. Değişim isteyenler sürece hele şu kurultay bir toplansın diye bakarken o benim seçileceğim bir kombinasyon nasıl oluşur diye bakmıştır.

Netice itibariyle kendisi için temennim, adaylıktan Ümit Özdağ lehine çekilmesidir. Ümit Özdağ 2012 yılında hesapsız, pazarlıksız, talepsiz bir şekilde kendisini desteklemiştir. Koray Aydın'ın kendisi hakkında oluşan ön yargıları ortadan kaldırmak, muhalif cephede oluşan kırgınlığı yok etmek ve nefsi hareket etmediğini göstermek için asil bir fedakarlık yapmasının en doğrusu olacağı kanaatindeyim. 

Ümit Özdağ: Hakkında en zor yorum yazabileceğim, objektif olamayacağım kişi. Dostum. 11 yıldır beraber yürüdüğümüz, beraber siyaset yapıp, beraber fikir ürettiğimiz, kuruluşundan beri Enstitü yönetiminde birlikte çalıştığımız, hem Türkiye'nin hem MHP'nin kendisine büyük ihtiyaç duyduğuna inandığım, üstün vasıflı bir Türk milliyetçisi… Tek söyleyebileceğim keşke insanlar sözler vermeden, harekete geçmeden, riskler alıp yürümeden, birbiriyle sözleşmeden karar verip harekete geçebilmiş olsaydı.

Hüseyin Sözlü: Daha ne olsun? Ocak başkanlığından, ilçe belediye başkanlığına, oradan büyükşehir belediye başkanlığına… Başkalarından dinlediğim hiper aktifliği, icraatçılığı ve insanlara dokunabilme kabiliyeti onu başarıya taşıyabilir. Önündeki iki engel hukuki olarak kendisine vurulan prangalar ve söz verdiğini duyduğum bazı il örgütlerinin kararlılıkla arkasında durup durmayacaklarıdır. Hakkında yapılan diğer eleştirilerle ilgili, bire bir tanımadığım ve bilgi sahibi olmadığım için yorum yapabilmem mümkün değil. 

Süleyman Servet Sazak: Hakkında çok pozitif duygular taşıyorum. Sadece soyadı bile ona sıcaklık duyma sebebim. İş dünyasında başarılı. Hareketin içinde önemli yerlerde bulunup, saygın ismini asla lekelemedi. Bulunduğu makamlardan kendi isteğiyle vaz geçmeyi bildi. Sürecin başından beri sağduyulu açıklamalarıyla gönüller kazandı. Bu dönem muhalif hareketi ilk başlatanlardan.

Maalesef bütün bu güzelliklere rağmen büyük bir stratejik hata yaptı. Sanırım ekibinin yanlış ön görülerinden kaynaklanan sebeplerle süreci yanlış yönetti. Dip dalganın büyüklüğünü göremedi. Ekibi önce imza toplanmasına ve imzaların verilmesine karşı çıktı, sonra hukuki sürece ve nihayetinde bir hakkın aranmasına alaycı bakışlarla yaklaştı. Daha önceki tecrübelerden hareket etmiş veya toplayabilecekleri imzanın güçsüz görüneceğinden endişe etmiş olabilirler, bunu anlarım. Ancak maalesef çok büyük bir mücadeleyle bu günlere gelen süreçte, en avantajlı olabilecekken en dezavantajlı konuma düştükleri kanaatindeyim. Yine de her hâlükârda mücadeleye devam etmeleri, önümüzdeki süreçte daha etkin rol oynamaları ve hareket içerisinde önemli bir aktör olmalarını umuyorum.

Şimdilik adaylığı netleşti görünen isimler bunlar. 

Birileri bu tabloyu dağınıklık olarak görebilir. 

Birileri karamsarlığa kapılabilir. 

Bense çok umutluyum, 

Tam bir demokrasi şöleni. 

Herkesin ihtiyacına, beklentisine cevap verecek nitelikte bir aday var. 

Ben delegemize güveniyorum.

Aksini, birilerini oyundan düşürmeye çalışmayı, ayak oyunlarını, fitneyi, dedikoduyu zaten mevcudun fazlasıyla yaptığını düşünüyorum. 

Korkmayın, endişe etmeyin. Ülkücü irade en sağlıklı kararı verecektir. 

Bize düşen o sandığın delegenin önüne konmasını sağlamak, sonrasında çıkan sonuca saygı duymaktır.

Bir Gece Deccalle Yalnız Kalmak
Bilge Lider

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış