Gayemiz !

 Öyle ki Oğuz Kağan'ın düşünü görebilmektir gayemiz, Bilge Kağan'ın millet sevdasını sinemize çekebilmektir, Kür Şad'ın özgürlük savaşını yansıtmaktır, Fatih'in gemileri karadan yürüten kararlılığını yansıtıp gemilere kanat takıp gökyüzünden uçurmaktır gayemiz...

Vazgeçmeyeceğiz ! 

Buraya kadar ki kısım gayet heyecanlı, bir o kadar da masalımsı gelebilir size... Masal anlatmıyorum arkadaş, onlar kimse biz de oyuz ! Bunun farkında olup yolumuzu buna göre çizersek her şey kendiliğinden hâllolur...

Başlayalım;

Fethullah zekî midir ? Bu kadar insanı nasıl bir araya  getirdi ? Generalinden, çaycısına kadar farklı kitleleri kendine nasıl bağladı ? Her şeyden önce dinimizi yüzeysel yaşadığımız, dini şekle şemala büründürdüğümüz için, aynı anda maddeye manâdan çok değer verip kendimizi yitirdiğimiz için bunları kullandı... Herkese istediği maddeyi ulaştırdı, maddeyi alanlar manâmızla oynadı, anlattıkları şey "Din" sanıldı. Hâlbuki mezhebimizin itikât imamı Matûridi'yi anlasaydık böyle mi olurdu ? Soyumuzun ulularından İbn'î Sinâ'nın yolundan gidip bilime verdiği önemi devlet politikası haline getirmesek bile, toplumu onlara yönlendirseydik böyle mi olurdu ? En basitinden Fethullah Erzurum'dan dışarı çıkamaz, kendi başına yaşayan man kafa bir adam olarak yaşardı !..

...

Her zaman 16 devlet kurduk şatafatını kullanırız, yalnız geride kalan 15 devletimiz neden yıkıldı bunu sorgulamayız ! Bu sorgulamayı ben size bırakacağım çünkü bunu bir makâleyle anlatamayız. 16. devletimiz Türkiye Cumhuriyeti, Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk'ün tabiriyle nasıl ilelebet payîdar kalır bunu konuşalım ... Devlet ebed müddet bunda ne şüphe, yalnız böyle romantizmle iş yürümüyor, devleti ebed müddet kılmak için bizlerin yaptığımız işler de yükselmemiz, herkesten daha çok çalışmamız, hedeflerimizi yüksek tutmamız buhrana kapılıp kalmak yerine karşımıza alıp onu bitirmeye inanmamız, gerektiği zaman da gerektiği yerde bulunmamız, gözümüzü budaktan sakınmamakla birlikte, yüreğimiz de yetiştirdiğimiz bu büyük ideali, hayata geçirmek için daha çok Oktay Sinanoğlu'lar, daha çok Aziz Sancar'lar çıkarmak için çalışmalıyız.

...

Tabii bunun yanında gerekli araçları siyasi parti vb. kuruluşları kullanmamız kaçınılmazdır. Gayemize ulaşmak adına ya bizim ateşimiz MHP'ye kor taşıyacak, yeni kadroları kurup devlet yönetme arzusu olan bir MHP'yi yeniden aktif hale getireceğiz, ya da bu uğurda mecburen MHP'den vazgeçip ülke idaresine talîp yeni bir çatı kuracağız ! Her iki ihtimâlle de Ozan Arif'in deyişiyle; " Ölmez bu hareket, ölmez bu dava ! " diye haykıracağız ve bu uğurda yılmadan, yorulmadan Bilge Kağan edasıya gece uyumadan, gündüz oturmadan çalışacağız bu ateşin koru her halûkâr da biz olacağız...


Tanrı Türk'ü korusun ...

TARTIŞAMA ve ÖTESİ
ÇÜNKÜ BU YOL KUTLUDUR...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış