​EĞİTİM SİSTEMİ VE GELECEĞİMİZ

​EĞİTİM SİSTEMİ VE GELECEĞİMİZ

"Milli Eğitim Bakanlığı tarafından  açıklanan sonuçlarına göre, 8. sınıf düzeyinde:

- Öğrencilerin yüzde 16.4’ü matematikte dört işlem sorularını çözemiyor, basit hesaplamalar yapamıyor.

- Türkçe’de ise öğrencilerin yüzde 66.1’i orta düzey ve altında. Bu öğrenciler deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor.

- Fen bilimlerinde öğrencilerin yüzde 86’sı, sosyal bilimlerde yüzde 65.3’ü orta ve alt düzeyde. Yüzde 39. 8’i vücuttaki organların görevini bilmiyor, iki farklı olay arasında bağ kuramıyor…"

Toplumsal travmanın başladığı nokta: Eğitim.

İçine etmeyi başardığımız kurum: Eğitim.

Her gelenin kafasına göre sistem getirdiği adres: Eğitim.

Aynı siyasi partinin aynı düşüncenin atadığı her bakandan sonra bir adım daha bataklığa sürüklenen sistem: Eğitim. 

Bütün bunlar ortada iken niçin bu haldeyiz diye çırpınıp duruyoruz. 

Milletleri kurtaracak tek güç eğitimdir. Eğitimi geleceğimize teminat olarak görmeyip günübirlik basit çıkarcı bakış açısı ile nereye?

Elli yıllık yüz yıllık milliyetçi bir eğitim sistemi oluşturmadığımız sürece toplum olarak ağır ağır uçurumun kenarına geliyoruz demektir. 

Eğitim bir devlet politikası olmazsa her gelen kendi kafasına göre bir sistem uydurur ve eğitim yaz boz tahtasına döner bugün olduğu gibi.

Siyasi figürlerin istediği toplum yapısı ağır ağır oluşuyor yukarıdaki verilere bakınca. Düşünmeyen sorgulamayan olaylar arasında bağlantı kuramayan fertlerin oluşturduğu topluluk millet olamaz. Böyle bir topluluk olsa olsa sürü olur. Bu bir sürüye de bir çoban fazla bile.

Aslında eğitimin içine düştüğü bu bataklık sistemin arzuladığı insan tipini de gözler önüne sermektedir. Sistem kendini değiştirmeye çalışan hiç kimseyi kabul etmez.  Sistem kendini değiştirmeyi isteyen insanı yetiştirir mi hiç? Sistem sadece kendi çıkarları doğrultusunda kendi çizdiği sınırlar içinde kalan kendi istediği gibi düşünen insanlara ihtiyaç duyar ve o tıp insan yetiştirmenin yollarını yapar. Bu anlayış bugün ülkemizde hakimdir. Hâkim bu anlayışa göre biat eden insan makbul insandır.

Peki bundan kurtulmanın yolu yok mu? 

Aslında bu çıkmazdan kurtulmanın yolu MİLLİYETÇİ EĞİTİM SISTEMI'dir. Bunu başardığınız gün yüce Türk milletinin istikbalini garantiye almış oluruz.

Tanrı Türk'ü korusun ve yüceltsin.

Doğan Ay 









15 Temmuzun Düşündürdükleri
​HAK-İŞ ve TEMEL BEYIN YUHALANMASI 

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış