Doğu Türkistan'da Çin Nazi Kampları (Yipik Terbiyeleş Merkezleri)

ÇİN’İN D.TÜRKİSTAN’DAKİ NAZİ KAMPLARI : MESLEKİ VE İDEOLOJİK EĞİTİM MERKEZLERİ”
​Nazizm döneminde Almanyada ve Almanyanın İşgal ettiği ülkelerde kurduğu nazı kamplarında milyonlarca masum Yahudi hayatını kaybetmişti, Nazi rejimi ve işbirlikçileri tarafından sistemli, bürokratik yollarla, malî açıdan ülke eli ile desteklenen bir şekilde yaklaşık altı milyon Yahudi'nin hapsedilmesi ve öldürülmesidir. Alman yetkililer ayrıca "ırksal olarak kendilerinden daha aşağıda" gördükleri diğer grupları da hedef aldılar. Romanlar (Çingeneler), engelliler ve Slav halkların kimileri (Lehler, Ruslar ve diğerleri) hedef alınan diğer gruplar arasındaydı. Siyasi, ideolojik nedenlerle ve davranışlarına bakılarak hapsedildiler. Bugün Çin işgalindeki Doğu Türkistan'da,modern Uzay ve Bilgi çağında Almanların Yahudilere yaptıkları katliamların aynısı Çin işgalcileri tarafından Doğu Türkistanlılara uygulanmaktadır.

ÇKP Faşist yönetiminin Ağustos 2016'da Urumçi'ye atadığı Han ırkçısı ve Çin Nazisi ÇKP'nin eli kanlı diktatörü Çin Çuvenggou'nun ülke genelinde yaygınlaştırarak kurduğu Çin Nazi ölüm Kamplarında Uygulanan Program Alman Nazı Irkçılığının Üstün Irk projesinin kopyasıdır.Çin faşist ÇKP yönetimi Çinlileri Üstün Irk olarak savunduğu Çin esiri Doğu Türkistanlıları yok etme tarihten silme projesidir. Bu programın uygulayıcısı Uygurların Celladı ve Çin Nazisi Çin'in Hitler'in 1940'li yıllarda Polonya, Avusturya ve Almanya'da Yahudileri toptan öldürerek ortadan kaldırmak amacı ile kurdukları Nazi Kamplarını örnek alarak kurduğu bildirilen bu Çin Nazi Kamplarında Uygular baskı, zulüm, işkence ve toptan öldürme yöntemlerinin Alman Nazilerinin usullerinden daha katı, daha acımasız ve kat kat daha vahşi olduğu söyleniyor.

Çin Nazisi, ilk etapta Uygurların önde gelen zengin iş adamları ile tüccarları gerekçeler ve uyduruk bahanelerle suçlayarak bu Çin Nazi Kamplarına kapatıyor. Daha sonra paralarına ve mallarına el koyuyor. Çin Faşisti Çin'in bu yöntemi Alman Nazilerinin zengin Yahudileri öldürerek para ve zenginliklerini gasbetmek usulü ile bire bir örtüşüyor. 

Çin sömürgeciliğinin Doğu Türkistan' da " Yipik siyasi ve Kesbi Terbiyeleş Merkezleri" adı ile sinsice makyajladığı "Gizli,Mesleki ideolojik Eğitim Merkezleri" Çinin Nazi kamplarıdır.

Doğu Türkistan çapında kurulan bu Çin Nazi Kamplarına önce "Gizli Eğitim Merkezi – Yipik Terbiyeleş Merkezi " adı verildi daha sonraki aylarda ise bunun adını "Mesleki ve İdeolojik ve Siyası Eğitim merkezi- Kesbi Siyasi Terbiyeleş Merkezi " olarak değiştirdi. Daha önce il merkezlerinde kurulan bu Eğitim merkezleri daha sonra zamanla ilçe.kasaba ve hatta büyük köylere kadar yaygınlaştırıldı.Kamplar ilk önce Okullar tatil edilerek ve eğitime ara verilerek bu mekanlarda kuruldu. Daha sonraki aylarda ise,yeni kamplar hazırlanarak okullar boşaltıldı ve mahkumlar bu kamplara nakledildiler.Bu Çin Nazi kampları her ne kadar "Eğitim kampları" adlandırılıp lanse ediliyorsa da aslında birer işkencehane olarak işlev görüyor. Buralarda tutulan insanlara her türlü Psikolojik ve fiziki işkenceler yapılıyor.Buraya kapatılan kişiler "İtirafname ve Tevbenameler" yazmaya zorlanıyor.Yazdıkları bu İtiraf ve Tevbenameler yüzlerce mahkumun önünde ve kişinin yakınları de zorla bu kamplara getirilerek onların huzurunda yüksek sesle okumaya ve tevbe ettiriliyor. Bu uygulama 1958 yılında Mao zamanında uygulanan Bin Çiçekler Açılısın – Aciliş Sayraş(Ötmek) kampanyasının daha geliştirilmiş bir versiyonu olarak öne çıkıyor. 

En dikkat çeken bir husus ise,bu kamplara kapatılan bir tek etnik Çinli yoktur.Kapatılanrın ve "Terbiye" edilenlerin tamamı Müslüman Uygur Türkleridir. 

ÇİN NAZİ KAMPLARINDA NELER OLUYOR?

 Çin yönetimini Uygur Türklerine karşı her türlü baskı ve zulüm uygulamasını uluslar arası toplumdan sinsice gizleyerek ve zihinlerden kaçırmak için Eğitim merkezi adı ile açtıkları bu Merkezler aslında NAZİ'lerin Zulüm ve İşkenece kamplarından farksızdır.

Bu kamplarda kalanlara her türlü fiziki ve piskolojik işkenceler uygulanmaktadır. Kamptaki günlük yaşam bir askeri esir kampından farksızdır.Erken kalkmak,çevre temizliği. Spor,ideolojik ve siyasi eğitim ve diğer uygulamalar çok sıkı ve sert bir disiplin içerisinde icra edilmeketedir. Burada verilen yemekler de çok kalitesi ve düşük kaloride olup, yeterli besleneme ve sürekli disiplin, baskı ve işkenceler sebebi ile bu kamplara kapatılan insanların çoğu zamanla önce sağlıklarını daha sonra ise hayatlarını kaybetmektedir.

Bu kamplarda bir süre kalarak serbest bırakılanlardan bir kişinin anlattıkları şöyle " Bu kamplar eğitim kampları değil birer işkencehanedir. Bazı çevresinde tanınmış ve toplum tarafından itibar gören cemaat önderleri ve aydınlara çok daha fazla baskı ve zulüm icra edilir.Onların akşamları el ve ayakları zincirlerle bağlanır.Bunlar hava almak veya tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkarıldıklarında başlarına siyah torbalar geçirilir, elleri kelepçeli ve ayakları parangalı olarak çıkarılır ve diğer tutuklulara bu şekilde korku salınır şantaj ve tehdit edilirler.

Bir diğer Kampzede'nin anlattığı ise daha şaşırtıcı ve elem verici " Bize özellikle Lahane çorbası (İçinde hiç yağ ve diğer eklemeler bulunmayan sadece suda kaynatılan bir çeşit çorba.Uygurlar buna Besey Şorpası derler) veriliyor.Bu tuzsuz ve tatsız çorbayı içen bütün mahkumların mideleri bozulur.Ayrı anda tuvalet ihtiyacı duyarlar.Çinli "Terbiyeciler" bunların ellerini kelepçeleyerek ve başlarına çuval geçirirek tuvalet götrürlür.Ancak,tuvalet sırası geldiğinde başlarındaki çuvalı ve ellerindeki kelepçeyi çıkarırlAyaklarındaki prangayı çıkarmaz

.Tuvalet sırısını beklemek bir büyük işkenceye dönüşür. Amaç, Uygurları bu hale düşürerek onların onurları ile alay ederek onlara psikoldojik işkence yapmaktır."Tesettürlü hanımlar yarı çıplak bir şekilde açıkta spor yapmaya zorlanmakta ve her gün sabah ve akşam olmak üzere iki kez "Kendilerine makyaj eğitimi uygulamalı olarak verilmekte ve Güzel görünmeleri sağlanmak" tadır.Bu Kamplarda tutulan her kes geçmişte yaptıkları için her gün tevbe ve nedamet duyduklarını ve bir daha yapmayacaklarını ve ÇKP.yönetimine sadık kalacaklarını yüksek sesle ifade etmekte ve yemin ettirilmektedir

Çin Nazi Kamplarına Kimler Kapatılıyor ?

1. Cezalarını tamamlamış eski mahkumlar

2. Eğitimli Uygur aydınlar

3. Din adamları4. Geçmiş yıllarda Kur'an kursu ve Medrezelere devam edenler

5. Geçmiş yıllarda dini vaaz ve tebliği yapanlar ve bunu dinleyenler6. Geçmişe dönük sosyal yardım faaliyetlerinde bulunanlar

7. Yurt dışına bir kez dahi olsa gidip gelenler8. Yurt dşında öğrenim görenler9. Evinde Kur'an kerim ve dini kitap,sesli veya görsel dijital malzeme bulunduranlar

10. Tesettürlü kıyafet giyenler

11. Sakal bırakan Uygur erkekler

12. Yasalara aykırı davranacaklarından şüphe edilenler (Gumanlık kişiler)

13. Devletin Birliği ve Milletlerin dostluğuna aykırı söz ve beyanlarda bulunanlar

14. Çin'in dini tüzük ve uygulamalarına aykırı davrananlar

15. Her türlü Şüpheli ve dikkat edilmesi gereken Şahıslar(Gumanlık ve Noktalık kişiler

2016 yılının Ekim ayında ilk kez Urumçi başta il merkezelerinde kurulan bu işkencehanelere ilk kurbanlar alınmaya başlandı. Urumçi uluslar arası hava alanına yurt dışından ülkesine geri dönen Uygur Türkleri daha pasaport kontrol noktalarında pasaportlarına el konlarak tutuklandı ve bu kamplara kapatılmaya başlandı.Çinin siyasi terbiye kamplarında "(komünist ideolojisi aşılama dershanelerindeki kimlikleri yeniden şekillendirilmekte için beyin yıkama metotları çeşitli türlerini denediği bu kamplardaki kişilere hipnozun çeşitli dallarının uygulandığı bir gerçektir. Toplama kampında tutuklu bulunan Müslüman Uygurlara her türlü akıl almaz işkence ve eziyetin yapıldığı bu işkencelere dayanamayan birok kimsenin hayatını kaybettiği bir gerçektir. Çin yönetimi o kampları olabildiği kadar meşru göstererek yeniden düzenlenmiş konforlu bir kamp görünümü vermek ve bunu da paylaşmakla dünya kamuoyunu bir kez daha kandırmaya çalışmaktadır.

Çinin siyasi terbiye kamplarında "(komünist ideolojisi aşılama dershanelerindeki kimlikleri yeniden şekillendirilmekte için beyin yıkama metotları çeşitli türlerini denediği bu kamplardaki kişilere hipnozun çeşitli dallarının uygulandığı bir gerçektir.

Toplama kampında tutuklu bulunan Müslüman Uygurlara her türlü akıl almaz işkence ve eziyetin yapıldığı bu işkencelere dayanamayan birok kimsenin hayatını kaybettiği bir gerçektir.

 Çin yönetimi o kampları olabildiği kadar meşru göstererek yeniden düzenlenmiş konforlu bir kamp görünümü vermek ve bunu da paylaşmakla dünya kamuoyunu bir kez daha kandırmaya çalışmaktadır.

Doğu Türkistanın Dünya Türklüğü İçin Önemi!
SİYASETİN TİLKİLERİ

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış