Bir Mecelle İlkesi ve İYİ Parti Hakkında "Hep O Şarkı"lar

Alternatifsiz devirlerin iktidarlarının menfaati, muhalefetteki çürük-çarıklara, kötülere, hainlere işaret ederek onları muhalefetin bütününe teşmil etmek ve bunun üzerinden onu susturmak veya yok etmekte tezahür edebilir. Bu, karşı evi, birkaç böceği bahane ederek, içindeki bebekle beraber ateşe vermeye benzer ki bu kabul edilemez bir toptancılıktır.

Türkiye'de siyaset netameli iş, hele de bugün. Bendeniz, onun kirli yanına asla bulaşma niyeti olmayan, o çamura bir kez bulananın derine, hep derine batmamak için fevkalade bir ahlak ve erdem sahibi olması gerektiğini bilen bir kimseyim. Ben Ozan Arif'in "Ne ikbal peşindeyim, ne dünyada gözüm var / Ne de siyaset gibi taraklarda bezim var" mısralarını benimsemiş, Ahmet Cevdet Paşa gibi "Vükelânın (vekillerin) ihtilâfına karışmak bana yakışmaz. Ben herkesle barışığım. Behemehal bir bayrak altına girmek lâzım gelirse, Bayezid meydanında bir bayrak açıp yalnızca altında otururum." demiş sade bir adamım. Ahlaki ilkeler sağlam kaldıkça, hukuk sağlam oldukça hangi seçimi hangi parti kazanmış, millet iradesi hangi tercihte tecelli etmiş, benim için hiç mesele değildir. Kırmızı çizgim, temel insani, dini ve milli ilkelerin sağlam olup olmadığıdır. "Devlet terbiyesi" kavramını bu ilkeye atfen tanımlar, "devlet adamı" kavramını da hukuku partisinden önde ve üstte tutan siyasi lider tipiyle tarif ederim. Naçizane, yapay zeka uygulamaları yolunda uzmanlaşmaya ve İktisat doktorasını tamamlamaya gayret eden, ilim yolunda yürüyen bir talebeyim. Somut fikirler üretmeye ciddi mesai harcarım, bir tanecik naçizane fikrimden istifade etmek isteyen hangi parti olursa -memlekete bir zerre faydam olabilecekse- onlarla çalışmakta bir beis görmem, zira ömrümü partiler üstü milliyetçi bir aydın olmaya adayacağım. Bununla birlikte irademiz ve kendi kendimizi idare arzumuz bizi siyaset hakkında düşünmeye mecbur eder, bundan kaçmak kişiyi yarım okka esrar içmişçesine sersem ve şuursuz bir bedbahttan farksız kılar. O bakımdan, bu yazıyı, milli iradesi alternatifsiz bir siyaset düzleminde tıkanmış olan ülkemizin bir seçenek umuduna dikkat çekmek için yazıyorum.

Ahmet Cevdet Paşa'nın hukuk şaheseri olan Mecelle'sinde tespit ve kaydettiği yüksek bir ilke vardır, o da şudur: Def-i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdır. Yani kötülüğü ortadan kaldırmak, iyiliğe ulaşmaktan önceliklidir ve ondan daha iyidir. Siyahla beyaz renkten birini tercih etmeniz istense -en sevdiğiniz mavi olsa da- şöyle düşünürsünüz: "En sevdiğim rengi tercih etmem şu an mümkün değil. Ve ben siyahtan çok nefret ederim, o halde def-i mefasid adına siyahı terkedip beyazı tercih ediyorum". Bu ilkenin siyaset alanındaki yansıması ise şudur: Partilerin birbirinden yeterince farklılaşmadığı, siyasetin tek seslileştiği, siyasetin bütün ara renklerinin ölüp siyah veya beyaza mahkum edildikleri bir ortamda kitleler sırf sevmedikleri aktörlerden kaçmak adına alternatif bir aktörü tercih edebilirler. Muhalefet imkanı kalmayan bir atmosferde muhalif bir harekete herkes (namuslu ve vatansever muhalifler de art niyetli hainler de) katılır, ve bu durum muhalif partilere daima "Bakın, hainler de orada, o halde bu hainlerin bir projesi!" eleştirisi olarak döner. Kazım Paşa gibi bir şahsiyet abidesinin liderliğindeki TCF'de kim vardı; Kemalist olmayan herkes. Demokrat Parti'de kim vardı; CHP'li olmayan herkes. Talat Paşa -kabri nur dolsun, mübarek kahraman- gibi bir vatanperverlik zirvesinin liderliğindeki İttihat Terakki'de kim vardı; Sultan Hamid'ci olmayan herkes. Şimdi Sayın Meral Akşener gibi hakikaten bir cesaret, nezaket ve milliyetçilik timsalinin liderliğindeki İYİ Parti'de kim var; Ak Partili olmayan herkes (MHP'nin bugün Ak Parti'nin bir şubesi olmasına ve CHP'nin Şükrü Karaca gibi büyük bir insandan danışmanlık alma seviyesinden Canan Kaftancıoğlu'lara düşmesine öfke duyanları da ilave etmeliyiz). Vakt-i zamanında bölücü dinci kimseler TCF ve DP ardında iğrenç ellerini oğuşturmuşlar mıdır, İttihat-Terakki'nin içinde eli kanlı komitacılar da yuvalanmış mıdır, İYİ Parti'nin başarılı olmasını zavallı hainler de istemekte midir; hepsi elhak. Hak böyleyken kıssadan hisse şudur: Bu durum Kazım Paşa'yı ve Adnan Menderes'i ne kadar gerici-yobaz-bölücü (haşa!) yaptıysa, Talat Paşa'yı ne kadar Taşnak projesi (sümme haşa!) yaptıysa, İYİ Parti'yi de o kadar FETÖ projesi yapar. Üstelik adalet namına, mevcut iktidarı bugüne kadar farklı hesap ve saiklerle desteklemiş olan zararlı örgütleri de hatırlamak iktiza eder. Onları destekleme aşkıyla mezarlardan ölüleri kaldırıp getirmekten bahsedenleri, Diyarbakır'da Barzani'ye onlarla yan yana "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye haykıranları hatırlamak gerekir. Hainler herhangi bir iktidarın arkasında çeşitli planlar gereği durabileceği gibi herhangi bir muhalefetin de arkasında aynı şekilde durabilir ve bu durum her iki halde de bizatihi bir şey ifade etmez, hiçbir partiye kara çalma, iftira etme hakkını kimseye tanımaz.

Alternatifsiz devirlerin iktidarlarının menfaati, muhalefetteki çürük-çarıklara, kötülere, hainlere işaret ederek onları partinin bütününe teşmil etmek ve bunun üzerinden o partiyi susturmak veya yok etmekte tezahür edebilir. Bu, karşı evi, birkaç böceği bahane ederek, içindeki bebekle beraber ateşe vermeye benzer ki bu kabul edilemez bir toptancılıktır.

Evinizde canınızdan çok sevdiğiniz yavrunuz da mevcuttur, böcekler de. Böcek sizin evinizde sizin sayenizde değil, size rağmen mevcuttur ve hem evinize, hem de bebeğinize zarar verebilir. Evinizi içinde böcek de var diye kaldırıp atmazsınız, böceklerin güdümünde olduğunu, bir böcek projesi olduğunu iddia edene de deli gözüyle bakarsınız. Evinizi terk etmez, böceği temizler, yavrunuzu büyütürsünüz. İYİ Parti'nin de yanında-yöresinde istisnâi bir miktar zararlı birileri olabilir, mesele vatan sevdasının verdiği güçle muhalefet etmek, zararlıları ise tespit edip yok etmektir. Bu ev yükselsin ki siyasette bir tanecik farklı, merkez bir renk oluversin. Aksi haldeki mevcut manzaranın ne devlete ne de millete hayır getirmediği ortadadır.

Şimdiden milletimizin büyük bir teveccühüne mazhar olan İYİ Parti'ye başarılar dilerim.

Görsel referansı:

HELE ONU SOR!
KARİKATÜRK

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış