Eğitim, kamu idaremizin en çok tökezlediği alanlardan biri görünümündedir. "Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim!" diyen nüktedan maarif nazırı, bu hakikati ne güzel bir mübalağa ile ifade etmiştir. Ben bu yazımda gayet yalın istatistiki hakikatler üzerinden mütavazı yorumlarımı okuyuculara arz edeceğim. Manzaranın spekülatif yorumlara pek yer bırakmayacağı, kendi tefsirini...
Devamını Oku
Adına eski Türkiye denen devrin anahtar kavramlarından biri, İstanbul'daki 29 Ekim kutlamaları vesilesiyle tekrar gündeme oturdu: Cumhuriyet kadını. Nedir bu tabirden murat? Gelin enine boyuna inceleyelim. Bir proje tip. Bir yabancı model. Masa başında hesap edilmiş, ölçülüp biçilmiş, cetvelle çizilmiş, makasla kesilip uhuyla yapıştırılmış sentetik bir maket. Dînî hiçbir pratiği olamaz b...
Devamını Oku
"Kapıya kölge düştüEle bildim yar geldi" Mayıs ayı; Malazgirt, Mohaç, Büyük Taarruz gibi zaferlerin kaydedildiği Ağustos'un tam aksine, Türk milletinin mağlubiyet, sürgün ve hüzün aylarından biridir. Balkanlar'da sokak çetelerine karşı yaşadığımız utanç verici hezimetlerin ardından "Avrupa Türkiyesi"nden ve Girit'ten çekilişimiz 1913'ün Mayıs'ındadır. Tarihimizin gördüğü sayılı alçaklıkl...
Devamını Oku

"Yaylasından inmişler...
Üç kız bir ana
Çıkmışlar dama
Ağlarlar yana yana"

Bugün, daha önce birkaç yorumunu dinlediğim harika bir Kars türküsünün, Üç Kız Bir Ana'nın bütün yorumlarını dinleyeyim dedim. Yazımın sonunda paylaştığım ifaya denk gelmek bugün hisseme düşen büyük fakat çok büyük bir nasip oldu.

Ayrıntılarına [1]'den ulaşabileceğiniz bu türkü, 1940'larda Kars'ın Sarıkamış İlçesi'inin Iğdır köyünde (bu köy bugün Selim ilçesine bağlı olup Iğdır iliyle alakası yoktur) yaşayan bir adam ve onun eşi ve üç kızının yaşadığı acı bir hadiseyi anlatıyormuş. Yayla vakti geldiğinde hasta olduğu için yaylaya eşi ve kızlarını kendisinden mahrum gönderen adam, onlar yayladayken vefat etmiş. Eve gelip eşini ve babalarını ölmüş bulan kadın ve üç kızı ağlamaya, ağıt yakmaya başlamış. Bu acı olaya şahit olan halk ozanı Kurbani Kılıç da bu türküyü yakmış. Türk mitolojisine "Türkü Tanrısı" sıfatıyla girmeye hak kazanmış, medeniyet mimarlarımızdan rahmetli Muzaffer Sarısözen ise onu kendisinden derlemiş.

Daha önce çok defa dinlediğim türkü, hikayesini öğrendiğimde anlam kazandı. Hele hele onu yakanın oğlundan dinleyince!.. İşte bu, eseri adeta yeniden yarattı. Dinleyeceğiniz kaydın icracısı Kurbani Kılıç'ın oğlu Ali Feza Kılıç'tır. Kendisinin ilk kez bugün dinlediğim Davudi sesi, memleketin yaşayan en iyi sesi olabilir!

Devamını Oku
Öteden beri hem bazı düşünürlerin hem de sıradan insanımızın ısrarla savunduğu bir iddia vardır: Biz yeteri kadar dindar olmadığımız için, daha doğrusu dindar yöneticiler tarafından yönetilmediğimiz için yükselemiyoruz. Bu iddia, şu şekilde temellendiriliyordu: Din ahlakın temelidir, din olursa adalet olur, din olursa emanet ehline teslim edilir, din mefhumuna sahip kimse adam kayırmaz, ...
Devamını Oku

"Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten"

Böyle diyor Namık Kemal, her beyiti mısra-i berceste olan, Türkçe'mizin en güzel şiirlerinden Hürriyet Kasidesi'nde. Bu Ramazan'a bir başka hüzünle girdik. Dört bir yanımız ateş çemberi. Yemen, Kudüs, Kerkük kalbimizi kanatıyor. Esir Türk illeri: Kırım, Karabağ, Doğu Türkistan, gönlümüzde onulmaz birer sızıdır. Yaralı aslanın heybetle gezindiği güzelim topraklar çakalların insafına kalmış, ağlıyor. Arş-ı âlâ bunca mazlumun ahına nasıl dayanır? Gün gibi ayandır ki başka kimseyi değil,  dünya yine Türk'ü bekliyor. Hem Karadeniz hem Akdeniz, hem Hazar bayrağımıza bakıp çırpınıyor. Bölgemizde huzur, adil bir Türkiye'nin zenginleşip yükselmesine bağlı. Bu ise bizim; sen, ben, o, hepimizin, işimizi doğru yapmamıza, çalışkan ve dürüst olmamıza bağlı. Elimizdeki işi doğru yapmıyorsak ve yüksek seciyeli değilsek söylediğimiz her şey laf ü güzaftır. Evet genç kardeşim, önündeki ödev dünyayı kurtaracak. Sen ey memur! Masandaki işi özveriyle yaparsan Kudüs özgür olacak. Ey mühendis! Uğraştığın projeyi birinci kalitede üretirsen Turan kurulacak. Ey işçi, akademisyen, bankacı, manav! Dürüst olursan, saygılı ve edepli olursan, fuzuli işlerde kaybolmazsan, kitap okursan Kerkük ve Halep yine huzurlu ve aydınlık olacak. Her şey senin -başkasının değil, yalnızca senin- elinin emeğine bağlı.

Devamını Oku
Alternatifsiz devirlerin iktidarlarının menfaati, muhalefetteki çürük-çarıklara, kötülere, hainlere işaret ederek onları muhalefetin bütününe teşmil etmek ve bunun üzerinden onu susturmak veya yok etmekte tezahür edebilir. Bu, karşı evi, birkaç böceği bahane ederek, içindeki bebekle beraber ateşe vermeye benzer ki bu kabul edilemez bir toptancılıktır. Türkiye'de siyaset netameli iş, hele...
Devamını Oku
Yerli araba serüvenimiz, hepimizi derin bir yenilgi hissine sürükleyen en büyük hayal kırıklıklarımızdandır. Bu topraklarda üretilmiş olan ilk yüzde yüz yerli arabamızın hikayesini anlatan Devrim Arabaları filminden sonra bu konuda çok önemli bir duyarlılığın başladığı malumdur. Her seçim döneminde reklam panolarımızı göklerdeki yerli uçaklarımızın ve yollardaki yerli otomobillerimizin h...
Devamını Oku
Cehennemin kapısı. Hengame. Telaş, çığlık, çılgınlık. Olabilecek en itidalsizlik hali. Olabilecek en hareketli hal. Olabilecek en akılsız, en düşüncesiz, en anlama yoksunu hal. Ve o hengamenin önünde bir adam. Onca vaveylaya sadece tanık. Onca aksiyona sadece maruz. Olabileceği en durağan halde. Bir kaya parçasının üstünde oturan, duran bir kütle. Durdukça iki büklüm olan bedeni küçülürk...
Devamını Oku