Mehmet Alp'in Defteri

BİLMEDİĞİM(İZ) ŞEYLER VAR(MIŞ)!...

Bu günlerde sıkça duyduğumuz iki söz var.

'Bilmediğiniz şeyler var!...' ve
'Aslında AKP'ye ve RTE'ye siyasi tuzak kuruyor. Nasıl oyuna getirecek göreceksiniz.'

Sonuncusundan başlıyayım.
Ben tuzağa falan inanmıyorum.

Oyuna gelen Milliyetçi Harekettir.

19 sene evvel tuzağa düştü.

Bırakın, 'Son kale' sözlerini.

İlk kaleymiş! Bunu hala görmek istemeyen veya göremeyenlere söyleyecek sözüm yok.

Ne halleri varsa görsünler.

Ama 'Bilmediğiniz şeyler var!...' sözü doğru bence.

Evet bilmediğimiz şeyler var.

Her ne kadar bir çok kişinin bu 'şeyleri' bilmediğini düşünsem de, ben yine de kendi adıma konuşayım.

Evet bilmiyorum, ve bilmek istiyorum.

Efendinin kime, neye hizmet ettiğini bilmiyorum. 

Ama Türk Milliyetçiliği fikrine, ve Milliyetçi Hareket'e hizmet etmediği kesin.

Evet, bu hareket, bu camia devletçidir, devletini sever. Ama devletini sevdiği kadar devleti bağımsız, maddi ve manevi açıdan refaha ulaştıracağı iddiasında olan bir harekettir. Hareketin düşünce yapısının odak noktası, Türk Milliyetçiliği fikri, bu iddia üzerine kuruludur. Başka güçlerin bölgedeki emperyal emellerine ulaşmaları için kullandığı bir devlet olmayı reddeden bir fikirdir Türk Milliyetçiliği.

Bu hareketi bu fikirden neden uzaklaştırdı?
Kendisi madem bu fikre inanmıyordu, neden bu hareketin içinde bulundu, başkan oldu?
Bilmek istiyorum.

Bu camianın bazı temel hassasiyetleri vardır.
Madem bu hassasiyetleri önemsemiyordu,
madem önemseyenlerin de suratına tükürürcesine İstanbul'da Beşiktaş saldırısının üstünden henüz ancak 2-3 gün geçmişken Meclis'te HDP ile gülümseyerek şen şakrak muhabbet kurabiliyordu, yani madem değerlerimize kendisi bu kadar uzaktı, neden rahat bırakmadı bu camiayı?
Neden illa geldiğinden beri her değerimizi yoğa saydı?
Sadece salıdan salıya kürsüden boş, icraata dönmeyecek nutuklarda daha geniş bir retoriğe sahip olabilmek için mi suistimal etti değerlerimizi?
Bilmek istiyorum.

Hadi olayın fikiri, değer yargılarıyla alakadar boyutunu bir kenara bırakarak, olayı ilm-i siyaset açısından ele alalım.

İçinde zerre kadar onur ve şeref taşıyan kimse, bu kadar başarısızlığa rağmen beceriksizliğini kendini istemeyen bir camiaya zorla dayatmaz. Kendi camiasını bırakın, halkta sevilmediğini bilmesine rağmen temsil ettiği siyasi kurumun başarısını kendi şahsına endekslemez.

Özellikle son yıllarda sevilmediğini bile bile neden MHP'nin seçim kampanyalarını başarısız olmak için tasarladı?
Neden AKP'nin doğal alternatifi olan MHP'nin siyasi bir başarı göstermesini istemiyor?
Bilmek istiyorum.

Bir çok zaman söyledim, bence mesele basit bir koltuk sevdası veya 'küçük olsun, benim olsun' mantığı değil.

Olayın boyutu çok daha farklı, çok daha derin kanaatimce.

Bu camianın her türlü değer yargılarını işine geldiği gibi kullandı, camianın kitlesel tepki vermesini engelledi, ne kadar camiada fikrine gönülden bağlı, insan varsa, kendine biat etmeyen herkesi bir şekilde camiadan uzaklaştırdı, başaramadıysa kurumsal engel çıkardı, ama bütün bunlarla yetinmedi.
Bunları yaparken basit bir siyasi terminoloji ve metod kullanmadı.
Onun tayin ettiklerinin yine onun dağıttığı unvanların, yayın organlarında ki köşelerin arkasına saklanarak insanların şereflerine, özel hayatlarına iftira atılmalarına, yalan söylemelerine, ve bir çok samimi başka insanın böylece suçu olmayan insanlara kızmasına, kırılmasına sebep oldu.

Asil bir başkaldırı hareketi olan bu harekete,
neden adi bir boyun eğme, biat etme anlayışı yerleştirdi?
Bilmek istiyorum.

Özellikle sağdan soldan topladığı, bir çok zaman hareket ve fikirle mazisi olmayan adamların bu insanlara en ağır şekilde hakaret etmelerine göz yumdu, ses çıkarmadı.

Ülkücülere 'fitne', 'piç' gibi lafları ya kendi dedi, ya diyenlere sesi çıkmadı.
Ve bütün bu da yetmedi ki, nihayet alakasız şekilde 'Fetö' suçlaması ile göz altına alınan ülkücüler hakkında 'İçeriye alınan ülkücü yok' diyebilerek söz konusu insanları ülkücüden saymadığını ilan etti.

Bütün bunlar, sadece koltuk sevdası için yapılacak hamleler değil.
Efendi sistematik bir şekilde bu camiayı birbirine düşman etti, aşağıladı, aşağılattırdı.

Efendinin bu harekete, bu camiaya, bu insanlara bu kadar nefret ve kin duymasının sebebini bilmek istiyorum!

Evet en çokta bunun sebebini bilmek istiyorum.
Bu nefretin, kinin kaynağını, sebebini....


Mehmet Alp

Çırak Bile Değilmişiz
YAMALI GÖK

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış