"Ölmez bu hareket, ölmez bu dava..." Ozan'ımız Arif Şirin'in destansı parçasını hepimiz biliriz, dilimize pelesenk olmuştur. Yazı boyunca mırıldanmanızı sağlayacağını düşündüğüm için böyle başladım... Destansı başladı. Tabutluklarla denendi, sürgünlerle devam etti, işkencelerle son bulmadı ! Bulacak gibi de değil. Bu hareket memleketin dertleriyle dertlenen üç beş idealistin hararetli ha...
Devamını Oku

Adaylar Çoğalırken Muhalif Cepheye Kısa Bir Bakış

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, bunu sadece MHP tarihi değil Türk demokrasi tarihi bile altın harflerle yazacak.

Dile kolaydır 548 imza toplamak. Denemeyen, yaşamayan bilmez. İl Başkanlarını, ilçe başkanlarını, belediye başkanlarını, delegeleri sonu belirsiz, süreci zorlu bir maceraya sürüklemek.

İmzadan sonrası ise malum, ülkücü iradeyi hiçe sayan bir Genel Merkez…Görevden alınan onlarca il, ilçe... Her gün hakaretler, iftiralar, tehditler… Gemerek'ler Tosya'lar, hukuksuzluklar, haksızlıklar, tomalar, çevik kuvvetler…

Nihayetinde Yargıtay kararıyla tescillenen bir hak ve kurultay…

İşte böyle bir ortamda her gün yeni genel başkan adayları çıkarken, biraz da muhalif cepheye bakmak lazım neler oluyor diye.

Kendi penceremden görünenleri özetlemek istedim. Artıları ve eksileriyle…

Devamını Oku

​Öncelikle 27 Mayıs 1960'ın Kudretli Albay'ı Alparslan Türkeş'in, 27 Mayıs 1980'de şehit edilen Gün Sazak'ın ve davayı yaşatmak için canlarını veren şehitlerimizin ruhları şad olsun. 

Uğruna can verilen dava; Türk milliyetçiliği davası; bu davayı temsil eden makam MHP genel başkanlığı makamıdır. Yıllardır verilen şehitlerin yükü bu makamda oturanın omuzlarındadır. Bu aynı zamanda tüm Türk dünyasının yüküdür. O nedenle bu makamda başarılı olana kendiliğimizden "Başbuğ" deriz, başaramayan ise kerameti kendinden menkul "Bilge Lider" olur. 

Bir süredir "Bilge Lider" yerine Başbuğ seçmek için bir mücadele veriyoruz. Tabi Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldığını iddia eden hırsızlara karşı mücadelede oldukça pasif olan -şüphesiz bunda birtakım hikmetler vardır ne de olsa "Bilge Lider"- beyimiz söz konusu kendisiyle alakalı bir seçim olduğunda hukukun bütün dolambaçlı yollarını kullanabiliyor. Üstelik Kürtçüler bize vurduğu zaman diğer yanağımızı dönmemizi öğütleyen havarileri bu seçimde sopalarını aba altında gizlemeye gerek bile duymuyor.

Devamını Oku

Yıllar yıllar önceydi.

Bazılarınız doğmamıştı.

80'lerin sonu 90'ların başıydı… Hatırlayanlarınız vardır.

"Türkeşçi"ler olarak ben ve arkadaşlarımın, Servet Avcı ve arkadaşlarına nefes aldırmadığı zamanlardı.

Öyle ya, hainlere nefes aldırılmamalıydı.

Seneler geçti üstünden.

Servet Avcı MHP yönetimine girdiğinde yıl 2006 olmuştu.

O yıl ise bize nefes aldırılmıyordu.

Malatya'da, İstanbul'da, Mersin'de ve adım attığımız her yerde.

Yeni hain bizdik çünkü.

Hainlerin korkulu rüyası ise Harun Öztürk.

Zaman akmaya devam etti.

2012 kongresinde muhalif olan iller görevden alınırken bu kararı imzalamayan bir MYK üyesi çıktı.

Devamını Oku
"MHP partilerden bir partideğildir." Yunus Emre'nin nezdinde, lise müfredatı çerçevesinde hepimize öğretilen "sehl-i mümteni" sanatına aşinasınızdır. Sayın Meral Akşener tarafından sarf edilen yukarıdaki cümlenin bu sanatın en güzel örneklerinden olduğunu düşünüyorum. Zira cümle basit bir yapıyla kurulmuş kısa bir cümle olsa da arka planında bulunan sosyo-ekonomik analiz gayet derindir. ...
Devamını Oku

Milliyetçilik bitiyor mu başlıyor mu?

1-Kitabınız, son yıllarda, özellikle 1980 sonrası dönemi konu alan, millet ve milliyetçilik üzerine yapılmış en kapsamlı çalışma. Öncelikle böyle bir kitap fikri nasıl ortaya çıktı?

Bu sorunun iki cevabı var. Bizim felsefecilerin kullanmaya bayıldıkları kelimelerle "biri tikel, öbürü tümel". ("Tikel", "tümel" diyeceğimi söyleseler inanmazdım!)

Millî Düşünce Merkezi otuz temel kitapçık hazırlatıp yayınlamaya karar verdi. Sonra sosyal medyada çevremize bu otuz konu ne olmalıdır diye sorduk. Öyle bir ilgi ve teklif yağmuruyla karşılaştık ki planlanan kitap sayısı altmışı aştı. Bunlar 64 sayfalık (4 forma) kitapçıklar olacaktı. Bir hata yapıp milliyetçilik konusunu bana verdiler. 64 yerine 364 sayfa oldu!

Diğer sebep benim kendimi bildim bileli Millet ve Milliyetçilik kitabını yazmakta olmam. Tanıdığım Türkçü fikir adamlarıyla bütün konuşmalarım aslında bu kitabın yazılmasıydı. Sürekli kavramların yan yana konulması, sınanması, dünyanın gözlenmesi, sorular, problemler, çözümler, okumalar, hepsi hepsi… Galip Ağabey'in, Galip Erdem'in özel yeri vardır bu tarihçede.

İşte bu ikisi, biri uzun öbürü nispeten kısa geçmişli iki sebep birleşti ve ortaya Millet ve Milliyetçilik çıktı.

Devamını Oku
Padişahımız efendimiz Deyvidzade Güccük Ahmet Paşayı azledince, demokrasiyi bütünüyle homini gırtlak yaparak doymuşluk hissiyle nasıl kustuğumuzu anlayamayan bazı nifak çevreleri, Padişahımız efendimizin işaret ettiği tek adayla girilen Kurultayda bırakın Padişahımız efendimize, demokrasiye bile laf eder oldular. Neyse ki Kurultayda Divan Başkanı, Partinin Haşmetmeap hazretlerinin malı o...
Devamını Oku

Yıl 2005 ateşli ocak gençleriyiz; 

Alternatifsiz tek liderimiz Devlet Bahçeli. 

Lider, Teşkilat, Doktrin üçlemesiyle bizim gözümüz de tartışmasız.
Tartışmıyoruz ( Tartışamıyoruz!) ama içten içe de bir memnuniyetsizliğimiz yok değil, acaba daha iyisi olabilir mi ? 

Akp belâsı yeni türemiş, memleket Tayyip diye kaynıyor, bu sevimsiz adamı bizim tartışılmaz liderimizin imkanı yok yenemeyeceğini biliyoruz... 

Ümit Özdağ diyorlar genel başkan adayıymış. 

Kimmiş ki? 

Profesörmüş, iyi de hitabı varmış, hem çalışkanmış iyi de koşturuyormuş. 

Acaba bu adam bizi yükseltir mi? 
Ocaklarımız ülke de söz sahibi bir kurum haline gelir mi?
Partimizi iktidara taşır mı ? 

Daha tanımıyorduk, her gün adam hakkında yeni bilgiler edinip hadi canım sen de gibisinden, ufak ufak heyecanlanıyorduk, öyle ya bizim genel başkan iyi adam, hoş adam ama biz biliyorduk ki onunla güzel suhulet içinde yaşayacaktık, başka bir iddiamız da yoktu ! Bu yeni adamın hiç bir şeyi yoksa bile iddiası vardı...

Devamını Oku

Bir salı sendromundan daha çıkmak üzereyim [inşaAllah].

Günlerdir yazılanları okuyorum, algılamaya çalışıyorum. Demek ki; bu zamana kadar söylenenler doğruydu.. Söylenenleri duymamazlığımız ''aptallığımızdan'' değil, ''umut'' edişimizdendir biline.

Dediler ki ''Devlet bey, bu partiden Ülkücüleri silkeledi, 

Dediler ki; ''Devlet bey, MHP'yi AKP'nin lokomotifi yaptı''Dediler ki; 

''Devlet bey MHP'yi asıl bölmek isteyen kişidir''

Dediler ki; ''Devlet bey iyi muhalefet yapsaydı AKP Milliyetçi oyları toplayamazdı''

Dediler, Dediler, Dediler,

Devamını Oku