TANRIYI BULMAK

Başkalarının tecrübeleri ilham için faydalı olsa da, akıl verenleri mutlak doğru kabul etmek, "yaratıcıyı inkar etmek" demek değil mi?

TANRIYI BULMAK

Tanrı inancına sahip olanların elinde başlangıç için mevcut olan tek argüman, 'yaratılış'tır. Tanrı iradesiyle benzersiz ve kusursuz dengeler barındıran bir düzen yaratmıştır. Bu din ile ilişkisi olanların 'çıkışa' getirdikleri yegane açıklamadır.

Bilimin bu kavrama bakan yüzü, şu tip açıklamalarla bu kabulü kutsar; hiç bir insanın parmak izi birbirine benzemez, hatta 10 parmağımızın izleri bile aynı değildir. Kar taneleri tamamen birbirinden farklı şekillere sahiptir. Tek yumurta ikizleri de detaylarda birbirinden farklıdır. Hiç bir beyin şekil ve içerik olarak diğerinin aynı değildir. Gezegenlerin, galaksilerin dizilimleri milimetrik ölçüde olması gerektiği gibidir...

Tanrının bizi yaratırken gösterdiği bu "eşsizlik takıntısını" nasıl açıklayabiliriz? Yaratıcı her şeyde benzersizliği öngörüp, iş metodik din uygulamalarına gelince tek tipe dönmüş olabilir mi?

Bunca ayrım net bir şekilde önümüzde dururken, bizden mutlak doğruyu sabit kalıplar içinde kabul etmemizi nasıl isteyebilir?

"O nasıl bulunur?" sorusunun cevabının, dini bildiğini iddia edenlerin sınırlı sayıda çözümü içinde olduğu, hangi mantıkla zorunlu kapsamına alınabilir?

Yaratılışın prensipleri gerçekse;
Herkesin cevabı farklı olmak zorunda bu arayışa. Yaratılış tekniği benzersizlik üzerine kurulu olduğuna göre, sorunun yanıtı da her birey için benzersiz omalı.

Başkalarının tecrübeleri ilham için faydalı olsa da, akıl verenleri mutlak doğru kabul etmek, "yaratıcıyı inkar etmek" demek değil mi?

Netice olarak benim gelebildiğim yer;

Herkesin cevabı sahip olduğu eşsizlikte saklıdır. Arayan için kendine özeldir...

Telif Hakkı

© Ömer Faruk Erdoğan @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

Yüzleşme
SU'ÂLÂT

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış