OH OLSUN!

Dün ani bir operasyon ile bir grup ülkücü yazar savcılığa çağrıldı. Suçları MHP içine sızmaya çalışmakmış. Yahu bunlar ülkücü nereye sızacak?  Bunların içinde Ülkü Ocakları genel Başkanlığı yapmış olan var. Bunların içinde delege olan var. Insan kendi evine sızmaya çalışmaz. Belki evi ele geçiren kiracılar ile sıkıntı vardır. Adalet yerini buldu bu dostlar serbest bırakıldı. Esas ko...
Devamını Oku
  0 yorum

Hal Böyle İşte

​ve ben sana şiirler yazıyorum
ülkücü şiirler
öz yurdumda gezinirken sahipsiz

sarhoşum.

Devamını Oku
  0 yorum

15 TEMMUZ: BİR ABD/CEMAAT/NATO OPERASYONU VE MİLLÎ REFLEKS

Darbenin gündüz vakti saçma sapan bir saatte yapılması, girişimin duyulması üzerine erkene alındığıyla açıklandı. Yoksa darbeyi gece yaparsınız, sabah millet yeni bir güne, yeni bir Türkiye'ye uyanır.

15-16 temmuz 2016 günleri Türk milleti olarak bir darbe girişimine tanıklık etti. Darbe girşiminin -veyâ terör saldırısının- ilk saatlerinde birçok kişi olan bitene anlam veremezken en önemli bilinmeyen, darbenin kimler tarafından hangi amaçla yapıldığıydı. Kendine 'Yurtta Sulh Konseyi' adını veren bu cuntanın TRT aracılığıyla deklare ettiği darbe bildirisi, görünürde kemalist/ulusalcı bir etki bırakma amacında olsa da, bu bağlamda fazla renk vermiyordu. Nitekim bildiriye rağmen darbe girişiminin arkasında Fethullah Gülen Cemaati'nin/Paralel Yapı'nın olduğu açığa kavuştu.

Darbe girişiminin ilk saatlerinde, her ne kadar az da olsa, sırf AKP ve Recep Tayyip Erdoğan bertaraf edilecek diye sevinen, bu girişimi hoş karşılayan insanlar oldu. Bu durumun Ülkücü Hareket ve Türk milliyetçileri arasında başka cenahlara kıyasla daha az olduğunu iletmem gerek. Türk milliyetçileri milletin egemenliğini yok sayan herşeyin karşısındadır. 12 Eylül 1980 darbesiyle kolu kanadı kırılmış, maddî ve manevî açıdan çökertilmiş Ülkücü Hareket mensupları itidalli davranmıştır. Türk milliyetçilieri sırf AKP veyâ Recep Tayyip Erdoğan gidecek diye darbe girişimine sevinmediler, hoş karşılamadılar hatta AKP'liler kadar tepki koydular. Eğer askerin siyasette yeri olsa Alparslan Türkeş üniformasını çıkarmaz, çıkarmakta kararlı olmazdı. Kaldı ki, özellikle orta yaş ve üstü ülkücüler 12 Eylül'ü gördü ve yaşadı. İkinci bir 'Our boys have done it' vakasına Ülkücü Hareket'in sevinmesi zaten abes olurdu. Türk milliyetçileri darbelerin kimseyi dinlemeden kendi diktasını kurduğunu, bunu yaparken fütürsuzca ve sorumsuzca yaktığını ve yıktığını biliyor. 15 Temmuz gerçekleşecek olsa ne AKP, ne MHP ne de CHP kalacaktı. Kalan sadece Cemaat, Cemaat, devlet olacaktı. Yaşı ilerlemiş olan Fethullah Gülen, çok özlediğini ilettiği memleketine Humeynî gibi geri gelecekti. Sonrası onun insafına kalmış.

Devamını Oku

Telif Hakkı

© Yasin Sarı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

SOKAKLAR...

Alman Köylü Savaşı, 1524-1525 Muhteşem Devrim, 1688 Amerikan Devrimi, 1775-1783 Fransız Devrimi, 1789-1799 Ekim Devrimi, 1917 Alman Devrimi, 1918-1919 Prag Baharı, 1968 Barış Devrimi, 1989-1990 Polonya Devrimi (Solidarność), 1980-1990  Yukarda sıraladığım bu tarihi hadiseleri ve doğurdukları sonuçları tartışmaya açmak niyetinde değilim. Her ne kadar bazıları Türk tarihini yakından i...
Devamını Oku
  0 yorum

GENÇ KARDEŞİME MEKTUP

Sevgili Genç Kardeşim, bu satırları okur musun, okursan da önemser misin bilmem.  Açıkcası ne okuyacağını, ne de (şimdilik) önemseyeceğini sanmıyorum.  Ben özellikle sana hitab etmek istiyorum.  Etrafında ‚Reis' diye adlandırdıklarına, veya o ‚Reislerin' her lafına sorgusuz sualsiz itaat eden ve böyle bir davranışı da gurur duyulacak bir halt zannedenlere değil.  En b...
Devamını Oku
  0 yorum

ONLAR

Söyle fırsat mı verdin Ey Yüce Türk Milleti
Bu namussuz düzeni bitirecekti onlar
İmkansızı başarıp Fatih Sultan misali
Gemileri karadan götürecekti onlar

Devamını Oku
  0 yorum

Hareketin Hareketleri !

"Ölmez bu hareket, ölmez bu dava..." Ozan'ımız Arif Şirin'in destansı parçasını hepimiz biliriz, dilimize pelesenk olmuştur. Yazı boyunca mırıldanmanızı sağlayacağını düşündüğüm için böyle başladım... Destansı başladı. Tabutluklarla denendi, sürgünlerle devam etti, işkencelerle son bulmadı ! Bulacak gibi de değil. Bu hareket memleketin dertleriyle dertlenen üç beş idealistin hararetli ha...
Devamını Oku
Etiketler:
  2 yorum

ÜŞÜYENLERİN HİKAYESİ 2 (Gün Sazak ve Nihat Aksu Anısına)

Gün Sazak'ın Dev-Sol yanlısı teröristlerce kurşunlanarak öldürüldüğünü, söylüyordu radyolar ve haber bültenleri. ​ İşte her şey ispatlanmıştı. Kim rüşvetçi, kim kaçakçı, kimler hain nihayet ortaya çıkmıştı.  Gün Sazak ne zaman mafyanın, kaçakçının başına çöreklenip gazetelere manşet olsa şişiniyordu Nihat "İşte" diyordu "İşte şimdi tanısın millet bizi" Nihat çocuk yaşta po...
Devamını Oku
  0 yorum

HEP AYNI SORULAR

Kongrede tüzük değişikliğinin gerçekleşmesi için yaklaşık 620 oya ihtiyaç var.

Malum, 548 delege zaten imza verdi. Yaklaşık 70 delege daha bu değişikliğe onay verdiğinde kongrede sonuç alınmış oluyor.

İmza sürecinde yaşananlar ortada. Kimlerin, niye imza veremedikleri belli. Hatta bu sürecin ardından bütün baskıya rağmen imza vermeyen Giresun, Bolu, Burdur, Adapazarı gibi illerden yükselen açık destek biliniyor. Ayrıca şu ana kadar yine imza vermeyen milletvekillerinden üçünün ve çok sayıda MYK üyesinin kongre toplansın iradesi kendileri tarafından ilan edildi.

Bu tablo, o imza vermeyen ve ihtiyaç duyulan 70 delegenin varlığını, hatta çok daha fazlasının olduğunu gösteriyor.

Bunlar ülkücü irade değil mi?

Devamını Oku

Telif Hakkı

© Cüneyt Öztürk | tahtapod.com

  0 yorum