tahtapod.com | Blog

OZAN ARİF

​ Uzun uzun yıllar.. Nasıl sürüklendi..? Nasıl geçip gitti? ..Anlayamadık. İnsan bir film gibi kayıverdi sona doğru. Dağda kardelenler baş verdi, miadını doldurdu. Karadeniz'de, Akdeniz'de tam kıyıdan başlayan mevsimsel şerit ki yüce tepelerin ucuna taşındı; orman gülleri yeşerdi, soldu. Ama bir şey vardı onursal düzeyiyle kimliğe, sınırsız hürriyete dokunan, çıktığı eşsiz minvalde soyut duruşuyla inancıyla ve itibarıyla solmayan, tükenmeyen bir şey.. Ucuz değildi, kırılgan değildi; yaşamsaldı, ebediydi tıpkı bir ruh gibi. Dağlara intikal edişi, ulu farklılıkta kokusu, hatırası, iklim iklim sevgisini yenileyen sadakat; onu bitirmeye, onu akıllardan kazımaya imkansız bir raddede tanımlıyordu....
Devamını okuyun
  0 yorum

Abdureheim Heyit ve Doğu Türkistan

​Abdureheim Heyit Doğu Türkistan'lı Uygur Sanatçı 2 yıl Çin zindanında gördüğü işkence sonucunda uçmağa vardı;ruhu şad olsun. Doğu Türkistan'lı Uygur Türkler'i müslüman değil mi?Onlar niçin hiç aklınıza gelmiyor? Doğu Türkistan kadim Türk Yurdu.Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Türki orada yazdı. Ilk siyaset bilimci Yusuf Has Hacip "Kutadgı Biliğ"i orada kaleme aldı.Doğu Türkistan'a sahip çıkmak Türklüğe sahip çıkmak değil mi? Mısır'da rabia diye ağlayan Filistin diye ağıt yakan cuma mitingleri düzenleyenlere elbette sözümüz yok olamaz da. Onların kavgasında hiç Türk Türklük Türk dünyası olmadı ki. Onlar Türklük denilince veba görmüş gibi kaçarlar. Oyleyse kaygı onların değil BIZIM... Gönül umduğu yer...
Devamını okuyun
  0 yorum

YUKARIYA DOĞRU BAKIN

​YUKARIYA DOĞRU BAKIN Ülkücü kardeşler dostlar parti taassubundan kurtulup ülkücü gözüyle bakıp bir cevap bulunuz: Yukarıya bakınca ne görüyorsunuz? Ne görmemiz gerektiğini düşünün bakalım. Gördüğümüz manzara ile görmemiz gereken manzara aynı mı? Aynı diyorsanız sorununuz yok. Yıllarca verilen kavganın sebebi bu diyorsanız yine sorununuz yok demektir. Ne mutlu size amacınıza ulaştınız. Amacımız neydi bizim yola çıkarken? Kavgamız niçindi? Ne için yollara düştük? Ne için sürgünler yaşadık? Ne için işkencelere maruz kaldı ülkücüler? Ne için idam sehpasında açtı güller? Yukarıya bir bakın. Ne kaldı değerler manzumemizden geriye? Bizi biz yapan neydi? Andımıza karşı çıkmak hangi davanın intikamı...
Devamını okuyun
  0 yorum

PARAMPARÇA OLMUŞUZ

Hiç bir şey düşünmüyorum, var mı itirazınız? Düşünecek kafa mı bıraktınız be?  Her şey perişan. Her şey dağınık. Yürek dersen paramparça. Dilimiz küfür dolu. Gözlerimiz kin. Bir de bunun adına siyaset diyorlar.  Neymiş siyasetmiş!  Koltuklarını sağlama alma derdinde olanlar sadece ahkam kesiyor. Değerlerimiz yerle yeksan kimin umurunda? İyi güzel ne varsa; kötü ve çirkinle yer değiştirdi. Umutlar başka bahara. Değerler alt üst. Kavramlar iğdiş. Dava hâlâ sloganlara hapsolmuş.  Nefes almaya çabalıyor bir kaç güzel insan.  Ölüm kol geziyor yüreğimizde. Yalnız kaldık kalabalık içinde.  " Bıçak soksan gölgeme, Sıcacık kanım damlar. Gir de bir bak ülkeme: Başsız...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÜLKÜCÜ İRADE

UlkucuIrade

​DALKAVUKLUK SEÇİMİ

Eskiden konaklarda dalkavuk bulundurmak adetmiş.

Konağın birinde bir gün Bey demiş ki:
– Bir dalkavuk alacağım, filan gün imtihan var, sağa sola haber salınız.

Derken o gün gelmiş, kapının önünde dalkavuk adayları sıra olmuş. Biri içeri alınmış.

Bey sormuş:

– Sen dalkavuk musun? 

Devamını okuyun
  0 yorum

HAREKETTE FETRET DEVRİ 

​Biliyorum yine ben suçluyum. Her zaman ki gibi benim dışımdakiler haklı. Hem zaten ben nerden bilebilirim ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu? Hayatımı yöneten tek insanın ben olduğunu sanıyordum ama öyle değilmiş. Benim adıma düşünen benim adıma karar veren Her konuyu sadece benim için yorumlayanlar varmış. Nereden bileyim? Her şeyi benden çok daha iyi bilen, benim yerime karar veren o kadar çok kişi var ki, saymakla bitirilemez. Kimin hayatını kim yönetiyor? Kim kimin yerine düşünüyor kim kimin yerine karar veriyor? O kadar çok "karar verici" var ki arada ben yok oluyorum. Kabul, herkes benim hayatımın içinde, hatta ruhumun içinde onlar. Onlar nasıl isterse öyle yaşıyorum. Benim yerime k...
Devamını okuyun
  0 yorum

​BİR MİSİNİZ SIFIR MI?

Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda belirdi. Sınıfa bir bakış atıp kürsüye  geçti. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çizdi. ʺBakınʺ dedi.  ʺBU, KİŞİLİKTİR.  Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey…ʺ Sonra (1)ʹin yanına bir (0) koydu:  ʺBu, başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)ʹi (10) yaparʺ. Sonra bir (0) daha…  ʺBu, tecrübedir. (10) iken (100) olursunuzʺ. Sıfırlar böyle uzayıp gitti:  Yetenek…  Disiplin…  Sevgi… Eklenen her yeni (0)ʹ ın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyordu hoca…  Sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1)ʹi sildi. Geriye bir sürü sıfır kaldı.  Ve Hoca yorumu patlatt...
Devamını okuyun
  0 yorum

KALK AYAĞA ÜLKÜDAŞIM

Öyle sloganlarla olmuyor bu iş. Dövünmek vakti de değil, övünmek vakti de.  "Ülkücüler bu oyunu bozar" demek ne kadar kolay. Peki bu oyunu bozacak hangi güç?  "Ülkücüler" demeyin sakın. Onlar paramparça. Onların hepsi kendi havasında. Bu oyun bozulmalı burası doğru. Peki nasıl?  Oyunu bozmak için örgütlü olmak gerek. Bizde örgüt var mı? Yok...  Oyunu bozmak için geniş bir konsensüs gerek. Bu konsensüs bizde var mı? Yok.  Bu oyunu bozacak önder var mı? O da yok…  Bir şekilde güç olmak zorundayız. Örgütlü bir hareket olmalıyız. Samimi olmalıyız. Uyanık olmalıyız.  Daha bir günlük gazeteyi haftalık bir dergiyi adam gibi yaşatamayan bizler neyi nasıl durduracağ...
Devamını okuyun
  0 yorum

AĞLAYAN ÜLKÜCÜLÜK  KARDEŞLİK 

Son zamanlarda “ şehitlerimize hakkımızı helal ediyoruz ama onlar bize hakkını helal eder mi bilmem” sözü çok sık duyulur oldu. Hiç düşündünüz mü bunu. Gerçekten onlar bize hakkını helal eder mi? Yusuf İmamoğlu 8 Haziran 1970 günü okumakta olduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi iken komünistler tarafından şehit edilen ülkücü öğrenci. Necdet Sevinç üstat bakınız ne yazıyor: “Imamogluna iki yüz elli liralık bir burs temin etmek için iki yüz elli gün uğraşılmıştı. Ve evraka son imza atıldığı gün şehit düşmüştü Yusuf. Dağ gibi delikanlının dal gibi yiğidin cebinden otuz beş kuruş çıkmıştı.” (Necdet Sevinç Ülküye Notlar Kariyer sayfa 33) Peki bugün ile ne farkımız var? Yıl 1970...
Devamını okuyun
  0 yorum

HOROZ VE TİLKİ HİKÂYESİ ve BİZ

​HOROZ VE TİLKİ HİKÂYESİ  Lütfen hikayeyi okuduktan sonra soruları düşünün. Kümes NERESİ?  Yaşlı horozlar KİMLER? Genç horoz KİM? En önemlisi tilki KİM?  "Dershanede hocayı beklerken ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış. Filmin adı "Küçük Tavuk. Bir kümes var. Kümeste bir çok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor. Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Tabii dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük tavuklar. Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklar...
Devamını okuyun
  0 yorum