ELEŞTİRİ DEĞİL SADECE DÜŞÜNCELER

Adaylar genel başkanın tespit ve takdiri ile şekillendi. Bu anlamda, parti içi demokrasi konusunda bir fark olmadı. Liste kırgınlıkları yaşandı. Bu durum seçim çalışmalarında sahayı olumsuz etkiledi.

Seçim sonunda İYİ Parti, 43 milletvekili ile Meclis'in yaş ortalaması en yüksek (57) grubu olurken, en az sayıda kadın (3) milletvekili meclise gönderen parti oldu.
Efendim bu noktaya kadar herşeye bir cevap verilebilir. Bu cevapların kabul edilebilirliği tartışılsa da şablon hazır.

"Biz yeni bir partiyiz,baskın bir seçimle karşılaştık,medya desteğimiz yok,paramız yoktu mecburen parası olanları tercih ettik sıralamada…."

Iyi de güzel kardeşim bütün bunların olacağı çok önceden belliydi. Siyaset yapacaksanız tedbirinizi alacaksınız. Adayları ön seçim yetişmez diyerek atama ile yapmayacaksınız. Buyurun size çok kolay bir ön seçim modeli;

Bütün iller kendi içlerinde resmi olmayan şekilde bu ön seçim işini bir iki günde halleder. Ilçe yönetim kurulları toplanır adaylarla ilgili sıralamasını yapar il teşkilatına sunar il teşkilatı da bu kararları değerlendirir genel merkeze bildirir. Mutlaka hakimli sandıklı olması gerekmez kısacası. Büyükşehirler genel merkez kontenjanı olur iş tamam. Çok mu zor?

Seçime hazırlıksız yakalanma işine aklım ermiyor. Biz buralarda halk oylamasından sonra bu seçimin 2019'a kalmasının imkansız olduğunu görüyoruz da siz oradan göremiyor musunuz?

Bir parti düşünün neredeyse bütün il teşkilatları adaylık için istifa ediyor. Peki sahada kim çalışacak? Niçin bütün illere bir yazı ile kimse istifa etmesin genel merkezin izni olmayan hiçbir teşkilat başkanı veya yönetim kurulu aday yapılmayacak denemez miydi? Bu kararın arkasında durulamaz mıydı?

IYI Parti sadece kurumsal olarak yeni bir parti. Bu partinin genel merkezini oluşturanların büyük bölümü siyaset cambazı değil mi? Yeni bir partiyiz argümanı pek mantıklı değil. Sahaya inip partiyi tanıtmak işi sadece medya ile olmaz. Bunu başaran iller var. Buyurun bakın Antalya. Lakin bütün yükü sayın Akşener'e devreden uyanıklar koltuklarında oturdukları yerden terleyerek(!) vekil olma yolu seçti. Medyamız yoktu. Tamam doğru. Iyi de sahada kim vardı? Kimse kusura bakmasın üç beş iyi adam/ hanımefendi sahadaydı. Kimi küstü kimi yerim garanti dedi kimi nasıl olsa Sayın Akşener koşturuyor dedi.

Işi ehline vermezseniz başarı da gelmez doğal olarak.

Tam bu noktada bir söz aklıma geldi;
"Dünyada Araplar kadar güzel masal uyduran
Farslar kadar bu masalı güzel anlatan
Türkler kadar bu masala inanan ikinci bir millet yoktur...''

Bir masaldı yaşanılan süreç.

Listeler tam bir faciaydı. Adaylar özellikle genel merkez yönetimi eski siyaset kurnazları kendi illerinden korkunca büyükşehirlerden aday olarak işin kolayını buldu. Eskimiş yüzlerle yeni siyaset yapılmaz demiştim ilk kurultay denemesi olduğu günlerde. IYI Parti aday listeleri ne kadar siyasetin erittiği siyasetçi varsa buluşma noktası gibi oldu.

Adaylar açısından bakıldığında gençler unutuldu hanımefendilere yönelik çalışma yapılmadı. Bunları yapan iller farkını gösterdi. Yani isterseniz medyanız olmasa da oluyormuş...
Tarzınız , tavrınız , hedefiniz, çizginiz var mı? Varsa bunları ortaya koyun. Sınırlarınız değerleriniz olsun ki farkınız ortaya çıksın.

Yoksa sizin ne farkınız var da oy versin millet?

SEÇİM VE EĞİTİM İLİŞKİSİ
HAYAT

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış