tahtapod.com | Blog

TARİH 20 OCAK 1990

Sovyetler Birliği'nin ılgıt ılgıt dökülmeye başladığı dönemde cereyan eden, tarihin birçok döneminde Türk kimliği ve Türk'ün damardaki kan hüviyetinden nefret düzeyiyle rahatsız olan ermeni milletinin Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan'dan kopartılması ataklarını Türklerin kabul etmesi mümkün değildi. Diaspora ve Sovyet ermenilerinin Dağlık Karabağ'ın bir ermeni yurdu olması için haksızlık dahilinde, kabından taşıp köpüren riya ile oluşturdukları kahpe çalışmalar Türk'ün kadim toprağı olan Dağlık Karabağ'ın hürriyeti adına Bakü'de bir direnişin otantik varlığını doğurmuştur.. 

Devamını okuyun
  0 yorum

İSRAFIN KRALLARI

israfinKralligi

Britanya Kraliyeti Hindistan'ı 1858'de Doğu Hindistan Şirketi'nden (East India Company) devraldı ve 1870 yılında Hindistan Britanya Kraliyetine resmen dahil edildiğinde Hindistan'da 600 civarı beylik varmış. Bunların bazıları Avrupa ülkeleri kadar büyük nüfusa sahipken örneğin en küçükleri olan Vijanoness'in toplam nüfusu 200 civarındaymış.

Sadece en büyük beyliklerin hükümdarları hangi dinin mensubu olduklarına göre krallar kralı, yani maharaja, navab (hindu) veya nizam (müslüman) ünvanına sahipmişler.

Devamını okuyun
  0 yorum

HİTLER'İ KANDIRAN ADAM

HitlerLuetecke

"Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur."

İsmet İnönü

Bu okuyacağınız gerçek hikaye bir memleketin kurtuluşu üzerine olmadığı gibi, kendini başkaları veya toplumun refahı için feda eden bir kahramanın hikayesi de değil.

Bu hikaye ahlaksız, soğukkanlı, küstah bir şerefsiz 'anti-kahramanın' hikayesi.

Bu hikaye sahtekarlığı kendine hayat tarzı olarak benimsemiş, 1938 yılında, o zamana kadar dünyanın gördüğü en acımasız ve canavar diktatörlerinden biri olan Adolf Hitler'e gücünün doruğundayken şantaj yapacak kadar 'cesur' bir (daha uygun bir tanımlama bulamadığım için affınıza sığınarak yazıyorum) puştun hikayesi.

Devamını okuyun
  0 yorum

Selçuklu Doğu Roma İlişkilerini Etkileyen Unsurlara Dair

Doğu-Roma olarak IV. yüzyıldan itibaren dünya tarihinde yer alan bu siyasi oluşum gerek devlet teşkilatı gerekse kültür olarak komşuları olan Sasaniler ve İslam Dünyasından etkilendiği kadar etkilediği için onların hâkim olduğu coğrafyada tarih sahnesine çıkan Selçuklu hanedanlığı üzerinde de izler bırakması kaçınılmaz bir durumdur. Askeri ve diplomatik temaslarla başlayan ilk münasebetlerin ardından Selçuklu ve onlara bağlı Türkmenlerin Anadolu'yu fethi ile taraflar arasındaki etkileşim hiç şüphesiz en yoğun şeklini almıştır. Zira işin içine Türkmenler ile Anadolu'da yaşayan Doğu Roma tebaasının (Rum, Ermeni, Süryani…)münasebetleri de girmektedir. Anadolu'ya gelen Selçukluların bölgede yerl...
Devamını okuyun
  0 yorum

Akılsız 'Baş'ın Cezası: Fırat'ın Doğusu

_20181229_061046
Her insanın varoluşa yönelik taşıdığı anlama ihtiyacı, tarih kütüphanelerindeki kitaplarda saklıdır. Tarih ilminin bu esrarlı kitapları insanın önüne birçok olgu çıkarmaktadır. Çıkan bu olgular, insanların ilerlemesinde birer basamaktır. Misal, toplum bir olgudur. O nedenle toplumun yapısına ve işleyişine dikkat edilmelidir. Toplumu meydana getiren her ferdin, üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekmektedir. Bu sorumluluklar kapsamında bir yurttaş, parçası olduğu toplumun gündemini takip etmeli ve gündem başlıklarını neden-sonuç zincirinde faydacı (pragmatist) bir duyarlılıkla değerlendirmelidir. Yurttaşların değerlendirmelerinin bütünüyle oluşacak kamuoyu ile de toplum hareket etmel...
Devamını okuyun
  0 yorum

Milletlerin Manevi Gıdası: ÜLKÜ

​İnsanlık binlerce yıllık bir tarihe sahiptir. İlk insandan bu yana insanlar bir arada yaşamaya ihtiyaç duyarak toplulukları oluşturmuşlardır. Bu topluluklar " birlikten kuvvet doğar " ifadesine göre yaşamayı, birbirlerine destek olarak yaşamayı amaç edinmişlerdir. Bu toplulukların bazıları çok uzun ömürlü ve sağlam yapıya sahip olmuşlar; yüzlerce yıl bir arada yaşamayı başarmışlardır. Ancak bazı topluluklar ise bu kadar sağlam bir örgüt kuramamışlar ve kısa zaman içerisinde tarihten silinmişlerdir. Peki, topluluklar arasında böyle farklılıklar olmasının sebebi nedir? Neden bazıları çok uzun ömürlü bazıları kısa ömürlü olmuştur? Bu soruları binlerce cevap verilebilir. İnsan toplulukları...
Devamını okuyun
  0 yorum

KANLI NOEL ve AKRİTAS PLÂNI

​ Yıl 1963, yer Kıbrıs. Sinsiliğin kol gezdiği bir Aralık ayı. Sinsi Rum plânının devreye girişi ve Türk soydaşların katledilişi. O günleri biraz hatırlayalım… Yunanistan'da değişen hükümetin başına Yorgo Papandreu geçti.  Ve başa geçmesiyle beraber Akritas plânını da devreye soktu. Akritas plânı 3 merhaleden oluşuyordu: 1'inci merhalede Rumlar, Türkler karşısında nüfus üstünlüğü sağlamak maksadıyla Yunanistan'dan nüfus aktarımı yapacak; 2'nci merhalede, yine Yunanistan'dan getirilen 20 bin EOKA militanı adanın Türkler'den temizlenmesi için şiddetli bir hamleye imza atacak (yani katliam yapacak); 3'üncü merhalede ise Rumlar, Kıbrıs adasını tamamen Yunanistan'a bağlayacaklardı. 4 ARALIK ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Bad el Harab ül Basra

        ​Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, sosyolog, psikolog, teolog,  terör uzmanı, siyaset bilimci falan değilim. Sadece sabah gördüğüm bir fotoğrafın bana düşündürdüklerini anlatmak istiyorum size...         Fotoğraf Suriye'nin ya da Irak'ın herhangi bir yerinde olabilir, daha da önemlisi, Türkiye'nin herhangi bir yerinden olmayacağının coğrafyamız içinde garantisi yoktur. Zaten gidişatta hayır da yoktur. Philip Mansel'in Halep kitabında "16. ve  17.yy.da Halep'te 53 han ve 56 çarşı olduğu, ve bunların ORtadoğu'nun en büyükleri olduğu, Arap çöllerinin en iyi atlarının burada satıldığı, Yahudiler, Tatarlar, İranlılar, Ermeniler, H...
Devamını okuyun
  0 yorum

İDİL BOYUNUN NEVRÛZU: NARTUKAN

Nartukan, Nardugan, Nartoğan ya da Nardoğan… Türklerde bir çeşit kış bayramı olduğu söylenmekte ve 22 Aralık târîhinde kutlandığı iddiâ edilmektedir. Son yıllarda, her yılbaşında, Noel'in Türk kökenli olduğu düşüncesiyle gündeme getirilmektedir. Peki, gerçekten böyle bir bayram var mı? Varsa içeriği ne? Ne zamân kutlanıyor? Nartukan bayramı, Türkler arasında gerçekten kutlanmaktadır. Ancak kesinlikle, 22 Aralık târîhinde kutlanmamaktadır. Nartukan, Çuvaş Türkleri'nin Nevrûz'a verdikleri bir isimdir ve "ateşin doğuşu" anlamına gelmektedir. Başkurt Türkleri de, Nardugan ismi ile anmaktadırlar. Burada ateşten kastedilen güneştir. Kışın bitişini ve havaların ısınmasını anlatır. Nevrûz ya da Yeñi...
Devamını okuyun
  0 yorum

Ceza ve Racon: Şiddetin Gerekçesi

CezaVeRacon
20. yüzyılda yaşamış " Antep Canavarı " lakaplı Abdullah Palaz'dan bahseden, kendisi de eski Hacettepe Mahallesi'nin kabadayılarını tanımış Turhan Temuçin, onun için " Beni icbar ettiler diyordu. Tahrik ettiler. Ağam bu kötüleri öldür öldür bitmiyor, derdi " demiştir. "Otoriteye" başkaldırma yahut iki otoritenin çatışması hangi dönem ve koşullarda gerçekleşirse gerçekleşsin tek bir eylemle (karşılıkla) yani cezalandırmayla sonuçlanır. İşlenen suça karşılık uygulanan yaptırımdır. Korkutma ve caydırmanın yanı sıra " adaleti sağlama " amacı da güdülmektedir. Resmi elden uygulananı " ceza " kavramıyla ifade edilebilirken gayri resmi elden uygulananı, yani çoğunlukla illegal ve örfi karakter taşı...
Devamını okuyun
  0 yorum