BİZ UNUTMAYACAĞIZ SİZ HATIRLAYACAKSINIZ!

Oldukça soğuk,yanlış hatırlamıyorsam az yağmur bol rüzgarlı bir hava vardı...

* * *

Neredeyse çocukluktan beri tanıştığımız iki dostum sosyal medyada örgütlenen bir protesto yürüyüşünden bahsettiler. Ben sosyal medyayı sınırlı alanlarda kullandığımdan bir çok siteye üye değilim.

Facebook'tan iletişime geçen oldukça büyük bir kitlenin, Serap Eser'in öldürülmesini protesto edeceğini anlattılar.

Elbette gideriz dedim. Lise zamanları teröre karşı protestolara katılırdık ancak uzun sayılabilecek bir süredir herhangi bir protestoya katılmamıştım.

Arkadaşlarımın facebook hesaplarından protestoyu örgütleyen facebook grubunu inceledim teröre karşı birlik havası vardı binlerce kişi kesin katılacağını belirtmişti. Parti ve stk flamaları olmasın ortak bir ses olsun diyenler vardı. Herkes coşkulu ve öfkeli sözlerle destekleyeceğini orada olacağını yazıyordu.

Sanırım bir Pazar günüydü.

Üç arkadaş protestonun yapılacağı, oturduğumuz İstanbul semtine oldukça uzak sayılabilecek Taksim'e doğru yola çıktık.

Taksim'e geldiğimizde binler yoktu toplam 100 kişi vardı dersem iyi niyetli bir rakam belirtmiş olurum sanırım.

Vatanını seven çeşitli gruplardan arkadaşlar vardı.

Doğru hava gerçekten çok kötüydü ancak neredeyse İstanbul'un dışı diyebileceğimiz semtlerden gelen liseli pırıl pırıl gençler vardı, üniversiteli ya da o yaş aralığında bizim gibi gençler, yaşı orta yaşı oldukça geçmiş ancak yüreklerindeki mücadele azmi sönmemiş hanımefendiler, beyefendiler vardı.

O gün biz yürüdükçe bize eklenen çok az sayıdaki kalabalık ve bir kısım esnafın alkışı ile protestomuzu tamamladık.

Serap yakılarak öleli çok olmamıştı...

Yıllar önceydi...

21 Mart 1992'de doğdu Serap Eser 8 Kasım 2009'da yakıldı 7 Aralık 2009'de öldü.

19 Ekim 2009'da Habur'dan gelen 34 Terörist davul zurnalarla karşılandı.

Daha sonra çözüm süreci ve bildiğiniz olaylar.

Şehitlerimiz, gazilerimiz, kayıplarımız hepsinin RUHU ŞAD OLSUN.

Şimdi öfkeli ancak sakinliğimi kaybetmeden düşünüyorum da onların aziz hatırasını nasıl yok sayarım?

Ben yakılarak öldürülmüş gencecik Serap'ın hatırasını nasıl yok sayarım.

Açılım mimarlarının, PKK'nın bu kahpeliklerine göz yuman yüksek makam sahiplerinin yanında olamam, olmayacağım!

Elbette yine vatanseverlerle kutlu ve HAYIRLI yürüşümüzde bir olacağız.

* * *

Medyada yaratılan bir algı var PKK ve siyasi uzantıları referandumda HAYIR diyormuş!

Önce gelin HDP Diyarbakır milletvekili Altan Tan'ın ne dediğine bakalım.

"Biz Başkanlığı da tartışırız parlamenter sistemi de tartışırız. Sistem belli olduktan sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan da aday olur, biz de aday oluruz, başka birisi de aday olur. Halk o sisteme göre birini seçer.

PKK açısından söylüyorum şimdi ikincisini yine bütün İmralı tutanaklarının hiçbirisinde kesinlikle 'Başkanlık olmaz' diye bir cümle yok. Öcalan'ın 'kesinlikle ben başkanlığa karşıyım, asla başkanlık olmaz' diye bir cümlesi yoktur".

Altan Tan

Bu işin bir yüzü, yarın çıkıp o cenahtan biri farklı hatta iyice uçlaşıp ''hayır diyorum'' gibi yüzde yüz zıt bir açıklamada da bulunabilir lakin işin özünü algılamak için PKK terör örgütü ve siyasi uzantılarının kuruluşundan itibaren günümüze kadar gelişimini okumak ve algılamak lazım.

En özet ve yalın haliyle PKK temel prensipte kendine alan açarak emellerini gerçekleştiren kanlı bir terör örgütüdür.Siyasetten,gençlik hareketlerine bir çok zeminde alan açarak faaliyetlerini genişletmiştir.

Kesinlikle değiştirilemez dedikleri bir ideolojiyi değil, çıkarlarını ve alanlarını genişletecekleri her türlü kılığı benimserler.Genelde yarattıkları tezlerin başarıya ulaşması halinde ortaya çıkacak sonuç kendin yönetimlerindeki bir alandır.Bu alanın yönetim birimi,şekli,dış bağlantıları hakkında planlar,tavırlar yön değiştirebilse de nihai olarak hedeflerinde maddiyat ve muktediriyet elde edebilecekleri kendi kontrollerinde bir yapı yer alır.

Bu yolda ilerlerken sembol isimleri terörist başının hayatındaki gelişmeler,açıklamaları onlar için bir nevi kutsaliyet taşır.

Ve çok açıktır ki Öcalan'ın kendi alanını genişletebileceği tek yol referandum sonucunun EVET çıkmasıdır.

Mevcut düzende terörist Öcalan için herhangi bir şans yoktur.

Ne zaman ki düzen değişir,beklemediğimiz hamleler doğar işte o zaman PKK alan genişletme stratejisine devam eder ve olaylar değişir.

Asker ve polisimizin başarılı operasyonları PKK'ya büyük darbeler vursa dahi örgüt ile bağlantılı tutuklamalar gerçekleşse de bu ana damarın kesilip atılması,yerleşmiş Pkk kitle anlayışının yok edildiği manasına gelmemektedir..

Pkk ve ilintili tüm yapılar şu an pozisyon ve çıkar dengelerini gözetmektedir.Bu yüzden basına ne derlerse desinler,ne yansıtırlarsa yansıtsınlar yapacakları her hamlenin altını okumak önemlidir.

Bunun dışında Kürt Hizbullahı olarak anılan örgüt ile iç içe olduğu sıkça dile getirilen, Diyarbakır'daki Parti kongrelerinde, yıllar önce güvenlik güçlerimizle girdiği çatışmada öldürülen Hüseyin Velioğlu'nun fotoğraflarını taşıyan Hüda-Par referandumda evet oyu vereceğini açıkladı.

Fethullah Gülen Terör Şebekesinin önde gelen emir kullarından, mavi liste arananları içerisinde bulunan Emre Uslu seçimde tercihini Evetten yana kullanacağını açıkladı. Hakkındaki arama kararında dolayı bunu gerçekleştirebilecek mi bilinmez ancak Uslu'nun beyanı ve açıklamalarını sosyal medyada bulabilirsiniz...

* * *

Ben ve benim gibi düşünenler ilk günden beri Evet diyen vatandaşlarımıza eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşsak da onların doğruyu anlamaları için anlatımlar yapmaya ve yazılar yazmaya çalıştık.

Hiçbir zaman onlara ''terörist'' gibi bir yaklaşımda bulunmadık.Çünkü verecekleri oy ne olursa olsun sıradan bir vatandaşımız ''terörist'' gibi bir sıfatla nitelendirilmemeli.

Biz gerek Türk Töresi'nden,gerek çağdaş medeniyet algısından doğru yaklaşımın bu olduğu gerçeğiyle ilmimizi ilerlettik.

Ancak vatandaşlarımıza neden Evet dememeleri gerektiğini elbette anlatacağız.

Yukarıda verdiğim örnekler ise Hayır diyenlere terörist vb. demekten çekinmeyenlerin bu ülkenin gerçeklerini hatırlamaları içindir!

Herkes şapkasını önüne koyup tekrar düşünmelidir.

Saygılarımla

Emrah Birgül

SULTAN
KİMSESİZLİK KİMLİĞİMİZ Mİ OLMALI?

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış